Vakıf haftası nedeniyle
Çorum Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 87. Birleşim · 2. yasama yılı · 11 Mayıs 2004 · 584 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali Yüksel Kavuştu (AK Parti), 11 Mayıs 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: VAKIF HAFTASI NEDENİYLE); konuşma 584 kelime.
Ali Yüksel Kavuştu (AK Parti, Çorum). “Vakıf haftası nedeniyle”. TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim tutanağı, 11 Mayıs 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-yuksel-kavustu-22-2004-05-11-vakif-haftasi-nedeniyle (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ALİ YÜKSEL KAVUŞTU (Çorum)- Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 21 inci Vakıf Haftası münasebetiyle gündemdışı söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Vakıflar, mal topluluklarından meydana gelmektedir. Hayırsever vatandaşlarımızın gönül rahatlığıyla mallarını vakfedebilmeleri için, sürekliliğini engelleyen ve hukukî durumunu zedeleyen müdahalelerden korunmalıdır. Vakıflar, kamu yükünü azaltacak ve toplumun bütün kesimlerine hayırlı ve faydalı hizmetler verecek bir konuma yeniden kavuşturulmalıdır.
Saygıdeğer milletvekilleri, 2762 sayılı Vakıflar Kanununun 5404 sayılı Kanunla düzenlenen 1 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 1981'de 2437 sayılı Kanunla üçüncü kez ve yine azınlık vakıflarının lehine olmak üzere değiştirilmiştir. Bu değişiklikle, bütün Türk vatandaşlarının kurduğu mülhak ve yeni vakıflardan alınmakta olan yüzde 5 teftiş ve denetleme payından azınlık vakıfları muaf tutulmuştur. Azınlık vakıflarına tek taraflı olarak sağlanan bu imtiyazla Anayasanın eşitlik ilkesi açıkça çiğnenmiş ve Lozan'da elde edilen mütekabiliyet ilkesinden tek taraflı olarak vazgeçilmiştir; çünkü, Lozan Barış Antlaşmasının "Fasıl 3, Ekalliyetlerin Himayesi" başlığı altında, ülkemizde yaşayan azınlıkların kurduğu cemaatlere sağlanan kolaylıkların düzenlendiği 37-45 inci maddelerin sonuncusu olan madde 45'te aynen şöyle denilmektedir: "İşbu fasıl ahkâmı ile Türkiye'de bulunan gayrimüslim ekalliyetler hakkında tanınan hukuk, Yunanistan tarafından kendi arazisinde bulunan Müslüman ekalliyet hakkında dahi tanınmıştır."
Ülkemizde yaşayan gayrimüslim vatandaşlarımıza ve bunların kurduğu hayrî, dinî ve kültürel kuruluşlara Lozan Antlaşmasını aşan ilave haklar tanıdığımız günümüzde, gerçekten bu haklar Batı Trakya'da bulunan soydaşlarımıza da tanınmakta mıdır? Oradaki durumun Türkiye'de meydana gelen gelişmelerin tam aksi yönünde olduğu, açık bir şekilde ortadadır.
Hulasa, bu konuda istenen ve yapılması gereken, azınlık vakıflarından alınmayan ve onların yerine Hazinenin ödediği yüzde 5 teftiş ve denetim payının, bütün Türk vatandaşlarının kurduğu mülhak ve yeni vakıflardan da alınmamasıdır. Ya da, yüzde 5 teftiş ve denetim payının hem azınlık vakıflarından hem de mülhak ve yeni vakıflardan birlikte alınarak farklı uygulamalara son verilmeli; böylece, Anayasanın eşitlik ilkesine uygun hale getirilmelidir.
Saygıdeğer milletvekilleri, diğer önemli bir husus da, vakıfların kuruluş mal varlığı miktarı meselesidir. Vakıfların kuruluş mal varlığı miktarının her yılın ocak ayında tespit ve ilan edilmesi görevi, tebliğlerle Vakıflar Genel Müdürlüğüne verilmiştir. Madde metninde "amaçlar dikkate alınarak" ifadesine yer verilmediği ve 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medenî Kanununda da bu konuya açıklık getirilmediği için, Genel Müdürlük, vakıfların kuruluş mal varlığını taraflı düşüncelerle belirlemiştir.
2001 yılında kurulacak sosyal ve kültürel amaçlı vakıflardan 21 milyar, eğitim ve sağlık amaçlı vakıflardan 43 milyar, diğer vakıflardan 86 milyar mal varlığı isteniyordu. Yürürlüğe konulan son düzenlemeye göre, 2002 yılında kurulacak sosyal ve kültürel amaçlı vakıfların kuruluş mal varlığı 200 milyardan, eğitim ve sağlık amaçlı vakıflarınki 300 milyardan, diğer vakıfların kuruluş sermayesi ise 500 milyardan daha az olmayacak şekilde değiştirilmiştir.
Saygıdeğer milletvekilleri, Osmanlı yönetiminde ülke ekonomisinin yüzde 17'si vakıfların elinde bulunuyordu ve vakıfların istihdamdaki payı yüzde 8'lerin üzerindeydi. Günümüzde, vakıfların istihdamdaki payı Amerika'da yüzde 3, Avrupa Topluluğunda yüzde 5 iken, Türkiye'de yüzde 1'lerin altına düşürülmüştür.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Kavuştu.
ALİ YÜKSEL KAVUŞTU (Devamla)Saygıdeğer milletvekilleri, 2.1.2004 tarihli Resmi Gazetede ilan edilerek yürürlüğe giren, 193 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin birinci fıkrasına eklenen yeni alt bentlere göre, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu nezdinde, eski eser tescilli, abide eserlerin bakımı, onarımı, restore edilmesi ve yaşatılması amacıyla abide eserin kayıtlı olduğu kurum ve kuruluşlara yapılan bağış ve yardımların tamamı yıllık beyannameyle bildirilen gelirden indirilir. Ayrıca, fakirlere yardım amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara bağışlanan gıda maddelerinin maliyet bedelinin tamamı, yıllık beyannameyle bildirilen gelirden indirilmektedir.
Kanunda yapılan bu düzenleme, Türkiye Cumhuriyeti döneminde vakıfların lehinde güzel bir gelişmedir. Bu konuda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.
Saygıdeğer milletvekilleri, hükümetimizin, ecdat yadigârı ve milletimizin aslî unsuru olan vakıflarımızla ilgili sınırlamaları kaldırarak, demokratik hakların kullanılmasında eşitliği sağlayacağına yürekten inanıyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
26 konuşma daha · 11 Mayıs 2004