İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 101. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Bazı yatırım ve hizmetlerin yap-işlet-devret modeli çerçevesinde yaptırılması hakkında kanun ile devlet su işleri umum müdürlüğü teşkilat ve vazifeleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s: s.:94)

Alim Işık

Kütahya Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 101. Birleşim · 2. yasama yılı · 8 Mayıs 2008 · 1.103 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Alim Işık (MHP), 8 Mayıs 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 101. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI YATIRIM VE HİZMETLERİN YAP-İŞLET-DEVRET MODELİ ÇERÇEVESİNDE YAPTIRILMASI HAKKINDA KANUN İLE DEVLET SU İŞLERİ UMUM MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT VE VAZİFELERİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S: S.:94)); konuşma 1.103 kelime.

Alim Işık (MHP, Kütahya). “Bazı yatırım ve hizmetlerin yap-işlet-devret modeli çerçevesinde yaptırılması hakkında kanun ile devlet su işleri umum müdürlüğü teşkilat ve vazifeleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s: s.:94)”. TBMM Genel Kurulu, 101. Birleşim tutanağı, 8 Mayıs 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/alim-isik-23-2008-05-08-bazi-yatirim-ve-hizmetlerin-yap-islet-devret-modeli-cercevesinde-yapti (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MHP GRUBU ADINA ALİM IŞIK (Kütahya)Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 94 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 2’nci maddesi hakkında Milliyetçi Hareket Partisi Grubunun görüşlerini ifade etmek üzere huzurunuza gelmiş bulunmaktayım. Hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, görüşmekte olduğumuz yasa tasarısıyla, yatırım ve hizmetlerin yap-işlet-devret modeli çerçevesinde yaptırılmasında kaliteli ve verimli kamu-özel sektör iş birliğinin sağlanması amaçlanıyor, Devlet Su İşlerinde de buna yönelik düzenlemelerin yapılmasını içeren bir tasarı.

Tasarının genel amacı, kamu ve özel sektör iş birliğiyle yapılacak yatırımlara ilişkin inşaatlarda karşılaşılabilecek risklerin taraflar arasında paylaşılmasını sağlayarak yatırımların zamanında ve kaliteli bir şekilde bitirilmesini gerçekleştirmektir. Bu gerekçeyle gündeme gelmiş bir tasarıdır.

Amacı kısaca bu şekilde ifade edilen bir tasarının görüşmeleri sırasında kalitenin bir ekip işi olduğunu ve bir sistemin tüm bileşenlerinin aynı amaca kilitlenmesi hâlinde gerçekleştirilebilecek bir olgu olduğunu da ifade etmek istiyorum. Bu vesileyle Türkiye Büyük Millet Meclisinin 23’üncü Döneminde zaman zaman yaşadığımız ve bu Meclisin birer bireyleri olarak son derece zor şartlarda ayakta kalmaya çalıştığımız anları da hatırlatmak istiyorum. En son 29 Nisan 2008 tarihinde saat 15.00’te başlayıp 30 Nisan 2008 tarihi gece saat beşe kadar devam eden -ve ne yazık ki bugün onaylandığını öğrendiğim- Türk Ceza Kanunu’nun 301’inci maddesinin değiştirilmesiyle ilgili görüşmelerde bu Meclisin birer bireyi olarak hangi şartlarda çalıştığınızı bu vesileyle dile getirmek istiyorum. Sabahlara kadar koridorlarda uyumamak için direnen milletvekillerinin çalışmasından kaliteyi beklemek mümkün değildir efendim.

Bir diğer konu: Bu milletvekillerinin beraber çalıştığı sekreter ve danışman kadrosunda çalışan arkadaşlarımızın çalışma şartlarını lütfen, bu Meclisin bir gözden geçirmesini talep ediyorum. Hiçbir danışmanın oturacak masa dahi bulamadığı bir Mecliste kaliteden söz etmek, verimlilikten söz etmek doğru bir anlayış olmasa gerek. Bu problemi öncelikle çözmemiz gerektiğine inanıyorum.

Değerli milletvekilleri, eğer kendimize ve çalışma arkadaşlarımıza saygımız yok ise çıkaracağımız yasalara milletin saygısının olmayacağını da bir not olarak düşmek isterim.

Bilindiği gibi üzerinde tartıştığımız ve 13/06/1994 tarih ve 3996 sayılı Kanun’un 1’inci maddesinde amaç aynen şöyle tanımlanmış: “kamu kurum ve kuruluşlarınca (kamu iktisadi teşebbüsleri dâhil) ifa edilen, ileri teknoloji ve yüksek maddi kaynak gerektiren bazı yatırım ve hizmetlerin, yap-işlet-devret modeli çerçevesinde yaptırılmasını sağlamaktır.” şeklinde ifade edilmiştir. Görüşmekte olduğumuz değişiklik tasarısında bu amaçta geçen “ve” kelimesi “veya” şeklinde değiştirilerek maalesef biraz önce kabul edildi. Bu değişiklikle yüksek kalite ve yüksek maliyet unsurlarından birisi feda edildi. İleri teknolojiyi zorunlu kılan Yasa, ileri teknoloji olmasa da maliyet yüksekse, yüksek kaynak gerektiriyorsa, o yatırım bu modelle ihale edilebilir ve yapımı gerçekleştirilebilir şekline dönüştü.

Değerli çalışma arkadaşlarım, değerli milletvekilleri; yakın zamanda, Türkiye Cumhuriyeti devletinin yatırımlarında geri teknoloji ve modası geçmiş teknoloji kullanılır hâle gelir ve Türkiye’miz bir geri teknoloji cennetine dönüşürse burada hiç kimseyi sorumlu kabul etmeyelim, bu sorumluluk bizimdir. Onun için, bu değişiklik yani “ve” kelimesinin “veya” olarak değiştirilmesi çok önemli bir değişikliktir, öyle küçük bir değişiklik olarak ifade edilemez. Bunlardan birinden vazgeçeceğiz.

Peki, aynı Yasa’da yap-işlet-devret modeli nasıl tanımlanmış, ne eksiği var da ilave katkı paylı bir yeni model ihtiyacına gidiyor Türkiye Cumhuriyeti devleti ve bu yüce Meclis? Onu da okuyorum Yasa’nın mevcut hâlinden:

“Yap-İşlet-Devret Modeli: İleri teknoloji ve yüksek maddi kaynak ihtiyacı duyulan projelerin gerçekleştirilmesinde kullanılmak üzere geliştirilen özel bir finansman modeli olup, yatırım bedelinin (elde edilecek kâr dâhil) sermaye şirketine veya yabancı şirkete, şirketin işletme süresi içerisinde ürettiği mal veya hizmetin idare veya hizmetten yararlananlarca satın alınması suretiyle ödenmesini” gerektirmektedir. Bu tanımıyla modelde herhangi bir sıkıntı yoktur ancak biraz sonra 3’üncü maddede dile getirilecek olan “katkı payı” kavramıyla bu model uluslararası literatüre yenilik getiriyor “katkı paylı yap-işlet-devret modeli” olarak geçecek.

Efendim, ben, Sayın Bakanımıza huzurunuzda sormak istiyorum: Dünyada hangi ülkede, hangi yatırımlarda, bu modele benzer bir uygulama vardır? Bunu açıklarsa memnun oluruz. Bu katkı paylı yeni model, ileride -bugün Enerji Bakanlığı başta olmak üzere- birçok bakanlığımızda, maalesef -haklı ya da haksız da olabilir- birçok bürokratın soruşturma kapsamında yargıya akımını hızlandıracaktır. Bunu bu vesileyle tekrar sizin dikkatinize sunmak istedim. İleride kamu çalışanlarının sıkıntıya düşmesini istemiyorsanız, henüz bu yasa tasarısı kabul edilmeden bu değişiklikleri mutlaka yapmamız gerektiğine inanıyorum.

Peki, tasarının 2’nci maddesindeki değişiklik ne? “Trafiği yoğun kara yolu”, “gar kompleksi” -“kompleks” yabancı bir kelime, bu Meclis bunu mutlaka değiştirmeli, “gar bileşeni” denebilir, başka bir eş değer bulunabilir- “lojistik merkezi” eklenmekte, “hava limanları” ibaresi “havaalanları ve limanları” olarak genişletilmekte, ayrıca “yük ve/veya yolcu ve yat limanları ile kompleksleri, sınır kapıları” gibi altyapı yatırımları da eklenmekte.

Biraz önce öğrendim, verdiğiniz bir önergeyle, iktidar partisi milletvekillerimizin, değerli milletvekillerimizin verdiği bir önergeyle kapsam biraz daha genişletiliyor. Millî parklar ve toptancı halleri dâhil yatırım bölgeleri de bu tasarının kapsamına dâhil ediliyor.

Sayın Bakanım, özellikle istisnai bir yöntem olan yap-işlet-devret modeli genelleştirilerek birçok suistimale açık hâle getirilmekte bu tasarıyla. Lütfen… Tasarı kanunlaşmadan bu düzenlemeleri yapmanızda büyük yarar olduğuna inanıyorum. Çünkü çoğu altyapı ihalesini almak isteyen yatırımcılar iktidara ve/veya Hükûmet üyelerine baskı yollarını deneyecek ve normal şartlarda yap-işlet-devret modeli yapılması gerekmeyen ve normal yollarla ihale edilmesi gereken işler, örneğin kara yolları ve sınır kapıları gibi yatırımlar bu modelle yapılmaya çalışılacaktır. Kısacası, yasanın kapsamı, sakıncaları düşünülmeden, muğlak ifadelerle genişletilmektedir. Örneğin “trafiği yoğun kara yolu” tanımı belirsizdir. Yoğunluk kriteri nedir? Yazın yoğun, kış aylarında ise çok az aracın geçtiği yollar nasıl tanımlanacaktır? Hangi bilimsel kriter ya da kriterler bu amaçla kullanılabilecektir? Bunların mutlaka açıklanması gerekir. Benzer şekilde, lojistik merkezinin büyüklüğü ne olacaktır? “Yolcu ve yat limanları kompleksleri” tanımı içinde neler yer almaktadır? Bu ve benzeri belirsizlikler uygulamada birçok sorunu da beraberinde getirecektir.

Yine tasarıda yer alan “kompleks” kavramı Anayasa'mızın 43’üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır.” hükmüne ters düşecek uygulamalara yol açacaktır. Bunun da gözden geçirilmesinde büyük yarar olduğuna inanıyorum.

Değerli milletvekilleri, milletimizin içinde bulunduğu ve acilen çözülmesini beklediği birçok sosyal ve ekonomik sorun dururken Hükûmetimizin bu ve buna benzer birçok tasarı veya teklifi yüce Meclisin gündemine getirmesini ve öncelikle bunların yasalaşmasını sağlaması çalışmalarını anlamak mümkün değildir. Bu tasarı yasalaştığında milletimizin acil çözüm bekleyen hangi sorununa çare bulunacağını doğrusu merak etmekteyim. Tasarı yasalaşırsa acaba ülkemizin bugün 500 milyar dolara yaklaşmış olan borç stoku azalacak mıdır? Kapanan iş yerlerinin açılması mı sağlanacaktır? İcralık olmuş esnafımızın icradan kurtarılması mı gerçekleşecektir? Kamyon ya da otobüsüne mazot alamadığı için yağ yakarak evine ekmek parası götürmenin çabası içerisinde olan nakliyeci esnafının derdi mi bitecektir? Traktörüne mazot alamayan çiftçimizin tarlası mı sürülecek, hayvanına yem alamayan hayvancımızın hayvanı mı büyüyecektir?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Işık, devam edin.

ALİM IŞIK (Devamla)Yoksa, Danıştayın kararıyla teşvik kapsamından çıkarılan kırk dokuz tane ilin içerisindeki yatırım yapmış insanlarımızın fabrikalarının kapanmasının önüne mi geçilecek?

Bunlar dururken böyle bir yasanın bu yüce Meclisin gündemine gelmiş olmasını da manidar bulduğumu ifade etmek istiyorum. Bu yüce Meclisimizin öncelikleri, yukarıda bir kısmını sıralamaya çalıştığım problemlerin çözümünü kolaylaştıracak tasarı veya teklifleri görüşmek üzere acilen bu gündeme getirmek olmalıdır.

Toplumun öncelikli sorunlarına çözüm getirecek yeni tasarıların bu Mecliste tartışılması temennisiyle hepinize saygılarımı sunuyor, yasanın hayırlı olmasını temenni ediyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

48 konuşma daha · 8 Mayıs 2008

48 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook