Bazı yatırım ve hizmetlerin yap-işlet-devret modeli çerçevesinde yaptırılması hakkında kanun ile devlet su işleri umum müdürlüğü teşkilat ve vazifeleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s: s.:94)
Genel Kurul, 101. Birleşim · 2. yasama yılı · 8 Mayıs 2008 · 433 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Alim Işık (MHP), 8 Mayıs 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 101. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI YATIRIM VE HİZMETLERİN YAP-İŞLET-DEVRET MODELİ ÇERÇEVESİNDE YAPTIRILMASI HAKKINDA KANUN İLE DEVLET SU İŞLERİ UMUM MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT VE VAZİFELERİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S: S.:94)); konuşma 433 kelime.
Alim Işık (MHP, Kütahya). “Bazı yatırım ve hizmetlerin yap-işlet-devret modeli çerçevesinde yaptırılması hakkında kanun ile devlet su işleri umum müdürlüğü teşkilat ve vazifeleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s: s.:94)”. TBMM Genel Kurulu, 101. Birleşim tutanağı, 8 Mayıs 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/alim-isik-23-2008-05-08-bazi-yatirim-ve-hizmetlerin-yap-islet-devret-modeli-cercevesinde-yapti-2 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ALİM IŞIK (Kütahya)Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 94 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 3’üncü maddesinin tasarı metninden çıkarılmasını amaçlayan önerge hakkında Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygılarımla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, bu madde tasarıda kalır ve yasalaşırsa ülkemizin gelecekte karşılaşması muhtemel bazı sorunları sizlerle paylaşmak istiyorum.
Birincisi -2’nci maddede de ifade ettiğim gibi- ülkemiz geri ya da modası geçmiş teknolojiyi oldukça pahalı fiyatlarla edinmek zorunda kalacaktır.
2) Yüksek sayılmayacak maddi kaynak gerektiren ancak ileri teknoloji ürünü herhangi bir mal veya hizmet, yasanın boşluğundan da yararlanılarak ülkemize daha yüksek fiyatlarla sokulmaya çalışılacaktır.
3) Tasarıda kısaca “Üretilen mal veya hizmetten yararlananların tüketim veya kullanım miktarları da dikkate alınarak belirlenen ve idare yani yetkili kamu kurum veya kuruluşu tarafından görevli şirkete tamamen veya kısmen yapılan ödeme.” olarak ifade edilen katkı payı ödemesiyle devletimiz ek yük altına, dolayısıyla da yeni borç altına sokulacaktır.
4) Birçok yatırımda beklenen kaliteye ulaşılamayacak, bundan dolayı da kamu ile özel sektör arasında birçok anlaşmazlıklar gündeme gelebilecektir.
Değerli milletvekilleri, bu sakıncalardan kurtulmanın yolu, yol yakınken 3’üncü maddenin tasarı metninden çıkarılmasından geçiyor. Sizlerin de bildiği gibi, herhangi bir yatırım projesi döngüsü, her şeyden önce ürün ve piyasa araştırmasıyla başlar, teknik fizibilite çalışmalarıyla devam eder ve teknik fizibilite çalışmaları sonunda, makul, mantıklı bulunan projeler ekonomik fizibilite çalışması kapsamında değerlendirilerek ekonomik ömrü boyunca ortaya çıkacak nakit akışı analizi sonucunda kârlı bulunanlar değerlendirmeye alınır. İşte, bu gerçek, gerek kamu gerekse özel yatırımlarının her ikisi için de geçerlidir. Dolayısıyla özel sektör öngörülen ekonomik ömür boyunca kârlı gördüğü yatırımlara talip olur, eğer bunları kârlı görmüyorsa yatırımlara talip olmaz ve ihaleye katılmaz. Bu durumda, herhangi bir projeye talip olacak şirket ya da şirketler yaptıkları ön fizibilite çalışmaları sonunda kârlı gördükleri yatırımlara talip olacaklar, diğerleri de kamunun kendisinin yapmasına kalacaktır. Başvurunun olmadığı birçok yatırım projesi, fizibilite çalışması sonunda kârlı bulunmayan projeler konumunda olacaktır. Bu gerçekler ışığında, özel sektörün talip olacağı bir proje için devletin ayrıca bir katkı payı ödemesi yapmasının bir anlamı olmayacağı gibi, sınırları belli olmayacak ve uzun yıllar devam edecek bir ödeme yükünün altına girmekten de kaçınmak zorunda kalınacaktır. Özel sektörün kârlı bulmadığı ve ihalesine katılmadığı herhangi bir proje için devlet, projenin yeniden değerlendirmesini yaparak yaratacağı sosyal faydaları da dikkate alıp yatırım kararını verebilecektir. Nitekim seksen beş yıllık cumhuriyet dönemi boyunca yapılmış birçok kamu yatırımı bu değerlendirmeler sonunda gerçekleştirilmiştir. Ancak, ne yazık ki son altı yıllık dönemde bu kamu yatırımlarının birçoğu özelleştirme mantığındaki yanlışlık nedeniyle yabancılara pazarlanmış ve kamu malı olmaktan çıkmış durumdadır.
Devletimizin ve kurumlarının yeni maceralara sürüklenmesinin önüne geçilebilmesi için tasarının 3’üncü maddesinin tasarı metninden çıkarılması gerekmektedir.
Bu duygu ve düşüncelerle hepinizi saygılarımla selamlıyor ve önergemize desteğinizi bekliyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
48 konuşma daha · 8 Mayıs 2008
