2009 yılı merkezi yönetim bütçesi (s.s.312) 2007 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2007 bütçe yılı kesin hesap tasarısı (s.s.313)
Genel Kurul, 36. Birleşim · 3. yasama yılı · 24 Aralık 2008 · 1.002 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Alim Işık (MHP), 24 Aralık 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ (S.S.312) 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI İLE MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KAPSAMINDAKİ İDARE VE KURUMLARIN 2007 BÜTÇE YILI KESİN HESAP TASARISI (S.S.313)); konuşma 1.002 kelime.
Alim Işık (MHP, Kütahya). “2009 yılı merkezi yönetim bütçesi (s.s.312) 2007 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2007 bütçe yılı kesin hesap tasarısı (s.s.313)”. TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim tutanağı, 24 Aralık 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/alim-isik-23-2008-12-24-2009-yili-merkezi-yonetim-butcesi-s-s-312-2007-yili-merkezi-yonetim-2 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MHP GRUBU ADINA ALİM IŞIK (Kütahya)Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 312 sıra sayılı 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı’nın 8’inci maddesi hakkında Milliyetçi Hareket Partisi Grubunun görüşlerini belirtmek üzere söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi saygılarımla selamlıyorum. Bu vesileyle, bugün Cizre’de taranan araçta şehit olan 3 askerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına ve aziz milletimize başsağlığı, yaralılarımıza da acil şifalar diliyor, milletimizin birlik ve beraberliğini bozmaya yönelik bu menfur saldırıyı yapanları nefretle kınıyorum.
Tasarının “Mali Politikalara İlişkin Hükümler” başlıklı Üçüncü Bölümü’nün 8’inci maddesi 2009 yılı yatırım programı kapsamında yapılacak yatırım harcamalarıyla ilgilidir. Dört fıkradan oluşan söz konusu maddede -biraz önce de Sayın Kâtip Üyemizin okuduğu gibi- özetle, (1)[okunamadı]’inci fıkrada yatırım cetvellerinde yer alan projeler dışında herhangi bir projeye harcama yapılamayacağı, (2)[okunamadı]’nci fıkrada silahlı kuvvetlerle ilgili bazı alım ve hizmetlerin DPT Müsteşarlığı vizesine bağlı olmayacağı ve bu cetvellerde yer almayacağı, (3)[okunamadı]’üncü fıkrada kamu idarelerinin yatırım programında ödenekleri toplu olarak verilmiş projelerin alt harcama kalemlerinde belirli esasların uygulanacağı, son fıkrasında da yatırım cetvellerinde yıl içinde yapılması zorunlu değişikliklerde de ilgili kararda yer alan usullere uyulacağı hükümleri yer almaktadır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir ülkede yatırım harcamalarının ne denli önem arz ettiği, özellikle içinde bulunduğumuz ve hem dünyada hem de ülkemizde ortalığın kasıp kavrulduğu kriz döneminde herkes tarafından bir kez daha anlaşılmıştır. Her ne kadar iktidar partisi mensubu değerli hatipler krizin abartıldığı, ülkemizden “teğet” ya da dokundurarak geçeceği, hatta ekonomik krizin olmadığı ve benzeri gibi ifadelerde bulunsalar da, yaşanan krizin vatandaşlarımızı ciğerinden yaktığını, hatta karnındaki kendi yavrusunu bu dünyaya getirmemek için kendi eliyle öldürttüğünü gözü ve kulağı olan, vicdan sahibi herkes yakından bilmektedir.
Sayısız örneklerin verilebileceği bu olumsuz tablodan en az hasarla kurtulmanın tek yolu ülkemizde gerek kamu gerekse özel sektör yatırımlarının artırılarak üretimin ve dolayısıyla da istihdamın yükseltilmesidir.
Kısaca yatırım, yerli ve yabancı kaynaklardan elde edilen sermayenin mal veya hizmet üretimi amacıyla ayrılan bölümünü ifade etmektedir. Bir işletmede yapılan yatırım sonucu kurulan üretim sisteminin çıktısını oluşturan mal veya hizmetin piyasaya arzı ve pazarlanması sonucunda elde edilen satış gelirleri, hem üretim masraflarının karşılanmasını hem de özel ihtiyaçlar ve yasal vergiler karşılandıktan sonra artan kısmının da tasarruf olarak değerlendirilmesini sağlamaktadır. Ülkenin tüm tasarrufları toplamının mevcut yatırımlara eklenmesiyle de büyüme gerçekleşmektedir. İşte bu faaliyet döngüsünün temeli yatırımdır.
Yeterli düzeyde yatırım yapmayan ve dolayısıyla da üretemeyen bir ülke şu üç temel sorununu asla çözemez:
Birincisi: Vatandaşlar arasındaki soysal barışı sağlayamaz. Bir yanda havyarla kahvaltı yapanlar, diğer yanda ise çöpten ekmek toplayanlar olursa bu ülkede sosyal barışı tesis etmenin yolu mümkün görünmemektedir.
İkincisi: İstihdam artırılamadığı için işsizlik önlenemez.
Üçüncüsü: İhracat yapamadığı için döviz cinsinden borçlarını da ödeyemez.
Günümüzde bu üç temel sorunun da ne yazık ki geçerli olduğu ve AKP İktidarı döneminde giderek arttığı ülkemizde, yapılacak yeni yatırımlara ilişkin harcamaların önemi oldukça fazladır.
Şimdi 2009 yılı yatırım programına ilişkin harcamaların sektörlere göre dağılımına ve son üç yıllık değişimlerine değinerek konuya ilişkin görüşlerimizi sizlerle paylaşmak istiyorum.
30 Ekim 2008 tarih ve mükerrer 27039 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2009 Yılı Programı verilerine göre toplam yatırım miktarı –milyar TL cinsinden- 2007 yılında 187, 2008’de 223 -yaklaşık- 2009’da da 250 milyar TL kadardır. Bu verilere göre toplam yatırımların gayrisafi yurt içi hasılaya oranı 2007’de yüzde 21,96; 2008’de yüzde 22,38; 2009’da ise yüzde 22,52 olarak öngörülmüş ve kısmi bir artış hedeflenmiştir. Ancak aynı dönemde toplam kamu yatırımlarının gayrisafi yurt içi hasıla içindeki payıysa 2007’de yüzde 3,82 iken, 2008’de yüzde 3,80’e, 2009’da da yüzde 3,59’a düşmüştür. Yani yatırım fonksiyonu yaklaşık yüzde 96 oranında özel sektöre bırakılmaktadır. Diğer önemli bir gösterge olan kamu sabit sermaye yatırımlarının gayrisafi yurt içi hasılaya oranı da yukarıdaki değerlere benzer şekilde 2007’de yüzde 3,81 iken, 2008’de yüzde 3,73’e, 2009’da ise yüzde 3,67’e düşmektedir.
Bu verilere göre Hükûmet, gittikçe yatırımdan ve dolayısıyla da üretimden uzaklaşmakta, Türkiye’deki sorunlar yangınının üzerine âdeta körükle giden bir bütçe ve yönetim politikası sergilemektedir.
Kamu sabit sermaye yatırımlarının yıllara ve sektörlere göre dağılımları incelendiğinde, 2009 yılı için en büyük payı yüzde 31’lik bir değerle ulaştırma sektörü almaktadır. Ancak son yıldaki binde 2’lik bir artış bu sektörde geçen yıla göre önemli bir ek yatırımın olmayacağı anlamına gelmekte ve şimdiye kadar birçok ilimizde yetersiz olduğumuz ulaştırma yatırımlarının aynı şekilde devam edeceğini göstermektedir.
Yine, bu, tabii, yüzde 3,6 civarındaki kamu sabit sermaye yatırımlarının yüzde 30’u, bir başka deyişle gayrisafi yurt içi hasılanın yaklaşık yüzde 1’i civarında.
Diğer taraftan, ikinci büyüklükteki tarım sektörünün payı ise 2007’de yüzde 8,6; 2008’de yüzde 8,2; 2009’da ise yüzde 10,8. Bu sektörde biraz artış beklenmekte. Ancak yüzde 3,50’nin yüzde 8’i olduğu dikkate alındığı zaman tarım sektöründe de neredeyse kamu yatırımının olmadığını söylemek çok yanlış bir ifade olmayacaktır.
Diğer bir sektör, eğitim sektörü: Yüzde 11’den yüzde 10,5’e düşmüş.
Enerji sektörü yüzde 10,3’ten yüzde 9,4 ve yüzde 8,7 değerlerine düşmüş. Bir taraftan aynı Hükûmetin Sayın Enerji Bakanı enerjiyle ilgili yatırımları artıracağını ifade ederken, bir taraftan da Sayın Maliye Bakanımız bu rakamlarla bunun olamayacağını göstermektedir.
Sağlık yatırımı, 2007’de yüzde 6,5 iken 2008’de yüzde 6,7; 2009’da da 6,1’e düşmüş. Yine sağlıkta önemli sıkıntıların yaşanacağı bir gerçek.
Madencilikte, yüzde 2,1; yüzde 2,4; yüzde 2,5. Yine fazla bir artış yok.
Konutta, yüzde 1,7 civarında sabit bir durum var.
İmalat sektöründe, yüzde 1,1; yüzde 1,1; yüzde 1,3. Değerli milletvekilleri, yüzde 3,6’nın yüzde 1,3’ü yani binde 3-4 civarındaki bir imalat yatırımını sizin takdirlerinize bırakıyorum. Bu demektir ki önümüzdeki yıl istihdam çok daha büyük sıkıntılı bir döneme girecektir.
Turizmde yok denecek kadar az bir yatırım vardır.
Diğer hizmetler yani iktisadi ve sosyal bazlı hizmetlerde yüzde 28’lerden yüzde 27’ye düşen bir dağılım söz konusudur.
Durum bu olduğuna göre Sayın Bakanım, kamu yatırımda yok demektir. O zaman yapılacak tek şey: Yatırımı özel sektöre yüklediğimize göre, mutlaka özel sektöre İktidarınız döneminde kaldırılmış olan yüzde 18 oranındaki yatırım indirimini tekrar getirmek ve istihdamdaki prim yükünü azaltmak olacaktır. Diğer yandan sektörel destek ve teşvik esasları acil olarak yeniden belirlenmeli ve uygulamaya geçirilmelidir. 2008 yılı sonu, yani üç dört gün sonra sona erecek olan kırk dokuz ildeki teşvik uygulamasının acilen yeniden gözden geçirilmesi, ya devamının sağlanması ya da sektörel bazda yapılacak olan yeni düzenlemeyle bu illere yeniden bu desteğin sağlanması kaçınılmaz görünmektedir.
Bu duygu ve düşüncelerle bütçenin ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını temenni ediyor, hepinize saygılarımı sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
110 konuşma daha · 24 Aralık 2008
