Türk borçlar kanunu tasarısı hakkında (s.s.321)
Genel Kurul, 7. Birleşim · 4. yasama yılı · 15 Ekim 2009 · 441 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Alim Işık (MHP), 15 Ekim 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 7. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK BORÇLAR KANUNU TASARISI HAKKINDA (S.S.321)); konuşma 441 kelime.
Alim Işık (MHP, Kütahya). “Türk borçlar kanunu tasarısı hakkında (s.s.321)”. TBMM Genel Kurulu, 7. Birleşim tutanağı, 15 Ekim 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/alim-isik-23-2009-10-15-turk-borclar-kanunu-tasarisi-hakkinda-s-s-321 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ALİM IŞIK (Kütahya)Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz Türk Borçlar Kanunu Tasarısı’nın 11’inci maddesinde bir değişiklik önergesi verdik, o konuyla ilgili söz almış bulunmaktayım. Öncelikle hepinizi saygılarımla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, yürürlükte olan Kanun’un 10’uncu maddesine denk gelen bu 11’inci maddede, gerek birinci fıkrada gerekse ikinci fıkrada bazı kelimelerin yaşayan Türkçeyle uyuşması adına verdiğimiz bu önergenin kabul edileceği ümidiyle sözlerime başlamak istiyorum.
Yürürlükte olan 10’uncu maddenin ilgili fıkrasını okuyorum, bir de mevcut tasarıdaki buna denk gelen fıkrayı okuyacağım, ikisinin birbirini ne derece karşıladığını sizlerin takdirine sunuyoruz.
İkinci fıkra, 10’uncu maddede mevcut: “Eğer sarih bir kabule ihtiyaç bulunmazsa akdin hükmü, icabın vusulü anından itibaren cereyana başlar.” Karşılığı: “Açık bir kabulün gerekli olmadığı durumlarda, sözleşme önerinin ulaşma anından başlayarak hüküm doğurur.”
Eğer, benim dışımda, burada, Türk dili üzerinde çok ciddi emeği olan birçok milletvekilimiz var, onlar bunun tam anlamıyla birbirini karşıladığına inanıyorlarsa diyecek hiç sözüm yok. Biz diyoruz ki bu fıkradaki “öneri” yerine, Sayın Bal’ın ısrarla, benden önce dile getirdiği “teklif”, “başlayarak” yerine de “itibaren” kelimelerinin yerleştirilmesi hâlinde yürürlükteki fıkraya daha uygun bir fıkra oluşturulmuş olur. Bunu kabul edeceğinizi umuyorum.
Saygıdeğer milletvekilleri, birçok değerli hatibin de dile getirdiği gibi, evet Borçlar Kanunu gerçekten bugün birçok vatandaşımızın değişiklik beklediği önemli bir Kanun ve bununla ilgili de çalışmalar yürüyor. Ancak, bunlarla ilişkili olmak üzere, şu anda içinde bulunduğumuz ekonomik krizin de etkisiyle, çok sayıda vatandaşımızın acil çözüm bekleyen dertlerinin de mutlaka öncelikle Hükûmet tarafından dile getirilmesi ve bunun çözümünün aranması gerekiyor.
Hâlen 2009 yılı vergi hedefleri değerlendirildiğinde, gerek tahakkukta gerekse tahsilatta çok ciddi sapmaların olduğu ve öngörülen hedeflerin çok gerisinde kalındığı bir gerçek. Bir: Hükûmet bunun tedbirini almalı. İki: “Niçin vatandaşımız vergisini ödeyemiyor, tahsilatlar niye yapılamıyor?” sorusunun cevabı çok net verilmelidir. Bugün gerek SSK gerekse BAĞ-KUR borçlarını bir iki taksit ödeyemediği için bu haklardan yararlanamayan neredeyse milyonlarca vatandaşımızın bulunduğu bir Türkiye’de mutlaka bunun tedbirinin alınması gerekiyor.
Kredi borçları karşılığında çoğu yabancılaştırılmış bankalarımızın çiftçilerimizin elindeki tarlaları ipotek karşılığında alma durumuna gelmiş olduğu bir dönemde mutlaka bu çiftçi borçlarının yeniden yapılandırılması kaçınılmaz görülmektedir. Motorlu taşıtlar vergisi borçlarını ödeyemediği için ekmek teknesi olarak kullandığı kamyonunu, dolmuşunu, otobüsünü ve traktörünü gerek jandarmadan gerekse trafik polislerinden saklayan vatandaşlarımızın sayısı her geçen gün artarak çoğalmaktadır. Bunun tedbirini mutlaka almak zorundayız.
İnanıyorum ve iddia ediyorum: İçimizdeki tüm milletvekillerimize özellikle bu yıl “Çocuğuma burs sağlayın.” diyen çok sayıda vatandaşımız başvurdu. Bugün Açık Öğretim Fakültesi dönemlik harcı olan 230 TL’yi yatıramadığı için kapılarımızı aşındıran çok sayıda velinin derdine derman olmak zorundayız. Bunlar bu ülkenin gerçekleri. Mutlaka bunlara bir an önce çözüm getirmek hepimizin görevi.
Yine, birçok belediyemiz eylül ayı sonu itibarıyla, ekim ayı başlangıcında, İller Bankasından gelen ödeneklerini sadece ve sadece çalışan işçilerine ve memurlarına vermek durumunda.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
31 konuşma daha · 15 Ekim 2009
