İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 16. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Türk borçlar kanunu tasarısı hakkında (s.s.321)

Alim Işık

Kütahya Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 16. Birleşim · 4. yasama yılı · 11 Kasım 2009 · 518 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Alim Işık (MHP), 11 Kasım 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK BORÇLAR KANUNU TASARISI HAKKINDA (S.S.321)); konuşma 518 kelime.

Alim Işık (MHP, Kütahya). “Türk borçlar kanunu tasarısı hakkında (s.s.321)”. TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim tutanağı, 11 Kasım 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/alim-isik-23-2009-11-11-turk-borclar-kanunu-tasarisi-hakkinda-s-s-321-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ALİM IŞIK (Kütahya)Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; hepinizi saygılarımla selamlarım.

Senaryo aynı, Komisyon Başkanı katılmıyor, Sayın Bakan katılmıyor, dolayısıyla burada ne söylersek söyleyelim, hangi doğruyu sizinle paylaşırsak paylaşalım sonucun değişmeyeceği baştan belli olsa da biz doğruları söylemeye devam edeceğiz.

OKTAY VURAL (İzmir)Bu defa değişecek gibi.

ALİM IŞIK (Devamla)Bu defa değişeceğe benziyor. Sayın Bakan ile Sayın Komisyon Başkanı umarım bu haklı gerekçelerle önergemizi destekler, dolayısıyla siz değerli milletvekilleri de bunu onaylarsınız.

Değerli milletvekilleri, biraz önceki 51’inci madde üzerinde yaptığım konuşmada mikrofon kapandığı için tamamlayamadığım son bölümü öncelikle sizlerle tekrar paylaşmak istiyorum.

Benden önceki çok değerli hatiplerin de dile getirdiği gibi, bugün ülkemizin en büyük sorunlarından birisi yaklaşan mübarek Kurban Bayramı öncesinde bayramı evinde geçiremeyerek cezaevinde çek suçlusu olarak yatan insanların ve memleketini, kaçarak hapishaneye girmemek için terk etmiş insanların dramıdır. Sayın Adalet Bakanına buradan bir kez de ben sesleniyorum: Bu insanlara bayram öncesinde, bir sorumluluk anlayışı içerisinde, bir müjde verebilecek misiniz?

İkincisi: Son dönemde, özellikle AKP İktidarı döneminde icra müdürlüklerinin sayısı ne kadar yükselmiştir? Son iki yılda yeni kurulan icra müdürlükleri hangi illerde ve sayı olarak nereye yükselmiştir?

Bunun bir anlamı var: Bu ülkede, insanlar, borçlarını zamanında ödeyemedikleri için -ki hepsi iyi niyetli esnaf, tüccar, sanayici, çiftçi ama ellerinde olmayan nedenlerle yaşanan ekonomik krizin çok ciddi etkileri sonucunda- bu noktaya gelmişlerdir. Bunun da kamuoyu tarafından mutlaka cevabının verilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Diğer yandan, 2009 yılının ilk yarısında yeni kurulan şirket sayıları geçen yıla göre yüzde 21 oranında azalmış, diğer taraftan kapanan şirket sayıları da yüzde 2,5’luk bir artışla 6 bini aşmıştır. Her işletmede çalışan birkaç insan düşünüldüğünde işsizliğin ve gelinen noktanın ne kadar ciddi olduğunu bu rakamlar da bir kez daha teyit etmektedir.

Yine aynı dönemde inşaat sektöründe ciddi anlamda gerileme ortaya çıkmış, inşaat ruhsatları sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10 azalmıştır.

Dış borç anapara ve faiz ödemeleri de 2009’un ilk sekiz aylık döneminde 7,6 milyar TL’yle geçen yıla göre yüzde 31 oranında azalmıştır. Yani ülke geçen yıl daha iyi dış borç ve faiz ödemesi yapabilirken bu sene bunu da yapamamıştır. Önümüzdeki yıllar, ödenmeyen bu borçların ödeneceği düşünüldüğünde, daha zor geçeceğe benzemektedir.

Yine, 2009’un ilk sekiz aylık döneminde taşıt kredilerinde yüzde 27 oranında azalmaya karşın, kredi kartları tutarında yüzde 10, tüketici kredileri toplamında da yüzde 2’ye yakın artış söz konusudur.

Çok dramatik verilerden birisi de, tasfiye olunacak tüketici kredileri yüzde 183, kredi kartları tutarı ise yüzde 88 artışla 4 milyar TL’ye dayanmıştır. Bunlar bu ülkenin gerçeği. Peki, kazanan olmamış mı? Kazananlar var. Bu dönemde en büyük kazancı, yüzde 25’lere varan artışla yabancı para kredilerinin verildiği mevduat bankalarıdır. Yani bankalar kazanmış, bu ülkenin suçsuz, günahsız evlatları batmıştır.

Değerli milletvekilleri, önergemizde, Sayın Kâtip Üyemizin de okuduğu şekliyle, birkaç önemli konuyu sizlere, düzeltme amacıyla sunduk. Bunlardan birisi “zedelenmesinden” ifadesi yerine “ihlal edilmesinden” ifadesini öneriyoruz. Çünkü “hakkın zedelenmesi” deyimi isabetli bir deyim değil, buna karşın “hakkın zedelenmesinden” çok, “hakkın ihlal edilmesinden” söz edilmektedir. Yaşayan Türkçede bu kavram daha yaygındır. Bu nedenle birinci fıkrada bu değişikliği önerdik.

İkinci fıkrada yaptığımız önerinin gerekçesini şöyle söyleyebilirim: Tasarının 49’uncu maddesindeki gibi burada da basın yoluyla yayın vurgulanmalıdır. Yayının nasıl yapılacağı mevcut tasarıda belirtilmemiştir. Basın yoluyla…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

59 konuşma daha · 11 Kasım 2009

59 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook