İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 60. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Kamu düzeni ve güvenliği müsteşarlığının teşkilat ve görevleri hakkında (s.s.383)

Alim Işık

Kütahya Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 60. Birleşim · 4. yasama yılı · 11 Şubat 2010 · 478 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Alim Işık (MHP), 11 Şubat 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU DÜZENİ VE GÜVENLİĞİ MÜSTEŞARLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA (S.S.383)); konuşma 478 kelime.

Alim Işık (MHP, Kütahya). “Kamu düzeni ve güvenliği müsteşarlığının teşkilat ve görevleri hakkında (s.s.383)”. TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim tutanağı, 11 Şubat 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/alim-isik-23-2010-02-11-kamu-duzeni-ve-guvenligi-mustesarliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkind (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ALİM IŞIK (Kütahya)Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; öncelikle hepinize saygılarımı sunuyorum.

Görüşmekte olduğumuz 383 sıra sayılı Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı’nın 11’inci maddesi üzerine vermiş olduğumuz değişiklik önergesiyle ilgili olarak huzurunuza gelmiş bulunmaktayım. Bu vesileyle görüşlerimizi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Her şeyden önce, vermiş olduğumuz önerge son derece teknik, akla ve mantığa uygun bir önergedir.

Sayın Bakana soruyorum, kendisi üniversitede yetişmiş, çok değerli hizmetlerde bulunmuş değerli bir bilim adamıdır: Türkçeyi katletmek bu Meclise mi düştü? Altta bir tane hizmet birimi varken bu bölümle ilgili başlığın “birimi” olarak değiştirilmesini hangi gerekçeyle kabul etmiyorsunuz? “Birimleri” dediğinize göre bu maddede en az iki tane hizmet biriminin olması gerekiyor. Metne baktığımız zaman tek birim var, başlık “birimleri.” Ben, muhalefetten gelen bir önergeyi hiç üzerinde dahi düşünme ihtiyacı duymadan, baştan reddetmiş olmanızı yüce Meclise ve vatandaşımızın vicdanına havale ediyorum, üzüntülerimi de belirtmek istiyorum. Bu vesileyle, tabii ki “Türk'üm” diyemeyen ve “Türkçe” demekten çekinen bir anlayışın Türkçeyi katletmesini de elbette ki beklemem gerekiyordu. Hakikaten üzüntülerimi belirtmek istiyorum. Asla böyle bir yanlışı bu Meclisin onaylamayacağını da umuyorum. Önergemize destek vereceğinizi düşünüyorum.

Değerli milletvekilleri, söz konusu kanun tasarısı, elbette dün hepimizi hayal kırıklığına uğratan muhalefet partileri olarak ve milletvekilleri olarak, bir önergenin kabulüyle ne denli gizli ve düşünce altına yerleşmiş fikirlerin uygulamaya konulmak istendiği kanun tasarısı olduğunu göstermiştir. 10’uncu maddenin (c) bendinde yapılan bir değişiklikle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki usul ve esaslara bağlı olmaksızın, sadece Bakan onayıyla en çok on adet müsteşar müşaviri alınması konusunu gerçekten bu milletin bir vekili olarak üzüntüyle karşıladığımı ifade etmek istiyorum. Sayın Bakan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu çerçevesinde hangi kişiyi alamıyorsunuz da böyle bir önerge değişikliğine ihtiyaç duydunuz? Bu devletin, bu milletin bu kadar sahipsiz olduğunu mu düşünüyorsunuz? Bu önergenin mutlaka bir tekriri müzakereyle yeniden düzeltileceği umudumu da belirtmek istiyorum.

Ben, önceki dönemlerde olduğu gibi bu dönemde de terörle mücadelenin gereği gibi yapılmamasının sonucunu sizlerle paylaşmak istiyorum. 1984-2009 yılları arasındaki resmî, devletin terörle mücadele istatistikleri gözden geçirildiğinde özellikle ülkemizi yedi yılı aşkın süredir tek başına yöneten Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarları döneminde sıfıra inmiş terör olaylarının ve bu olaylar sonucunda vermiş olduğumuz şehit sayılarının giderek arttığını paylaşmak istiyorum. Şuradaki grafik, devletin resmî rakamlarından çizilmiş ve 2000-2002 yıllarında sıfıra inmiş toplam şehit sayılarının AKP İktidarı döneminde giderek arttığının bir göstergesidir. Benzer şekilde, terör olayları sayısının 2002 yılında sıfıra yakın geldiğini, ondan sonra tekrar artarak devam ettiğini gösteren bir grafiktir.

1984 yılını 100 kabul ederek endekslediğimizde, AKP iktidarları döneminde Türkiye’nin geldiği nokta budur. Gerek şehit sayısı gerekse terör olayları sayısı açısından 2003 yılından itibaren hızla artışa geçen bir durumla karşı karşıyayız.

“Sebebi nedir?” derseniz ya da “Ne yapmamız gerekir?” derseniz, ben Sayın Bakana şunu önereceğim: Geliniz, sizden önceki dönemlerde işbaşında bulunan iktidarların ve sorumluların yaptıklarını bir gözden geçiriniz, döneminizde terörle mücadele konusunda yaptığınız yasal değişikliklerin bu konuya etkisi olup olmadığını bir araştırınız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

52 konuşma daha · 11 Şubat 2010

52 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook