Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik enerjisi üretimi amaçlı kullanımına ilişkin kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.:395)
Genel Kurul, 44. Birleşim · 5. yasama yılı · 29 Aralık 2010 · 558 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Alim Işık (MHP), 29 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARININ ELEKTRİK ENERJİSİ ÜRETİMİ AMAÇLI KULLANIMINA İLİŞKİN KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.:395)); konuşma 558 kelime.
Alim Işık (MHP, Kütahya). “Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik enerjisi üretimi amaçlı kullanımına ilişkin kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.:395)”. TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim tutanağı, 29 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/alim-isik-23-2010-12-29-yenilenebilir-enerji-kaynaklarinin-elektrik-enerjisi-uretimi-amacli-ku-4 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ALİM IŞIK (Kütahya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 395 sıra sayılı Kanun Teklifi’nin çerçeve 4’üncü maddesinde vermiş olduğumuz önerge üzerine söz aldım. Öncelikle hepinizi saygıyla selamlıyorum. Yaklaşmakta olan yeni yılda hepinize sağlıklı, mutlu ve başarılı günler diliyorum.
Aslında önergemizin amacı, ucu açık, “31/12/2015 tarihinden sonra işletmeye girecek olan YEK Belgeli üretim tesisleri için yerli katkı ilavesine ilişkin usul ve esaslar, Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından belirlenerek ilan edilir.” şeklindeki cümleye bir ek cümle daha koyarak bu belirsizliği ortadan kaldırmaktı.
Umarım, 1 Nisan 2012 tarihinden daha önceki bir dönemde Bakanlar Kurulu tarafından bu esaslar yürürlüğe girer, bizim önergenin de kabul edilmemiş olması çok fazla kayba yol açmaz diyorum. Buradaki amaç, belirli bir tarihe kadar bu teşvikle ilgili esasları yayınlamaktı ancak Sayın Bakan ve Komisyonun katılmamış olması tabii ki Genel Kurulu, şimdiye kadar örneklerine bakarsak, bu önergenin kabul edilmeyeceği yönünde etkileyecektir.
Bunu bu şekilde açıkladıktan sonra, 3’üncü maddede geçen ve bu teklifin en önemli maddelerinden birisi olan alım garantisi fiyatlarıyla ilgili sözlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Aslında biraz önce Sayın Bakana da soruda sorduğum gibi adı “teşvik kanunu” olsa da şu anda getirilen bu maddedeki değişiklik önergesiyle ortaya konan fiyatlar hiçbir değişikliğin yapılmadığının bir göstergesidir. Zaten şu anda mevcut yasada 5,5 euro sent kilovatsaat başına yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilecek elektrik enerjisinin alım garantisi var. Türkiye'nin potansiyeline baktığımızda, en büyük potansiyel rüzgârda ve hidrolik enerjide. Şimdi siz, rüzgâr ve hidrolik enerjide, şu ana kadar olduğu gibi, yatırımlar açısından “yola devam” diyorsunuz. Buna ilave olarak jeotermal enerjiye 8 euro sent, güneş enerjisine ve biyokütleye de 10 euro sent fiyat vererek ileride belki yatırım yapılabilecek bu yeni alanların önünü açmış oluyorsunuz.
Ben buradan şunu sizlerle paylaşmak istiyorum: Eğer siz, bu ülkenin asıl kaynakları olan rüzgâr ve hidroelektrik üretim tesisleri için bu fiyatı değiştirmezseniz zımnen şunu dersiniz: “Evet, şimdiye kadar Türkiye'nin doğal gaza ve petrole bağımlılığının biz devamını istiyoruz, onların yolunun açık olmasını diliyoruz.” demenin bir başka ifadesidir. Sayın Bakan, bu konuda sizin sağduyulu düşünceye sahip olduğunuza inanıyorum ama bunların buraya 7,3 dolar sent olarak konmuş olması, değişiklik yapıldığı anlamına gelmiyor. Zaten mevcut yasada 5,5 euro sent çarpı 1,3 dolar kuru eşittir 7,3 dolar sent kilovatsaat başına fiyat demektir. Bunları koymayalım o zaman, bunun bir anlamı yok. Bu, şu ana kadar olduğu gibi, Türkiye'nin doğal gaza ve petrole bağımlılığının artarak devamının yolunu açacak bir yeni uygulamadır.
Ben, rüzgârcıların ve hidroelektrik yatırımcılarının bu teşvikten yararlanacağına çok fazla ihtimal vermiyorum ancak şu olumlu bir tarafıdır bu kanunun: Bu maddeyle getirilen yerli imalat katkı payları artıdır. Burada çalışacak her Türk genci istihdam imkânına kavuşmuş olacak. Bunu üreten her yerli imalatçımız kilovatsaat enerji üretimi başına ek bir fiyat alacak. Bu olumlu tarafı ancak alım garantisinin hem on yıla indirilmiş olması hem de 5,5 euro sent olarak sabit tutulmuş olması, özellikle hidroelektrikte ve rüzgârda teşvik anlamını taşımaz. Bunun en azından on iki yıla çıkarılmış olması lazım ki uluslararası garanti açısından bankalardan kredi bulabilsin bu insanlar. Bunu on yıla indirmiş olmanız da bir başka dezavantaj olacaktır.
Ben, bu duygularla, her şeye rağmen, sektörün kısmen de olsa bazı sıkıntılarını -çünkü bazı teknik düzenlemeler de var bu yasa teklifinin içerisinde- çözecek olmasından dolayı yasanın hayırlı olmasını diliyorum. Emeği geçen tüm komisyon üyesi arkadaşlarımıza ve Genel Kuruldaki değerli milletvekilleriyle beraber, teklifi orijinalinde hazırlayan Kütahya Milletvekili Sayın Soner Aksoy’a, Komisyon eski Başkanımız olarak da teşekkür etmek istiyorum çünkü en büyük emek kendisinindir. Hakkı da teslim etmek gerekir.
Saygılar sunarım. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
70 konuşma daha · 29 Aralık 2010
