CHP Grubu önerisi münasebetiyle
Ankara Milletvekili · CHP (konuşma tarihinde; bugün Yeni Parti)
Genel Kurul, 97. Birleşim · 2. yasama yılı · 2 Temmuz 2024 · 428 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)CHP GRUBU ADINA ALİYE TİMİSİ ERSEVER (Ankara)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Meclisi saygıyla selamlıyorum. Cumhuriyet Halk Partisi grup önerisi üzerine söz almış bulunuyorum.
Değerli milletvekilleri, otuz bir yıl önce bugün, 2 Temmuz 1993'te 33 canımız Madımak Oteli’nde acımasızca katledildi. Böylesine büyük bir acıyı anlatmaya kelimeler yetmiyor. Bu katliam “Şeriat isteriz. Cumhuriyet burada kuruldu, burada yıkılacak.” sloganları arasında ve güvenlik güçlerinin gözleri önünde gerçekleşti. Oysa bu güzel insanlar Sivas’a türküleriyle, deyişleriyle gelmişlerdi. Adaleti, eşitliği ve sevgiyi anlatan dizeleriyle insanlığa ışık tutan Pir Sultan Abdal’ın yoluna can olmak için gelmişlerdi. Bilim için, sanat için, barış ve kardeşlik için gelmişlerdi. Geldikleri Sivas’ta kanımızı donduran bir vahşetin ateşine yenik düştüler. Madımak’ta kaybettiklerimiz, ülkemiz ve dünya edebiyatının en önemli kalemleriydi, yazarlarıydı; sazıyla sözüyle bizi biz yapan ozanlarımızdı; geleceğe umutla bakan gençlerimizdi; barışa semah dönen pırıl pırıl çocuklarımızdı. O güzel insanlar bilemediler celladın bu kadar korkunç ve acımasız olduğunu; kinden, nefretten ve kötülükten beslendiğini. Tarihin en karanlık katliamlarından birini yapanların gözlerinin bu kadar dönmüş olduğunu bilemediler, çaresizce yardım beklediler. Kurulan planın ne kadar karanlık ve derin olduğunu göremediler.
Gözü dönmüş canilerin hedefi sadece canlarımız değildi elbette, cumhuriyet devrimleriydi, çağdaş yaşamdı ve Atatürk’tü. Şunu herkes iyi bilsin ki bu sapkın zihniyet hiçbir zaman hedefine ulaşamayacak. Bizler Ozan Hasan Hüseyin’in dediği gibi, bir gider bin geliriz.
Değerli milletvekilleri, olay ne kadar karanlıksa yargı sürecinin de o kadar karanlık olduğunu hep birlikte yaşadık. Yitirdiğimiz canlar otelde kurtarılmayı bekledi, aileler ise yıllarca adaletin yerini bulmasını bekledi. Ne canlarımız kurtarıldı ne de aradan geçen otuz bir yılda adalet yerini buldu. Adreslerine varıncaya kadar bilinen failler asla adalet önüne çıkartılmadı. Bazı isimler hiç yakalanmadan kaçtı, yakalandıktan sonra bırakılanlar ise kayıplara karıştı. 1997’de tahliye edilen 2 fail bir daha hiç bulunamadı. Davanın asli faillerinden 7 kişinin Almanya’ya, 2 kişinin Suudi Arabistan’a iltica ettikleri ortaya çıktı. Ülkeye geri getirilmeleri için hiçbir şey yapılmadı. Vahamet yargılama sürecinde de devam etti. Mahkeme tarafından Sivas davası için zaman aşımı kararı verilmesinin ardından dönemin Başbakanı “Ülkemiz için hayırlı olsun.” cümlesini kurabildi. İşte, bu cümle Madımak faillerinin nasıl korunduğunun açıklamasıdır.
Değerli milletvekilleri, “Çok şükür otel dışındaki halkımız bir zarar görmemiştir.” diyenleri, Emniyetin yanı başında ikamet eden failleri bulamayanları, katilleri sağlık sorunları gerekçesiyle affedenleri unutmadık. Madımak’ı insanlık suçu kapsamından çıkaranları, Madımak davası için zaman aşımı kararı verenleri unutmadık, unutturmayacağız. Acımızı yok sayanlar, Atatürk devrimleri ve Cumhuriyet değerleriyle hesaplaşmak isteyenler şunu bilsinler ki: Bizim ışığımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk'tür; bizim ışığımız "Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan." diyen Pir Sultan Abdal'dır; Sivas'ta yakılan Asım Bezirci, Nesimi Çimen'dir; Muhlis Akarsu, Hasret Gültekin'dir; Gülsüm'dür, Uğur'dur, Sertan'dır.
Değerli milletvekilleri, bu ülkeye adaleti ve güzel günleri biz getireceğiz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
77 konuşma daha · 2 Temmuz 2024