İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 107. BİRLEŞİM · SALI

2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas’ta yaşanan Madımak katliamına ilişkin gündem dışı konuşması

Aliye Timisi Ersever

Ankara Milletvekili · CHP (konuşma tarihinde; bugün Yeni Parti)

Genel Kurul, 107. Birleşim · 4. yasama yılı · 30 Haziran 2026 · 445 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Aliye Timisi Ersever (CHP), 30 Haziran 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas’ta yaşanan Madımak katliamına ilişkin gündem dışı konuşması); konuşma 445 kelime.

Aliye Timisi Ersever (CHP, Ankara). “2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas’ta yaşanan Madımak katliamına ilişkin gündem dışı konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim tutanağı, 30 Haziran 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/aliye-timisi-ersever-2026-06-30-2-temmuz-1993-tarihinde-sivasta-yasanan-madimak-katliamina-iliskin-gu (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=146407

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

ALİYE TİMİSİ ERSEVER (Ankara)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bazı acılar vardır kalem yazmaya, dil söylemeye yetmez 2 Temmuz 1993'te Madımak'ta yaşadığımız acı gibi, 33 can, otuz üç yıl.

Bugün, sadece ülkemizin tarihine kara bir leke olarak kazınan katliamları anlatmak için söz almadım; bugün, adaleti, eşit yurttaşlığı, toplumsal barışı savunmak için de söz aldım. Aleviler yüzyıllar boyunca ayrımcılığın, nefretin, örgütlü şiddetin hedefi oldu. Hedef sadece Aleviler değildi, kardeşliğimizdi, birlikte yaşama irademizdi, ortak geleceğimizdi. Maraş'ta, Çorum'da, Sivas'ta, Başbağlar'da insanlık acımasızca katledildi, yüzlerce yurttaşımız yaşamını yitirdi, nice ocaklar söndü, hafızalarımıza hiç silinmeyecek acılar bıraktı. Maraş katliamında eşine "Beni sen öldür, onların eline bırakma." demişti. Bu söz yaşanan vahşetin en ağır tanığıdır. Ne zaman adalet zedelense o sözü, o çığlığı yeniden duyarız.

2 Temmuz 1993, hafızamızdan silinmeyecek bir tarih. O gün Sivas'ta ozanlarımız, aydınlarımız, yazarlarımız, gençlerimiz, çocuklarımız devletin gözleri önünde yakılarak katledildi. Yalnızca bir bina değildi ateşe verilen, insanlık ateşe verildi, bin yıllık kardeşliğimiz ateşe verildi. Madımak katliamı kadar yargı süreci de vicdanlarda derin yaralar bıraktı. Böylesine ağır bir insanlık suçunda zaman aşımı kararı vermek hangi vicdana, hangi hukuka sığar? Failler korundu, kollandı; katillerden kimi cezasız bırakıldı, kimi affedildi; kimi elini kolunu sallayarak yıllarca aramızda dolaştı. Bu katliamı tabii ki hep hatırlayacağız çünkü unutturulan her katliam bir yenisine davetiye çıkarır.

Dünden bugüne Alevilerin sorunları ağırlaşarak devam ediyor. Cemevlerini ibadethane olarak görmüyorsunuz. Gençler Alevi oldukları için iş sınavlarında eleniyorlar. Bürokraside ise "Aleviler yok." denecek kadar az. Bu mudur eşit yurttaşlık, bu mudur adalet? (CHP sıralarından alkışlar) İstenen bir lütuf değil, teslim edilmesi gereken bir haktır.

Biz de bu ideali güçlendirmek, süregelen sorunların çözümüne katkı vermek adına bir kanun teklifi hazırladık. 2 Temmuz eşitlik, özgürlük ve her türlü ayrımcılığa karşı mücadele günü ilan edilsin. Teklif komisyonda bekliyor. Gelin, hiçbir yurttaşın kimliği nedeniyle hedef alınmadığı bir Türkiye'yi hep birlikte kuralım. Bunun ilk adımı olarak bu kanun teklifini bir an önce gündeme alalım. Bu teklifin kanunlaşması, Madımak'ta yitirdiğimiz 12 yaşındaki Koray Kaya'nın yarım kalan çocukluğuna borcumuzdur; Muhlis Akarsu'nun sazına, Nesimi Çimen'in barış türkülerine, Hasret Gültekin'in sesine, sözüne, Behçet Aysan'ın dizelerine, kuzenlerim Gülsün Karababa ve Handan Metin'in çalınan yaşamına borcumuzdur. (CHP sıralarından alkışlar) Onlar ülkemizin kardeşliğinde yaşamaya devam edecek.

Dünün acılarını değiştiremeyiz ama yarınları birlikte değiştirebiliriz. Çocuklarımıza kimliğini saklamak zorunda kalmadığı, inancı nedeniyle dışlanmadığı, farklılıkların zenginlik sayıldığı bir Türkiye'yi bırakalım. Bu ülkenin ihtiyacı olan kindar ya da dindar nesiller değil, vicdanlı nesillerdir. Çağrımız açıktır: Gelin, 2 Temmuzu eşitlik, özgürlük ve her türlü ayrımcılığa karşı mücadele günü ilan edelim. Toplumsal barış hakikatle yüzleşmektir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun, devam edin.

ALİYE TİMİSİ ERSEVER (Devamla)Devlet, bütün yurttaşlarının acısını kendi acısı bildiği gün büyür ve güçlenir.

Yitirdiğimiz tüm canlıların anısı önünde saygıyla eğiliyorum.

Aşk ile. (CHP ve DEM PARTİ sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

110 konuşma daha · 30 Haziran 2026

Günün kaydı →
110 konuşmanın tamamı →