2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 9'uncu Tur Görüşmeleri münasebetiyle
Kayseri Milletvekili · CHP (konuşma tarihinde; bugün Yeni Parti)
Genel Kurul, 35. Birleşim · 4. yasama yılı · 17 Aralık 2025 · 454 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Aşkın Genç (CHP), 17 Aralık 2025 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 9'uncu Tur Görüşmeleri münasebetiyle); konuşma 454 kelime.
Aşkın Genç (CHP, Kayseri). “2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 9'uncu Tur Görüşmeleri münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim tutanağı, 17 Aralık 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/askin-genc-2025-12-17-2026-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-teklifi-ile-2024-yili-merkezi-y (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=140206
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)CHP GRUBU ADINA AŞKIN GENÇ (Kayseri)Sözlerime başlamadan önce, genç yaşta kaybettiğimiz Manisa Şehzadeler Belediyesi Başkanımız Sayın Gülşah Durbay'a Allah'tan rahmet diliyorum; ailesine, tüm sevenlerine ve büyük camiamıza başsağlığı ve sabırlar diliyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının bütçesini görüşürken meseleye sadece rakamlar üzerinden bakamayız çünkü bu bütçenin sahadaki karşılığı istatistiki tablolardan çok daha ağırdır. Türkiye'de çalışma hayatı bugün güven üretmiyor; risk üretiyor, kayıp üretiyor, telafisi olmayan sonuçlar üretiyor. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi verileri bize çok açık bir tablo gösteriyor, son yirmi yılda 28 binden fazla işçi çalışırken ne yazık ki hayatını kaybetti. Bu rakam münferit kazalarla açıklanabilecek bir rakam değildir. 2024 yılında en az 1.897 emekçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Türkiye'nin iş kazalarındaki ölüm oranı Avrupa Birliği ortalamasının yaklaşık 7 katı. Bu tabloyu görüp de "Sorun yok." demek mümkün değildir. Bu rakamların sadece ama sadece bir karşılığı var; Türkiye'de işçi ölümleri süreklilik kazanmıştır. Artık istisna değil tekrar eden bir sonuçtan söz ediyoruz. Bu nedenle, mesele tek tek olaylardan değil yönetim anlayışından bağımsız ele alınamaz. (CHP sıralarından alkışlar) Peki, neden bu tablo değişmiyor? Çünkü denetim zayıf, yaptırım etkisiz ve cezasızlık neredeyse kural hâline gelmiş durumda. Bugün, Türkiye'de milyonlarca iş yeri var. Buna karşılık iş müfettişi sayısı 800'lü rakamlarla ifade ediliyor. Her 10 bin iş yerinden yalnızca 4'ü Bakanlık müfettişleri tarafından denetlenebiliyor. Denetim sistemin ana unsuru olmaktan çıkmış, tali bir faaliyet hâline gelmiştir. Ruhsat denetiminin dahi fiilen ortadan kalktığı alanlar var. Bu koşullarda iş kazalarının azalmasını beklemek ne yazık ki gerçekçi değildir. 2025 yılında kamuoyuna yansıyan olaylar bu tabloyu bütün çıplaklığıyla ortaya koymuştur. Kocaeli Dilovası'nda merdiven altı bir atölyede yaşananlar bunun en çarpıcı örneklerinden biridir. Defalarca yapılan ihbarlara rağmen etkin bir denetim yapılamamıştır. Sonuçta, hiçbir güvenlik önlemi olmayan, yangın çıkışı bulunmayan bir mekânda 15-17 yaşlarındaki çocukların da çalıştırıldığı ortaya çıkmış ve 8 Kasım 2025'te çıkan yangında -3'ü çocuk 6 kadın- 7 işçi hayatını kaybetmiştir. Bu bir kaza değil ihmaller zincirinin son halkasıdır.
Bu noktada, çocuk işçiliğine özel olarak değinmek zorundayız. 2025 yılı çocuk işçiler açısından en ağır yıllardan biri olmuştur. Son on iki yılda en az 814 çocuk çalışırken hayatını kaybetmiştir. Sadece 2005'in ilk on bir ayında 82 çocuk işçi yaşamını yitirmiştir. Bu rakamlar artık alarm seviyesindedir. Bütün bu tablo, işçi ölümlerinin ve çocuk işçiliğin tesadüfi olmadığını, denetimin, yaptırımın ve önleyici politikaların yetersizliğini açıkça ortaya koymaktadır. Çalışma hayatında yaşanan bu ağır tabloyu görmezden gelerek hazırlanmış bir bütçenin sahadaki gerçekliği değiştirmesi mümkün değildir.
Evet, sayın milletvekilleri, hafta sonu ilim Kayseri'de Sayın Genel Başkanımızın katılımıyla çok görkemli bir miting gerçekleştirdik. Ben buradan Kayserili hemşehrilerime hem teşekkürlerimi, o Cumhuriyet Meydanı'nı doldurmalarından dolayı da şükranlarımı sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
Müsaade ederseniz, Kayserili seçmenlerimizin siz değerli milletvekillerine mesajını da kürsüden dinletmek isterim.
(Hatibin cep telefonundan bir ses kaydı dinletmesi) (CHP sıralarından "Bravo!" sesleri, alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
84 konuşma daha · 17 Aralık 2025