İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 68. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Türkiye büyük millet meclisi gündeminin "kanun tasarı ve teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler" kısmının 138 inci sırasında yer alan (565/1 ek) sıra sayısının, bu kısmın 2 nci sırasına alınmasıyla ilgili

Atilla Kart

Konya Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 68. Birleşim · 3. yasama yılı · 9 Mart 2005 · 968 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Atilla Kart (CHP), 9 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ GÜNDEMİNİN "KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER" KISMININ 138 İNCİ SIRASINDA YER ALAN (565/1 EK) SIRA SAYISININ, BU KISMIN 2 NCİ SIRASINA ALINMASIYLA İLGİLİ); konuşma 968 kelime.

Atilla Kart (CHP, Konya). “Türkiye büyük millet meclisi gündeminin "kanun tasarı ve teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler" kısmının 138 inci sırasında yer alan (565/1 ek) sıra sayısının, bu kısmın 2 nci sırasına alınmasıyla ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim tutanağı, 9 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/atilla-kart-22-2005-03-09-turkiye-buyuk-millet-meclisi-gundeminin-kanun-tasari-ve-teklifleri-il (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ATİLLA KART (Konya)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisi Grup gündem önerisi hakkında görüşlerimi belirtmek üzere söz almış bulunmaktayım; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, grup önerisinde öne alınmasını istediğimiz dosya, Kayseri Milletvekili Sayın Adem Baştürk'le ilgili dosya. Bu dosyadaki bilgi ve değerlendirmelerin, 230 sahifelik mülkiye müfettişleri raporu ve 300 sahifeyi aşan Hesap Uzmanları Kurulu raporuna dayandığını öncelikle ifade etmek istiyorum; başka bir ifadeyle, gazete haberlerine, söylentilere veya yorumlara dayanmıyorum değerli arkadaşlarım; vakıalara ve belgelere dayanarak Genel Kurulu bilgilendireceğim. İnanıyorum ki, bu bilgilendirmelerden sonra Genel Kurul, oylama aşamasında sağlıklı bir değerlendirme yapacaktır.

Değerli arkadaşlarım, bu raporların konusu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki olan İGDAŞ'ın Duyar marka doğalgaz depremde gaz kesme cihazlarının alımında usulsüzlük ve yolsuzluk yapıldığı ve yine, İGDAŞ'ın yapmış olduğu doğalgaz borularının döşenmesi işlerinde usulsüzlük ve yolsuzluk yapıldığı iddialarını içermektedir. dosyadaki sanık sayısı 159'a ulaşmaktadır değerli arkadaşlarım. Dosya sanıkları arasında yönetim kurulu başkanı olan Kayseri Milletvekili Sayın Adem Baştürk, yine yönetim kurulu eski başkanı olan İstanbul Milletvekili Mustafa Açıkalın, yönetim kurulu üyesi Kahramanmaraş Milletvekili Sayın Nevzat Pakdil, murahhas aza Ordu Milletvekili ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Sayın Hilmi Güler, yönetim kurulu eski üyesi İstanbul Milletvekili Hüseyin Besli, yönetim kurulu eski üyesi ve Başbakanlık Müsteşarı Sayın Ömer Dinçer ve nihayet, yönetim kurulu eski üyesi Devlet Su İşleri Genel Müdürü Veysel Eroğlu gibi isimler bulunmaktadır.

Değerli arkadaşlarım, bu dava dosyasındaki raporlardan, bilirkişi raporlarından özet bilgiler aktarmak istiyorum. 7 Mart 2002 tarihli İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyelerinin hazırladığı, iki profesörün hazırladığı raporun sonuç bölümünde, can ve mal güvenliği açısından fonksiyonu çok önemli olan bir cihaz için satın alma öncesi teknik şartnamenin hazırlanmamış olması, cihazın kullanımı için gerekli eğitim ve bilgilendirmenin yapılmamış olması, 17 Ağustos 1999 depreminde cihazların bazılarının teknik yetersizlik, bazılarının da kullanıcının eğitimsizliğinden kaynaklanan nedenlerle çalışmamış olması, konuyla ilgili TSE ve firma yetkililerince hazırlanan tutanağın sahte olması gözönüne alındığında, bu cihazların belirli bir ivme ve periyottaki deprem dalgasında doğalgaz boru hattındaki serenoit vanayı kapatmak için gerekli işlevi yapma bakımından uygun olmadığı; ayrıca, cihazın satış ve montaj bedellerinin ticarî maliyetinin çok üzerinde olduğunun tespitine dair teknik ve ayrıntılı açıklamalar var.

Değerli arkadaşlarım, dosyadaki mülkiye müfettişlerinin raporunu da kısaca özetlemek istiyorum. Bilindiği gibi İGDAŞ, Büyükşehir Belediyesinin aslî görevleri arasında yer alan doğalgazla ilgili faaliyetleri yürütmek üzere kurulan bir şirket. Tekel durumunda olan bu şirket, önemli ve hassas bir kamu hizmetini yürütüyor. Gaz dağıtımı konusunda tekel konumunda olan İGDAŞ'ın amaçdışı harcamalarının ve görev alanıyla bağdaşmayan harcamaların 2002 yılı nisan ayı itibariyle 170 trilyona ulaştığı -tekrarlıyorum arkadaşlarım, amaçdışı harcamaların 170 trilyona ulaştığı- kötü yönetimden dolayı ise 1999 ve 2000 yıllarında 29 trilyonu aşan bir zararın söz konusu olduğu tespit ediliyor.

Yine, İGDAŞ tarafından Vefa Sanayi ve Limitet Şirketinden 1997 ve 1999 yılları arasında 3 441 adet Duyar marka deprem anında doğalgaz kesme cihazının satın alınması sürecinde hem yönetim kurulu üyelerinin hem de idarî kademelerde çalışanların bazı belli çevrelerin haksız zenginleşmesine yol açtıkları da somut olarak ifade ediliyor değerli arkadaşlarım. Öylesine ki, bu zararlar, Büyükşehir Belediyesi Teftiş Kurulu Başkanı olan Sayın Hamza Albayrak ve İGDAŞ İnceleme Kurulu Üyesi Sayın Abdulaziz Engin tarafından yapılan inceleme sonucu hazırlanan raporda da tespit ediliyor değerli arkadaşlarım ve idarî birimler uyarılıyor bu arkadaşlarımız tarafından. Halen Adalet ve Kalkınma Partisi Amasya Milletvekili olarak görevini sürdüren Sayın Hamza Albayrak ve Sayın Abdulaziz Engin'e, görev sorumluluklarından dolayı huzurunuzda teşekkür etmeyi bir borç biliyorum. İnanıyorum ki, ilerleyen aşamalarda da bunun gereğini yapacaklardır.

Sayın milletvekilleri, 17 Ağustos depreminde, İGDAŞ'a ait olan bu cihazların yüzde 70-80 oranında çalışmadığı ortaya çıkıyor, bu noktada tespitler yapılıyor. Yine, bu raporda, 35 dolara mal olması mümkün olan cihazların 135 dolara alındığı tespit ediliyor. Cihazların alındığı Vefa Elektrik'in, bu işlemlerden dört ay kadar evvel, 28.8.1996 tarihinde kurulup, deprem vanalarının satışı işlemi bittikten sonra faaliyetlerini durdurup, devir ve tasfiye işlemlerini yaptığı tespit ediliyor. Bütün bu bulgulara göre, paravan şirket kurularak kamu parasının hortumlanmasından söz ediliyor değerli arkadaşlarım.

Hesap Uzmanları Kurulu raporuna geliyoruz. Hesap uzmanları neyi tespit ediyorlar; alıma ilişkin faturaların sahte ve muhteviyatının yanıltıcı olduğunu ve bu gerçek karşısında, Vergi Usul Kanununun 359 uncu maddesi gereğince, sahtecilikten ve kaçakçılıktan dolayı işlem yapılması gereğini tespit ediyorlar.

Sayın milletvekilleri, ortada, ciddî bir tablo var, son derece ciddî bir tablo var. İçtüzüğün 133 üncü maddesi, işte, bu gibi haller için düzenleniyor değerli arkadaşlarım. Dokunulmazlığın kaldırılması veya sınırlandırılması sürecini bir tarafa bırakıyorum; o konuda yapılması gereken yasal ve anayasal düzenlemeleri bir tarafa bırakıyorum; sadece, size, İçtüzüğün 133 üncü ve devamı maddelerinden söz etmek istiyorum değerli arkadaşlarım. Bu maddelere göre, bu gibi ciddî iddiaların ve hele kamu güvenliğini, kamu sağlığını ilgilendiren hallerin bulunması durumunda, dokunulmazlığın kaldırılması gerekir; Türkiye Büyük Millet Meclisinin saygınlığı adına bunu yapmak gerekir. Bu yapılmadığı takdirde, Türkiye Büyük Millet Meclisi, saygınlığını kendi eliyle ihlal etmiş olacaktır; hiç kimsenin buna hakkı olamaz değerli arkadaşlarım.

Sayın milletvekilleri, aslında, İçtüzüğün bu ilgili maddeleri amaca uygun bir şekilde kullanılabilse, doğru bir şekilde kullanılabilse, yani, dosyada ileri sürülen iddiaların ağırlığına ve önemine göre bir değerlendirme yapılarak, sonucuna göre erteleme veya dokunulmazlığın kaldırılması şeklinde bir uygulama yapılabilse, dokunulmazlığın kaldırılması veya sınırlandırılması yolundaki gündem maddelerinin fazla da bir önemi kalmayacak; bunu, artık, görmemiz ve değerlendirmemiz gerekiyor. Bunu yapmadığımız içindir ki, yapmaktan kaçındığımız içindir ki, ama, hangi gerekçelerle; kişisel ve siyasî gerekçelerle bunu yapmaktan kaçındığımız içindir ki, dokunulmazlıkla bağlantılı konular, Türkiye gündeminde daha uzun süre yerini koruyacaktır. Bunu, artık, görmemiz gerekiyor değerli arkadaşlarım.

Sayın milletvekilleri, şunu unutmayalım: Yasama dokunulmazlığı zırhına bürünenler, bürünme ihtiyacı duyanlar, unutmayın ki, belli bir süreçten sonra, kürsü sorumsuzluğunu ihlal etmeye ve müdahale etmeye başlarlar. Hesap vermekten kaçanlar, bu mekanizmaları engelleyenler, belli bir aşamadan sonra, denetim mekanizmalarının işlemesini engellemeye çalışırlar. İşte, bu süreci engellemek ve denetim mekanizmalarının çalışmasını sağlamak, sizlerin iradesine ve sorumluluğuna kalmıştır değerli arkadaşlarım.

Ben, inanıyorum ki, bu düşünce ve değerlendirmelerle...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun efendim; tamamlayın.

ATİLLA KART (Devamla)Değerli arkadaşlarım, Genel Kurulun bu sağduyuyu ve bu sorumluluğu göstereceğine olan inancımı bir defa daha vurgulamak gereğini duyuyorum. Bu düşünce ve değerlendirmelerle, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

45 konuşma daha · 9 Mart 2005

45 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook