İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 16. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Chp grup önerisinde

Atilla Kart

Konya Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 16. Birleşim · 4. yasama yılı · 9 Kasım 2005 · 807 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Atilla Kart (CHP), 9 Kasım 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CHP GRUP ÖNERİSİNDE); konuşma 807 kelime.

Atilla Kart (CHP, Konya). “Chp grup önerisinde”. TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim tutanağı, 9 Kasım 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/atilla-kart-22-2005-11-09-chp-grup-onerisinde (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ATİLLA KART (Konya)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu tarafından Danışma Kuruluna sunulan grup gündem önerisi üzerinde lehte konuşmak üzere söz almış bulunmaktayım; Genel Kurulu, Grubum ve şahsım adına saygıyla selamlıyorum.

Sayın Hüsrev Kutlu'nun teatral konuşmasına -tırnak içinde söylüyorum- veciz ve tutarlı konuşmasına biraz sonra yeri geldiğinde cevap vereceğim.

Değerli arkadaşlarım, bugün, Danışma Kuruluna grup önerisi olarak getirdiğimiz ve Genel Kurul gündemine alınmasını talep ettiğimiz dosya, Kars Milletvekili Sayın Selami Yiğit'le ilgili olan bir dosya. Bu dosyada, dönemin Sincan Belediye Başkanıyla birlikte halen Kars Milletvekili olarak görev yapan Selami Yiğit ve ayrıca 9 kişi ihaleye fesat karıştırmak iddiasıyla yargılanıyorlar. 3 Kasım 2002 tarihinde yapılan seçimlerde Sayın Selami Yiğit'in milletvekili seçilmesi sebebiyle dosyası tefrik edilmiş, 20 Mayıs 2003 tarihinde de fezlekeyle Türkiye Büyük Millet Meclisine gönderilmiş. Bu fezlekede ne deniyor, onu kısaca özetlemek istiyorum. Biraz evvel bir tartışma yapıldı; ama, bir taraftan dosya kapsamı hakkında hiçbir bilgi verilmedi, öbür taraftan da Sayın Kutlu, dosya kapsamındaki delilleri yargılama mercii gibi değerlendirmeye kalktı. O yanlış bir yöntem.

Şimdi, bakın değerli arkadaşlarım, bu fezlekede şu ifade ediliyor: Mülkiyeti Sincan Belediyesine ait olan 11 parsel taşınmazın belediye encümeni kararıyla ihaleye çıkarıldığı, 24 parselde bulunan taşınmazın, belediyeye hibe edildiğinden bahisle ihaleden çıkarıldığı, ihaleye sokulmadığı, toplantı ve karar nisabı sağlanmadan bu işlemlerin yapıldığı, tutanak ve kararlarda tahrifat yapılarak satışın yapıldığı, sanık Yiğit'in diğer sanıklarla birlikte ihaleye katılıp fiyat artırarak ihalenin arzu edilen kişilerde kalmasını sağlayarak, bilerek memur sanıkların fiiline iştirak ettiği, ihaleye fesat karıştırdığı suçunu işlediği iddiasıyla davanın açıldığı, 2. ağır ceza mahkemesinin nihaî kararında sanık Yiğit'in dosyadaki bilgi ve belgelere göre suç işlediğinden, yasal gereği için bu sanık yönünden de suç duyurusunda bulunulduğu, dosyanın incelenmesinden -yani, başlangıç aşaması değil, sekiz yıllık süreç kastedilerek ifade ediliyor- dosyanın incelenmesinden sanık Yiğit'in haklarında dava açılan ve bir kısmı mahkûm olan sanıkların suçuna iştirak ettiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle fezleke düzenleniyor.

Hemen yeri gelmişken ifade etmek istiyorum: Biz, bugüne kadar iktidara mensup milletvekillerinin dokunulmazlık dosyalarını gündeme getirdiğimiz gibi, Cumhuriyet Halk Partisi Grubuna mensup milletvekillerinin de dosyalarını gündeme getirdik. Dolayısıyla, Sayın Selami Yiğit'in dosyasının gündeme getirilmesine özel bir anlam atfetmek ve bunu provokatif bir üslupla Genel Kurul gündemine sunmanın yakışıksız bir üslup olduğunu, yanlış bir üslup olduğunu hemen ifade etmek istiyorum.

Bakın, değerli arkadaşlarım, Kars Milletvekili olan arkadaşımızın suçlu olup olmadığına karar verecek olan merci biz değiliz. Burada ısrarla anlatmaya çalıştığımız husus şu: Özellikle, Anayasanın 76 ncı maddesi kapsamında kalan ve seçilme engeli teşkil eden suçlamalar yönünden, gelin, şu yargılama engelini sürdürmekten, engellemekten vazgeçelim diyoruz. Bizler, bu dosyalardaki delilleri tartışmak ve karar vermek mevkiinde değiliz. Bizim yapmamız gereken, seçilme engeli teşkil eden bu dosyalar yönünden, yani, yüz kızartıcı nitelikte suçlar niteliğinde olan bu suçlamalar yönünden yargılama engelini sürdürmekte ısrarlı olmayalım; çünkü, bu suçlamalar, milletvekilliği niteliğiyle, milletvekilliği kimliğiyle bağdaşmıyor. Bu suçlamalar ortada dururken, milletvekilliği görevinin sürdürülmesi doğru bir şey değil. Bunu anlatmaya çalışıyoruz, bunu izah etmeye çalışıyoruz ve burada da, bırakın Anayasa değişikliği yapmayı, size gelin, Anayasanın ilgili maddesini ve İçtüzüğün 131 ve müteakip maddelerini ihlal etmekten vazgeçin diyoruz. Bu maddelerin uygulanmasını engellemeyin diyoruz. Bunları anlatıyoruz size; ama, biz ne yapıyoruz Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak; maalesef, bu noktada, özgür irademizi kullanamıyoruz. Refleks ve hiyerarşik bir ilişki içinde, tamamen talimatlarla verilen hiyerarşik ilişki içinde, dosyaların tümü yönünden erteleme kararı veriyoruz. Böylesine organize bir uygulamanın, Anayasa ve İçtüzüğün eylemli bir şekilde ihlali olduğunu, sizlere anlatmaya çalışıyoruz; ama, buna rağmen, anlamamakta kararlısınız; öyle anlaşılıyor.

Aslında, iktidar grubunun, dokunulmazlıklarla ilgili Anayasa değişikliğini yapmak gibi bir amacının olmadığı, daha da ötesi, mevcut Anayasa ve İçtüzük hükümlerini işlemez hale getirmekte; yani, eylemli bir şekilde ihlal etmekte kararlı olduğunu, son bir hafta, on gün içinde bir defa daha anladık değerli arkadaşlarım.

Biraz evvel İktidar Grubu adına konuşan değerli arkadaşım Kutlu, koridor arkadaşımdır da, kapı komşumdur da, her kapıyı açtığımda karşı karşıya geldiğim arkadaşımdır. Bir başka anlatımla, siyasî iktidarın dokunulmazlıklar konusundaki görüşlerinin de temsilcisi olan Sayın Kutlu, bayramda bir konuşma yaptılar. Araştırma Komisyonu Başkanı olduğunu hemen hatırlatmak istiyorum, dokunulmazlıklarla ilgili araştırma komisyonunun başkanı olduğunu.

Sayın Kutlu, bu konuşmasında, Sayın Cumhurbaşkanına yönelik olarak birtakım eleştiriler yaptıktan sonra, sözü, Sayın Cumhurbaşkanının yasama dokunulmazlığı ve Hâkimler Savcılar Kurulu yapılanmasındaki görüşlerine getirerek, aynen "yemezler" diye beyanda bulundu.

Bu beyanın… Kendileri de, biraz evvel, tevilli olarak ifade ettiler; ama, bu yeterli değil Sayın Kutlu. Bu beyanın düzeysizliği, yakışıksızlığı, milletvekili sorumluluğuyla bağdaşmadığını hemen ifade ediyorum.

Sayın Cumhurbaşkanının eylem ve işlemleri, elbette, saygı sınırları içinde, düzeyli bir üslupla tartışılabilir, eleştirilebilir, buna kimsenin bir diyeceği olamaz. Onu, zaten, zaman zaman yapıyorsunuz, zaman zaman bunu yapan sözcü arkadaşlarımız var, bunu saygıyla karşılıyoruz.

FEHMİ HÜSREV KUTLU (Adıyaman)Ne deseydim!..

ATİLLA KART (Devamla)Ancak, doğrudan Cumhurbaşkanlığı makamını hedef alarak, eleştiri ve saygı sınırlarının dışına çıkarak, toplumun ortak değerlerini incitmek ve hafife almak pahasına bu tür değerlendirmelerin yapılmasının yakışıksızlığını ve yanlışlığını bir defa daha ifade etmek istiyorum.

Ne demek istendiğini, herhalde, siz, artık bilebilecek konumdasınız Sayın Kutlu. Bu sizin kaçıncı gafınız!.. (AK Parti sıralarından gürültüler) Lütfen.. Lütfen… Bu noktada, sizi, sorumlu olmaya davet ediyorum.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

17 konuşma daha · 9 Kasım 2005

17 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook