İddia edilen suç ne olursa olsun kişiye özel uygulamanın Türkiye'nin iç hukuku ve evrensel hukuk açısından izahının olamayacağına, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül'ün yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
Kars Milletvekili · Halkların Demokratik Partisi
Genel Kurul, 31. Birleşim · 2. yasama yılı · 13 Aralık 2018 · 220 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ayhan Bilgen (Halkların Demokratik Partisi), 13 Aralık 2018 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İddia edilen suç ne olursa olsun kişiye özel uygulamanın Türkiye'nin iç hukuku ve evrensel hukuk açısından izahının olamayacağına, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül'ün yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması); konuşma 220 kelime.
Ayhan Bilgen (Halkların Demokratik Partisi, Kars). “İddia edilen suç ne olursa olsun kişiye özel uygulamanın Türkiye'nin iç hukuku ve evrensel hukuk açısından izahının olamayacağına, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül'ün yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim tutanağı, 13 Aralık 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ayhan-bilgen-27-2018-12-13-iddia-edilen-suc-ne-olursa-olsun-kisiye-ozel-uygulamanin-turkiye-nin-i (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=74236
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)AYHAN BİLGEN (Kars)Sayın Başkan, bir kere, mağduriyetin kimliği üzerinden, iddia edilen suç, hüküm giymiş suç ne olursa olsun özel uygulamanın, kişiye özel uygulamanın hiçbir izahı olamaz ne insan hakları açısından ne Türkiye'nin iç hukuku ne evrensel hukuk açısından izahı olamaz. Bir propaganda yapılıyorsa o propaganda argümanlarını ortadan kaldıracak mekanizmaları var anayasal düzenin ve uluslararası hukukun. Bu mekanizmalar işletilir ve bunların propaganda olduğu, karalama kampanyası olduğu ortaya çıkar, gerçeği bütün kamuoyu öğrenir ama cezaevleriyle ilgili şikâyetleri sadece bir grubun propagandası diye geçiştirmek asla kabul edilebilecek bir durum değil.
Bakın, biraz önce AİHM kararındaki tartışma bile gösteriyor ki çok açık, çok net bir metni bile okuduğumuzda uzlaşamıyoruz. Evet, tutuklanma nedenleriyle ilgili Selahattin Demirtaş kararında, tutuklanma nedenleriyle ilgili…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun.
AYHAN BİLGEN (Kars)…Sayın Bakanın ifade ettiği gerekçeler kararda var. Ama en sonunda “uzun tutukluluk” diye bir kavram var. Bu çatının altında çok sayıda hukukçu milletvekili var; sonuçta, “Başlangıçtaki tutukluluğu haklı görüyor.” diye yorumlasanız bile metnin bir kısmında, sonuçta bir uzun tutukluluk ve bu uzun tutukluluğun uluslararası standartları, Türkiye'deki daha önceki yargı kararlarında kabul edilen sınırları var ve tahliye kararı bir tedbir kararıdır. Tahliye kararını uygularsınız, sonunda yine itiraz yollarını işletebilirsiniz. Şimdi, tedbiren alınmış bir kararı uygulamamak ve metnin baş kısmındaki bölümleri aktarıp bunu gerekçe olarak sunmak kabul edilebilir bir durum değil.
Teşekkür ediyorum.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
152 konuşma daha · 13 Aralık 2018