Siyasette haksız rekabet pozisyonu devam ettiği müddetçe, keyfî gözaltılar devam ettiği müddetçe ekonomiyi rayına oturtmanın mümkün olmayacağına ilişkin açıklaması
Kars Milletvekili ·
HDP
Genel Kurul, 36. Birleşim · 2. yasama yılı · 18 Aralık 2018 · 240 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ayhan Bilgen (HDP), 18 Aralık 2018 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Siyasette haksız rekabet pozisyonu devam ettiği müddetçe, keyfî gözaltılar devam ettiği müddetçe ekonomiyi rayına oturtmanın mümkün olmayacağına ilişkin açıklaması); konuşma 240 kelime.
Ayhan Bilgen (HDP, Kars). “Siyasette haksız rekabet pozisyonu devam ettiği müddetçe, keyfî gözaltılar devam ettiği müddetçe ekonomiyi rayına oturtmanın mümkün olmayacağına ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim tutanağı, 18 Aralık 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ayhan-bilgen-27-2018-12-18-siyasette-haksiz-rekabet-pozisyonu-devam-ettigi-muddetce-keyfi-gozalt (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=74870
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)AYHAN BİLGEN (Kars)Sayın Başkan, bütçe ve özel olarak da Maliye Bakanlığıyla ilgili bir tartışmada, bir değerlendirmede ortaklaşabilmek için galiba devlet ile vatandaş arasındaki ilişkide vergi nereye oturuyor, bunu daha net biçimde ortaya koymamız gerekiyor. Aslında Yunus’un şiirlerindeki “kamu” kelimesi galiba daha doğru, daha şeffaf, daha hesap veren, hesap soran bir ilişki tarifini daha rahat sağlıyor.
Bakın, eğer, devlet ile toplum arasındaki ilişkiyi şöyle kurarsanız, vergilerin yönetimi açısından, harcama yapma yetkisi açısından, devlet diye ayrı bir güç var, ayrı bir irade var ve o elindeki kaynağı canı nasıl istiyorsa öyle harcama gücünü, yetkisini kullanıyor. Böyle baktığınızda, o zaman “devlet malı deniz” tabiri tam yerine oturur ve o kaynağın başına oturan, o musluğu yöneten canı nasıl istiyorsa öyle harcar. Batık krediler, birtakım yayın organlarına devlet bankalarından verilen reklamlar bu mantığın bir eseridir ama tersi varsa, kimi demokratik ülkelerde olduğu gibi vergi mükellefi olmanın kendisi aslında -tırnak içerisinde- bir patronluk pozisyonudur, sahip olma pozisyonudur ve hesap sorma pozisyonudur. Böyle olduğunda da vergi veren herkesin aynı zamanda hesap sorma ve kamu malı üzerinde hak sahibi olma pozisyonundan bahsederiz. Bugün kurulan ilişki ne yazık ki böyle bir ilişki değildir Türkiye’de. Onun için de kamu malıyla ilgili duyarlılık dibe vurmuştur. Aksine, kamu kaynaklarına ulaşmak neredeyse hızlı zengin olmanın, haksız zengin olmanın, kolayca zenginliğe ulaşmanın bir imkânı, vesilesi gibi görülmüştür.
Şimdi, burada kürsüden ifade edildiği için özellikle Yunus Emre’nin “kamu” ifadesini hatırlatmak istedim.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYHAN BİLGEN (Kars)Toparlıyorum Sayın Başkan.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
131 konuşma daha · 18 Aralık 2018