İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 43. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

Ayhan Erel

Aksaray Milletvekili · İYİ Parti

Genel Kurul, 43. Birleşim · 4. yasama yılı · 28 Ocak 2021 · 470 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ayhan Erel (İYİ Parti), 28 Ocak 2021 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 470 kelime.

Ayhan Erel (İYİ Parti, Aksaray). “Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim tutanağı, 28 Ocak 2021. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ayhan-erel-27-2021-01-28-teknoloji-gelistirme-bolgeleri-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-y (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=94904

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

AYHAN EREL (Aksaray)Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri, yüce Türk milleti; hepinizi partim İYİ PARTİ adına saygıyla selamlıyorum.

Aksaray’da otuz yıldır çaycılık yapan, 4 metrekare dükkânında sabah namazından yatsı namazına kadar yaya olarak çay dağıtan Nimetullah kardeşim mesaj göndermiş, diyor ki: “Ben otuz yıldır devlete prim ödüyorum. Prim gün sayısını tamamladım ama yaşı doldurmadığım için maalesef emekli olamıyorum. Günümüzde 1.250 lira BAĞKUR parası ödemek zorundayım. Artık ayaklarım tutmaz oldu, çalışamıyorum. Otuz yıldır ben devletime prim ödedim, ben devletimden yaşım doluncaya kadar emekli maaşı talep etmiyorum ama otuz yıldır ödediğim prim karşılığında en azından devletim devlet hastanelerinde, devletin sağlık kuruluşlarında benim tedavimi bedava yapsın.” Haklı ve makul bir talep. İktidar veya birinci parti milletvekillerine hemşehrimin mesajını iletmek durumundayım.

Yine, Aksaray’ın Eskil Akgöl yaylasından bir hemşehrim diyor ki: “Geçen hafta yem 115 liraydı, bir hafta sonra 122 lira oldu. Yine üre gübre 3.050 liraya, DAP gübre 3.550 liraya çıktı. Dolar 8.500 lirayken gübre 2.400 liraydı, dolar 7.400’e düştü ama gübre 3.050 lira oldu. Bu, anlaşılır gibi değil. Artık, biz, Tarım Kredi borcundan dolayı icralık olmaktan, bayi bayi gezip ucuz gübre aramaktan, deposunda soğanını, patatesini çürütmekten, yem fiyatlarından dolayı hayvanlarımızı kesmek zorunda kalmaktan, sütümüzün, etimizin para etmemesinden, elektrik ve mazot fiyatlarından canımızdan bezdik, artık tarlayı ekmeyeceğiz. Bugün, dışarıdan alınan buğday 2.400 liraya çıktı. Bu gidişle Allah muhafaza memleketimizi kıtlık bekliyor, ekmek bulamayacak duruma geleceğiz.” Bu köylümüzün, bu çiftçimizin feryadına lütfen kulak veriniz.

Yine Aksaray’dan hemşehrim, emekli hemşehrim Faruk Kutlu emekli maaşı bordrosunu göndermiş. Asgari ücretin 2.825 lira olduğu günümüzde, bordroya baktığımızda 1.300 küsur lira ama ek ödemelerle beraber 1.500 lirayı buluyor. 1.500 liraya baktığımızda, vatandaşımızın günlük geliri 50 lira. Bu 50 liranın 20 lirasını kiraya düştüğünüzde, geriye kalan 30 lira. 2 kişi olduğunu varsayalım, torun torba, çoluk çocuk çekip gitmişler; 2 kişi var, kişi başı 15 lira. Bu 15 liranın da 5 lirasını -yani çok zor ama- elektriğe, suya, ısınmaya ayıralım; geriye kaldı 10 lira. Empati yapalım, günde 10 lirayla bu vatandaş ne alabilir? Üstüne elbise alabilir mi? Ayağına, bırakın ayakkabıyı, çorap alabilir mi? Canının istediği bir meyveyi pazardan alabilir mi? Hani bir vatandaş “Artık bu canımı taşımaktan bıktım, çocuklarıma 1 kilo muz dahi alamıyorum, bu can bana artık fazla geliyor.” diyor ya… Lütfen arkadaşlar, günümüzde 1.500 lira emekli maaşıyla bir vatandaş nasıl geçinsin? Bir vicdan muhasebesi yapalım, elimizi vicdanımıza koyalım. Buna “1.500 lirayla geçinmek” mi diyelim “ölüme, açlığa mahkûm edilmiş” mi diyelim? Bu vatandaşlarımızın derdine çare olmaya çalışalım.

Görüşmekte olduğumuz teklifin 20’nci maddesiyle, daha önce kabul edilen AR-GE teşvik süresinin 2023 yılından 2028 yılına kadar uzatılması amaçlanmıştır. Gayet güzeldir ama ben bir tarım ve hayvancılık memleketi olan Aksaray’dan sesleniyorum, AR-GE’lere bu kadar önem verdiğimiz hâlde 1 kamyon patates karşılığında hâlâ 1 cep telefonu alabiliyorsak ve 1 cep telefonu üretemiyorsak bu AR-GE’lerin ne işe yaradığını vatandaşlarımın adına sormak istiyorum.

Gecenin bu saatinde hepinize saygı ve sevgiler sunuyorum. (İYİ PARTİ ve CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

132 konuşma daha · 28 Ocak 2021

132 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook