İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 67. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

HDP Grubu önerisi münasebetiyle

Ayşe Acar Başaran

Batman Milletvekili ·

Genel Kurul, 67. Birleşim · 3. yasama yılı · 11 Mart 2020 · 564 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ayşe Acar Başaran, 11 Mart 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 67. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HDP Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 564 kelime.

Ayşe Acar Başaran (Batman). “HDP Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 67. Birleşim tutanağı, 11 Mart 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ayse-acar-basaran-27-2020-03-11-hdp-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 27 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=86428

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

HDP GRUBU ADINA AYŞE ACAR BAŞARAN (Batman)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 8 Mart dolayısıyla, kadınların yaşadığı her türlü şiddet, baskı, çok boyutlu ayrımcılık ve ötekileştirme politikalarına karşı etkin mücadele hattının oluşturulması, yaşamın tüm alanında toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasına dönük etkin politikaların belirlenmesi için bir araştırma komisyonu kurulmasıyla ilgili verdiğimiz önerge üzerine söz almış bulunuyorum.

Değerli arkadaşlar, biz kendini bir “kadın partisi” olarak tanımlayan, kadınların yararına, kadınların hayatlarına dokunacak, kadınların mevcut ezilme ve sömürü koşullarını değiştirmeye dönük her türlü teklifi sunan, bu teklifleri destekleyen, “evet” diyen bir partiyiz. Buradan, özellikle bütün kadın arkadaşlarımızı, ideolojik düşüncelerimizi, parti kimliklerimizi bir tarafa bırakarak, kadın kimliğiyle, verdiğimiz bu öneriyi kabul etmeye davet ediyoruz. Son söyleyeceğimi başta söylemiş olayım.

Değerli arkadaşlar, geçen yıl içerisinde toplumsal cinsiyet eşitliği meselesi çok tartışıldı, çok başka bir biçimde manipüle edildi ama ben kısaca toplumsal cinsiyet eşitliğinin en basit tabirle ifadesini size okuyayım. Kadın ve erkeklerin toplumsal yaşamın her alanında eşit olmalarına, toplumsal yaşama eşit bir biçimde katılmalarına, eşit olanaklardan faydalanmalarına denir toplumsal cinsiyet eşitliği.

Değerli arkadaşlar, peki, biz Türkiye olarak toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda ne durumdayız? Biraz istatistiklere bakmak gerekiyor. Dünya Ekonomik Forumu her yıl yaptığı araştırmalardan bir tanesini daha yapmış ve maalesef, Türkiye’nin her geçen gün toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda geri sıralara düştüğünü ifade etmiş, tespit etmiş. Buna göre, geçen yıl 149, bu yıl 153 ülke arasında 130’uncu sırada olarak toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda en geri sırada yer alan bir ülke hâline gelmişiz değerli arkadaşlar.

Şimdi, her yıl bu konuda benzer raporlar açıklanıyor ve bununla ilgili çalışmalar yapılıyor. Biz de bu kürsülerden toplumsal cinsiyet eşitliği üzerine çokça konuşmalar yaptık. Birkaç gündür, özellikle 8 Mart vesilesiyle CHP ve bizler tarafından -HDP Grubu olarak en fazla biz ama diğer partilerden de- kadınların uğramış olduğu ayrımcılıkla ilgili birçok şey söylendi.

Arkadaşlar, kadınlar nasıl ayrımcılığa uğruyor? Bir: Toplumun birçok alanından kadınlar maalesef izole ediliyor. Kadınlara bir kimlik belirlenmiş; bu kimliğe göre, anne, kız kardeş, kız çocuğu olabilirler ama kadınlar kendi kimlikleriyle, kadın olma kimlikleriyle toplum içerisinde maalesef var olamıyorlar.

Kadınlar, iş alanında sürekli bir biçimde ayrımcılığa uğruyorlar. 8 Martın yani “eşit işe eşit ücret” mücadelesinin verilmesinin üzerinden yaklaşık iki yüz yıl geçmiş olmasına rağmen hâlâ kadınlar iş yaşamında emeklerinin karşısında “eşit ücret” talepleriyle sokaklara dökülüyorlar. Maalesef, Türkiye’de cinsiyet eşitsizliğinin boyutu, sadece iş yaşamında değil, kadınların bire bir yaşamlarına dokunan bir durumda.

Değerli arkadaşlar, 2019 yılında, sadece bir yıl içerisinde, tespit edilen rakamlara göre, 474 kadın, erkek şiddeti sonucunda yaşamını yitirmiş yani erkekler tarafından katledilmiş; bunların 50’si sokak ortasında yani toplumun içerisinde katledilmiş ve maalesef, boğazları kesilerek, satırlarla, bıçaklarla, aslında, örgütlenen bu erkek şiddeti, IŞİD’vari yöntemlerle kadınları katletmiş. Yani toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin geldiği noktada kadınlara bir yaşam alanı bile yok.

Bunun, bu kadın cinayetlerinin, bu kadına eşitsiz yaklaşımların politik olduğunu sürekli bir biçimde ifade ediyoruz çünkü iktidarın en üst mekanizmalarında her defasında “Boşuna uğraşmayın, kadın-erkek eşit değil.” ifadeleriyle karşı karşıya kalıyoruz. Yine, her alanda “Sen kadınsın, bir kadın olarak sus!” ifadeleriyle karşı karşıya kalıyoruz. Maalesef, bu Meclisin kendisi bile erkek egemen bir Meclis, erkeklere göre dizayn edilmiş bir Meclis ve maalesef, büyük mücadelelerimiz sonucunda geldiğimiz noktada 600 milletvekilinden sadece 103’ü kadın milletvekili.

Yine, maalesef, kadınlar kadın mücadelesi yürüttükleri için, kadın mücadelesinde ön saflarda oldukları için şu anda kadın milletvekillerimiz cezaevinde.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

AYŞE ACAR BAŞARAN (Devamla)Başkanım, bir dakikayla toparlayayım.

AYŞE KEŞİR (Düzce)Aybüke Öğretmen nerede o önergede? Aybüke Öğretmen var mı orada?

AYŞE ACAR BAŞARAN (Devamla)Biz kadın ayrımı yapmıyoruz.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

94 konuşma daha · 11 Mart 2020

94 konuşmanın tamamı →