İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 35. BİRLEŞİM · PAZAR

2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2021 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 6'ncı Tur Görüşmeleri münasebetiyle

Genel Kurul, 35. Birleşim · 6. yasama yılı · 11 Aralık 2022 · 514 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ayşe Sürücü (Halkların Demokratik Partisi), 11 Aralık 2022 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2021 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 6'ncı Tur Görüşmeleri münasebetiyle); konuşma 514 kelime.

Ayşe Sürücü (Halkların Demokratik Partisi, Şanlıurfa). “2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2021 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 6'ncı Tur Görüşmeleri münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim tutanağı, 11 Aralık 2022. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ayse-surucu-27-2022-12-11-2023-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-teklifi-ile-2021-yili-merkezi-y (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=112069

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

HDP GRUBU ADINA AYŞE SÜRÜCÜ (Şanlıurfa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu ve tüm halkımızı saygıyla selamlıyorum.

Yaşanan iklim krizleriyle bölgemizde de ciddi bir kuraklık var. Otuz beş yılı aşkın bir süredir GAP projesi tamamlanmadı ve yeterli düzeyde sulama kanalları yapılmadı. Projede hedeflenen alanların ancak yüzde 34’ü sulanabiliyor. GAP kentlerinde yani Urfa, Mardin ve Diyarbakır’daki halkımız, çiftçiler tarım yapabilmek için yer altından, 400 metrelik derinlikte kuyu kazıp su çıkarıyor. Önümüzdeki kırk elli yıl sonra bu bölgenin su kaynakları kuruyacak ve bölgenin verimli toprakları çoraklaşacaktır. Bunun önlemini neden almıyorsunuz Sayın Bakan, gerekli olan sulama kanallarını neden tamamlamıyorsunuz? Bakın, çiftçi suya erişmek için kuyu kazıp trafo kurmak zorunda kalıyor, sonra da DEDAŞ'ın abartılı faturalarıyla mağdur ediliyor; kiminin trafosu sökülüyor, kimisine icra geliyor, zaten desteklemelere de el konuluyor. Öncelikle, tarımsal faaliyette kullanılan elektriğin tüm kullanımlardan daha ucuz olması gerekirken sanayi tipi bir faturalandırma yapılıyor. Halkın bütçesini, evet, bütçeyi konuşurken artık DEDAŞ'a da bir çözüm bulun diyoruz Sayın Bakan.

Viranşehir, Siverek, Hilvan bölgelerini kapsayan 1 milyon 600 bin dönüm ekim alanı maliyetler yüksek diye sulama projesi kapsamından çıkarılmıştır. Peki, neden; halkımız adına soruyoruz. Hilvan, Fırat'a ve Atatürk Barajı'na 3-5 kilometre yakınlıkta olmasına rağmen suya erişemiyor. Viranşehir'in verimli ovalarını, Siverek'i neden pompaj sulama projesinden çıkardınız? İlk başlarda GAP'la 6 milyon insana iş olanağı sağlanacağı söyleniyordu ancak bugün Türkiye'de işsizliğin ve yoksulluğun en fazla olduğu iller GAP alanındaki illerdir.

Bugün GAP’ı, Atatürk Barajı'nı ve Urfa'yı konuşurken aslında bizim en önemli gündemlerimizden biri de mevsimlik tarım işçileri olmalı Sayın Bakan. Her yıl tarımın başkenti Urfa'dan, yine, Diyarbakır'dan, Mardin'den altı yedi ay boyunca yüz binlerce insan, mevsimlik tarım işçisi kadın ve çocuk yollara düşüyorlar; güvenli olmayan taşıma ve yolculuklarla sağlık, barınma, beslenme ve hijyen gibi en temel ihtiyaçlardan yoksun bir şekilde 20 metrekarelik çadırlarda yaşamak zorunda kalıyorlar. Gün boyu tarlada çalıştıktan sonra, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin sonucu, eve gelince de evin ağır iş yüküyle çalışan kadınlar ile eğitim hayatına devam edemeyen mevsimlik tarım işçisi çocuklara hangi hakkı tanıdınız? Mevsimlik tarım işçilerinin sağlık güvencesi olmadığı gibi yaşlandıklarında emeklilik hakları bile yok. Sayın Bakan, gelin, bu bütçede mevsimlik tarım işçileri için temel ihtiyaçları olan -barınma, beslenme, su, elektrik ve benzeri- sağlıklı ve hijyenik bir şekilde yaşayabilecekleri ortamlardan sağlık güvencesine, emeklilik hakkına kadar gerekli olan düzenlemeleri yapalım.

Bütçeyi konuşurken ithalatı esas alan bu iktidarın doğru bir tarım politikası yok arkadaşlar. Girdi maliyetlerindeki artış; mazot, gübre, zirai ilaç, elektrik ve benzeri yüzde 400 artmışken çiftçi ürettiği ürününü satamıyor. Şu an Urfa'da beyaz altın yani yüzlerce ton pamuk ambarlarda çürümeye terk edilmiş durumda. 16 liraya mal olan pamuk 10 liradan bile satılamıyor. Halka pamuk alım garantisi verilmeli ve pamuk fiyatları 25-30 TL arası olmalıdır.

Değerli halkımız, bu bütçe kadınların bütçesi değil. Türkiye'de kadına yönelik şiddet gittikçe yaygın bir hâl alırken üniformalı korucu veya devletin kolluk gücüne bağlı çalışan personelin faili olduğu kadın cinayetleri de gittikçe artmaktadır. Şırnak'ta ve Elâzığ'da Sakine Kültür ve Remziye Apaydın cinayetleri, Musa Orhan'ın İpek Er'i ölüme sürükleyen örneği gibi işte bu cinayetlerin birçoğuna yasaklar getirilerek hakikatler kamuoyundan gizlenmektedir. Son bir yıl içinde en az 310 kadın erkekler tarafından katledildi, en az 225 kadın şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

93 konuşma daha · 11 Aralık 2022

93 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook