Bakanlığına bağlı kurumlarda kayıtlı olan bazı çocukların kayıp olduğu ve bu kurumlarda kaç çocuğun olduğunu tespit edemediği iddiasıyla, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam hakkında gensoru açılmasına ilişkin önergesi (11/52)
Sakarya Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 80. Birleşim · 5. yasama yılı · 19 Mart 2015 · 1.292 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ayşenur İslam (AK Parti), 19 Mart 2015 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Bakanlığına bağlı kurumlarda kayıtlı olan bazı çocukların kayıp olduğu ve bu kurumlarda kaç çocuğun olduğunu tespit edemediği iddiasıyla, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam hakkında gensoru açılmasına ilişkin önergesi (11/52)); konuşma 1.292 kelime.
Ayşenur İslam (AK Parti, Sakarya). “Bakanlığına bağlı kurumlarda kayıtlı olan bazı çocukların kayıp olduğu ve bu kurumlarda kaç çocuğun olduğunu tespit edemediği iddiasıyla, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam hakkında gensoru açılmasına ilişkin önergesi (11/52)”. TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim tutanağı, 19 Mart 2015. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/aysenur-islam-24-2015-03-19-bakanligina-bagli-kurumlarda-kayitli-olan-bazi-cocuklarin-kayip-oldugu (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=39193
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANI AYŞENUR İSLAM (Sakarya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisinin hakkımda verdiği gensoru önergesi vesilesiyle söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, biraz önce ve daha önce sorulan soruların tümüne burada cevap vermeye çalışacağım ama burada, bu kürsüde bundan önce, bundan sonra ve şu anda hiçbir hezeyana, hiçbir ön yargıya, hiçbir hakarete, hiçbir sözlü şiddet girişimine cevap vermedim, vermiyorum, vermeyeceğim, bunu peşinen ilan etmek istiyorum. Öğrenmek maksadıyla değerli arkadaşlarımın sorduğu bütün sorulara şimdi cevap vereceğim, bundan önce cevap verdim, bundan sonra da daima cevap vermeye devam edeceğim.
Biz, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı olarak, çalışma alanımızın temel unsurunun insan olması dolayısıyla, görev alanımıza giren dezavantajlı toplum kesimleri için yapılan çalışmaların ve üretilen hizmetlerin her türlü siyasi mülahazanın dışında tutulması gerektiği ve zaruretinin altını çiziyoruz arkadaşlar. Hükûmet olarak on üç yıl içerisinde sosyal hizmet, sosyal yardım ve genel olarak sosyal politika alanında neler yaptığımızı siz değerli milletvekilleri ve vatandaşlarımız aslında yakinen biliyorlar. Bundan sonra da bu çalışmalar artarak devam edecek, bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Bu gerçek, Adalet ve Kalkınma Partisi hükûmetlerinden önce bu hizmetler için ayrılan kaynaklarla bizim dönemimizin rakamları karşılaştırıldığında açıkça görülebilir.
Değerli arkadaşlar, Bakanlığıma bağlı olarak bakım hizmeti vermekte olan bakım kuruluşları, tarihinde hiçbir zaman olmadığı kadar iyi durumdadır ve hizmet kalitemiz bütün dünyaya örneklik teşkil edecek düzeydedir. Özellikle çocuk koruma sisteminde bizim hükûmetlerimiz döneminde yaşanan iyileşmeler, UNICEF ve diğer uluslararası kuruluşlarca dünyaya örnek olarak sunulmaktadır.
AK PARTİ iktidarlarından önce dağınık bir durumda bulunan sosyal hizmet ve sosyal yardım kuruluşları, bizim dönemimizde tek çatı altında toplanmıştır. 633 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’yle kurulan Bakanlığımız bünyesinde aile, çocuk, kadın, yaşlı, engelli, sosyal yardımlar, şehit yakınları ve gazilere yönelik hizmetler bütünsel bir bakış açısıyla uygulanmakta ve hizmetlerde etkinlik ve verimlilik sağlanmaktadır.
Bakanlık olarak temel hedefimiz, vatandaşlarımızın hayat kalitesini yükseltmek, sosyal devlet anlayışıyla hak temelli hizmeti esas alarak onları her türlü ihmal, istismar ve dışlanmaya karşı korumak, muhtaçlıklarını ve mağduriyetlerini gidermektir.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı olarak hizmet politikalarımızın temelinde aile odaklı bakış açısı bulunmaktadır. Bu bakış açısıyla temel hedef kitlemiz olan kadını, erkeği, çocuğu, yaşlıyı, engelliyi, şehit yakınlarını ve gazileri ilgilendiren her alanda çok boyutlu ve kapsamlı çalışmalarla birbirine entegre olabilen ve değişen şartlara göre farklı uygulama modülleri olan yeni programlarla projeler geliştirdik ve geliştirmeye devam ediyoruz.
Değerli milletvekilleri, ülkemizin geleceği olan çocuklarımızı her şeyin üstünde tutuyor, “İstikbalimiz için önce çocuk, çocuklarımız için de önce aile.” diyoruz. Çocuklar için en iyi bakım ortamının aile olduğu düşüncesiyle, çocuk politikamızın temel eksenini “aile yanında bakım” olarak belirlemiş bulunuyoruz. Çocuk haklarını düzenleyen temel uluslararası metin olan Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin temel ilkeleri de çocuğun anne ve babasından ayrılmaması gerektiğini vurgulamakta, bu bir gerçeğin altını çizmektedir. Bakanlığımızın korunmaya ihtiyacı olan çocuklara ilişkin temel hizmet politikası, çocukların öncelikle öz aileleri veya yakınlarının yanında bakımlarını sağlamaya yönelik tedbirler almak, bunun mümkün olmaması hâlinde ise çocukların toplu bakım kuruluşları, yani çocuk yuvaları ve yetiştirme yurtları yerine ev tipi bakım kuruluşları olan çocuk evi veya çocuk evi sitelerinde bakılmalarını sağlamaktır. Bu kapsamda başlatılan hizmet dönüşümü çalışmalarında son aşamaya gelinmiş ve çocuklarımızın yüzde 90’ı eski tip toplu bakım kuruluşları olan yetiştirme yurtları ve çocuk yuvaları yerine ortalama en fazla 5 ile 10 çocuğumuzun bir arada bakıldığı ev tipi bakım kuruluşlarına yerleştirilmiştir.
Bakanlık olarak çocuklarımızın psikososyal yönden sağlıklı gelişimleri için aile yanında olmalarını tercih ettiğimizi belirtmiştim. Bu amaçla, çocuğun öz ailesi yanında bakımına yönelik çalışmalara öncelik veriyoruz. Bu kapsamda, son on yılda kuruluşlarımızda kalan çocukların ailelerine yönelik psikolojik danışmanlık ve rehberlik hizmetinin yanı sıra, sosyoekonomik destek sağlayarak 10.616 çocuğumuzu ailesinin yanına döndürdük. Bu ay itibarıyla bin kadar çocuk evimizde yaklaşık 5 bin çocuğumuz yirmi dört saat aralıksız bakım esasına göre bakılmakta, 500’e yakın çocuk evi sitemizde de 4.500 kadar çocuğumuz bakım altında bulunmaktadır. Yeni kuruluş modellerimiz olan bu iki kuruluşumuz kamusal bakım sistemimizin temelini oluşturmaktadır. Bu modeller kuruluş bakımı açısından çok başarılı ve dünyaya örneklik teşkil eden modellerdir.
Bakanlığımızın aile odaklı bakım uygulamalarından bir diğeri de koruyucu aile sistemidir. Koruyucu aile sistemi, ailesini kaybetmiş veya ailesi yanında bakılması uygun görülmeyen çocuklarımızın bu çocuklara reşit oluncaya kadar bakmayı kabul eden uygun ailelere verilmesi uygulamasıdır. Kuruluşlarımızda koruma ve bakım altında bulunan çocuklarımızın aile odaklı hizmet modellerinden yararlandırılması amacıyla, bugün itibarıyla, 4.150 çocuğumuzu koruyucu aile hizmetinden yararlandırmış, sıcak ve şefkatli aile ortamında yaşayıp gelişmelerini sağlamış bulunuyoruz. Bu uygulamayı önümüzdeki aylarda daha da geliştireceğiz.
Bakanlığımızın yürüttüğü bir diğer aile odaklı hizmetse evlat edindirme hizmetidir. Bu kapsamda, 13.694 çocuğumuz evlat edindirilerek sıcak bir aile ortamına kavuşturulmuştur.
Bize göre en iyi bakım kuruluşu aile, en iyi bakım ortamı ise aile ortamıdır. Bu inançla sosyal ve ekonomik yoksunluk sebebiyle çocuklarına bakmakta zorluk çeken ailelerimize kendi çocuklarına baktıkları için ekonomik ve sosyal destek sağlıyoruz, kendi çocuklarına baktıkları için. Bu uygulama kapsamında yıllık ortalama 60 bin çocuğumuzun kuruluş bakımına alınmadan sosyal ve ekonomik destekle ailesinin yanında bakılmasını sağlıyoruz. Böylelikle hem çocuğu ailesinden hem de aileyi çocuklarından mahrum etmemiş oluyoruz.
Kurum ve kuruluşlarımızda bakım altında olan çocuklarımızın fiziksel, zihinsel ve duygusal gelişimlerini sağlamak için, olumlu ve düzenli hayat alışkanlıklarını sürdürebilmeleri ve toplumsal değerleri kazanmaları amacıyla kuruluşlarımız bünyesinde çocukların ilgi, istek ve yetenekleri doğrultusunda atölye çalışmaları, sportif etkinlikler ve kurslar düzenliyor, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca düzenlenen çeşitli kurslara katılımlarını sağlıyoruz. Yüce Meclisimizin destekleriyle çıkarmış olduğumuz 6518 sayılı Yasa kapsamında kurum bakımındaki çocuklarımızın akademik ve sosyal başarılarını artırmak için ayrılan kontenjanla 400’e yakın çocuğumuzun özel okullarda ücretsiz olarak yerleştirilmesini sağladık.
Çocuklarımızın eğitim başarısına da kısaca değinirsem, 2013-2014 eğitim ve öğretim yılında çocuklarımızdan 415’i lisans yerleştirme sınavına girmiş olup 293’ü yükseköğrenime girmeye hak kazanmıştır yani çocuklarımızın bu alandaki başarısı yüzde 71’dir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kuruluşlarımıza kayıtlı olduğu hâlde fiilen bulunmayan çocukların nerede olduğunun tespit edilemediği konusuna gelince. Bakanlığımız bünyesinde kuruluşlarımız, korunmaya muhtaç çocukların bedensel, eğitsel, duygusal, psikososyal gelişimlerini sağlamak ve sağlıklı bir kişilik kazandırmak amacıyla Çocuk Hakları Sözleşmesi ve Çocuk Koruma Kanunu’nun özünde yer aldığı gibi çocuklarımızın hürriyetlerini sınırlamadan okula gitmelerinin, sportif ve kültürel faaliyetlere katılmalarının sağlandığı, kısaca sosyal hayatın içinde yer aldıkları bir sistem olarak açık kapı sistemiyle çalışmaktadır. Bu kuruluşlarımız cezaevi gibi düşünülmemelidir. Bizler bu çocukları hapsetmiyoruz, özgürlüklerini kısıtlamıyoruz. Bu nedenle de nasıl ki ailelerinin yanında yaşayan çocuklar için ailesinden izinsiz olarak eve dönmeyen, evden kaçan çocuklar varsa bizim kuruluşlarımızda da bakım altında olan çocuklarımızın bir kısmı zaman zaman kuruluşlarımızdan izinsiz olarak ayrılmaktadırlar.
Haklarında koruma ve bakım tedbiri kararı alınan her çocuk kuruluşlarımızda öncelikle kayıt altına alınır. Ancak bazı çocuklarımızın yüksek yararı gereğince geçici olarak ailesi, yakını ya da gönüllü aileler yanına izinli verilmesi, eğitim veya kurs amacıyla bu yerlerde yatılı kalmaları, kamp ve sosyal etkinliklere katılmaları veya hastanede olmaları gibi durumlarda “fiilen kuruluşta bulunmayan ancak istatistiklerimizde kayıtlı olan çocuk” şeklinde yer almaktadırlar. Bir kısım çocuğumuzsa kuruluştan izinsiz ayrılan ve geri dönmeyen çocuklarımızdır. İstatistiklerde yer alan kayıtlı çocuk sayısı ile fiilen kurumlarımızda kalan çocuk sayısı arasındaki farkın kamuoyu tarafından “nerede olduğu bilinmeyen çocuk” şeklinde bir yanlış algıya neden olmaması için istatistik sistemimizde yeni bir düzenlemeye gittik. Yeni sistemde istatistikler daha ayrıntılı verilecek ve çocuklarımızın durumlarıyla ilgili olarak kamuoyu daha detaylı olarak bilgilendirilecektir.
Biraz önce de söyledim, bizim bütün kuruluşlarımız açık kapı sistemiyle çalışmaktadır. Buralar hapishane değildir, bu nedenle zaman zaman bu kuruluşlarımızdan izinsiz ayrılan çocuklarımız olabilmektedir. Herhangi bir sebeple kuruluşlarımızdan izinsiz ayrılan bir çocuğumuz olduğunda durum derhâl ilgili güvenlik birimlerine, varsa çocuğun ailesine ve mahkemeye bildirilmektedir. Bu çocukların kuruluştan izinsiz ayrılma nedenlerine baktığımızda, en önemli nedenin çocuğun ailesinden ve alıştığı sosyal çevreden ayrılarak kuruluştaki yeni hayatını ilk etapta benimseyememesinden ve ailesiyle geçirdiği zamanlara özlem duymasından kaynaklandığını görüyoruz. Ayrıca kuruluştaki kurallı ortam ilk aşamada bazı çocukların uyum sorunu yaşamalarına da yol açabiliyor. Bu durumdaki çocuklarımızın önemli bir kısmı ailesinin yanına gitmekte, bir bölümü geçmişte yaşadığı sosyal çevresine, arkadaş çevresine dönmektedir. Sonuçta, bu çocuklarımızın yeri tespit edilmekte ve gerekli mesleki çalışmalar da yapılmaktadır. İzinsiz olarak ailesi ve akrabası yanına giden çocukların durumu yeniden değerlendirilerek yararlanacağı uygun hizmet modelleri belirlenmektedir. Bu durumdaki çocuklarımızın aranması ve bulunup tekrar kuruluşlarımıza döndürülmesi süreçlerinde… (Gürültüler)
Sayın Başkan, kendi sesimi bile duyamıyorum.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
77 konuşma daha · 19 Mart 2015