2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin Maddeleri münasebetiyle
Hatay Milletvekili ·
Genel Kurul, 37. Birleşim · 3. yasama yılı · 18 Aralık 2019 · 407 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Barış Atay Mengüllüoğlu, 18 Aralık 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 37. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin Maddeleri münasebetiyle); konuşma 407 kelime.
Barış Atay Mengüllüoğlu (Hatay). “2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin Maddeleri münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 37. Birleşim tutanağı, 18 Aralık 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/baris-atay-mengulluoglu-27-2019-12-18-2020-yili-merkezi-yonetim-butce-kanun-teklifi-ile-2018-yili-merkezi-yo (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=84034
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)BARIŞ ATAY MENGÜLLÜOĞLU (Hatay)Tüm emekçi halkımızı selamlayarak başlıyorum.
Bütçe teklifini incelerken fark ettim ki her maddenin altında “Cumhurbaşkanı yetkilidir.” yazıyor. Cumhurbaşkanı aslında tek yetkilidir. 1,1 trilyon değerinde bir bütçeyi Cumhurbaşkanının tek yetkisine bırakmış durumdayız ama burada tartışıyor gibi yapıyoruz.
Aslında, Cumhurbaşkanı sadece bu konuda tek yetkili değil tabii. Örneğin, termik santrallerle ilgili yasa teklifi getirdiniz buraya, canhıraş bir savaş içinde kabul ettirdiniz; ondan sonra, Cumhurbaşkanının içine sinmedi, sonra davulla zurnayla teklifinizin reddedilmesini kutladınız.
Mesela, bir haftadır Ziraat Bankasıyla ilgili tartışılıyor burada. Ziraat Bankasının, aslında, söylenildiği gibi bir paraya yatırım yapmadığı, batık bir şirketi kurtarmadığı iddia ediliyor. Bir hafta sonra Cumhurbaşkanı diyor ki: “Vallahi benim içime sinmedi.” Genel Müdürü arıyor, diyor ki: “Vazgeçtik zaten.” ve şu an Ziraat Bankasıyla ilgili hiçbir tartışma yapmıyorsunuz.
Kanal İstanbul için de aynı şeyleri yaşayacağınızın garantisini verebilirim. 75 milyar dolarlık bir yatırımdan bahsediyorsunuz. “Deprem riskini artırır.” deniyor, “Şehirleşmeyi artırır.” deniyor, her şey söyleniyor ama hiç dinlemiyorsunuz. Neden? Çünkü tek yetkili kişi şu an Kanal İstanbul’un iyi olduğunu söylüyor. “Çok parlak bir fikir var, Kanal İstanbul için en az 1 milyon ağaç kesilecek, şehirleşmeyle milyonlarca ağaç daha kesilecek. Kolaysa kessinler! Her ağaca bir partiliyi bağlarız, mâni oluruz buna. Mâni olamıyorsak çıkan toprakla bir ada yaparız, adanın üzerine de bir devlet başkanlığı sarayı daha inşa ederiz.” Buna itirazınızın olacağını düşünmüyorum arkadaşlar çünkü bu, Genel Başkan Vekiliniz Numan Kurtulmuş’un teklifi. Bu teklif herhâlde hoşunuza gider diye düşünüyorum.
Bu 1,1 trilyon bütçenin içerisinde 14 milyar lira Cumhurbaşkanlığına ayrılmış. Üzerine, tanıtım için 92 milyon lira daha ayrılmış. Üzerine, Cumhurbaşkanına maaş veriyoruz. Üzerine, Cumhurbaşkanına emekli maaşı veriyoruz. Üzerine, saraylarının maliyetini karşılıyoruz hem yüzen hem yürüyen hem uçan hem kaçan hem yazlık hem kışlık. Üzerine, kâr amacı gütmeyen kurumlara transfer veriyoruz ama bunu hem Cumhurbaşkanlığından veriyoruz hem Diyanet İşlerinden veriyoruz, hatta Diyanet İşlerinin 11 milyar lira da ayrı bütçesi var; bir de ayrıca belediyelerden veriyoruz bunu ama yetmiyor.
İçişleri Bakanlığına 76 milyar lira bütçe veriyoruz, bekçiler kovboy gibi 3’lü, 4’lü caddelerde dolaşıyor ama hapishaneden kaçmış birinin işlediği cinayet için Süleyman Soylu diyebiliyor ki: “Bize hesap sormayın, eleştirmeyin; sonuçta, ölen geri gelmez.”
Bunların yanında, Kültür Bakanlığına 5 milyar lira bütçe veriyorsunuz. Kültür Bakanlığı da o sırada Hasankeyf’in dinamitlerle patlatılmasını izlemekle meşgul, camilerin taşınmasını izlemekle meşgul, üzerine, hazine aramak için boşaltılan Dipsiz Göl’ü doldurmakla meşgul. Ya arkadaşlar, küvet mi dolduruyorsunuz? Gölü boşalttılar; ya, bundan daha absürt bir şey olabilir mi?
CİHAN PEKTAŞ (Gümüşhane)Bilmeden konuşma, orası göl falan değil.
BARIŞ ATAY MENGÜLLÜOĞLU (Devamla)Tamam, bildiklerini de sen konuşursun.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
174 konuşma daha · 18 Aralık 2019