İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 13. BİRLEŞİM · SALI

Su Ürünleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

Bedri Serter

İzmir Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 13. Birleşim · 3. yasama yılı · 5 Kasım 2019 · 496 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Bedri Serter (CHP), 5 Kasım 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Su Ürünleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 496 kelime.

Bedri Serter (CHP, İzmir). “Su Ürünleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim tutanağı, 5 Kasım 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bedri-serter-27-2019-11-05-su-urunleri-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi-munase (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=81514

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

BEDRİ SERTER (İzmir)Sayın Başkan, çok teşekkür ediyorum.

Öncelikle 3’üncü Genel Başkanımız Sayın Bülent Ecevit’in 13’üncü ölüm yıl dönümünü rahmetle ve saygıyla anmakla başlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Su Ürünleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin tümü üzerinde grubum adına “evet” oyu kullanacağımızı açıklarken tamamlayacağımız bazı noktaları da sizlerle paylaşmak istiyorum, ondan dolayı söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisimizi saygıyla selamlıyorum.

Ben bu ülkenin bir milletvekiliyim, sizler de bu ülkenin seçilmiş değerli milletvekillerisiniz; bugün buradayım, sizler de buradasınız çünkü bazı gerçekler var ki hepimizi derinden etkilemekte. İzmir gibi bir deniz kentinde çupranın, barbun balığının, sardalyanın, tekirin, palamudun, topan kefalin tadını çocukluğundan beri damağında hisseden biri olarak, Kemeraltı’nın deniz kokan Havra Sokağı’nda öğlen yemeğini harçlığının ancak yetebildiği ekmek arası sardalyayla doyuran 10 yaşında bir çocuk iken denizin yosun kokusuyla büyümüş, tuzuyla olgunlaşmış yerli ve millî bir milletvekili olarak bu hazinelerimizin layıkıyla korunması adına bugün bu kürsüden sizlere sesleniyorum değerli milletvekilleri. Önümüzde önemli bir gündem maddesi olarak duran ve değerlendirmeye aldığımız Su Ürünleri Kanunu’na kafa yormamak mümkün değil. Bugün burada, ben sizlerle birlikte bunun kavgasını vermezsem yarın İzmir’de balıkçı kardeşim Şakir’e ne derim acaba? Kırk sekiz yıl önce hazırlanmış bir kanunu güncellemek ve hayatın şu anki gerçekleriyle yüzleşerek yasalaştırmak bizlere yakışmaz mı? Su ürünleri fakültelerinde okuyan sevgili öğrencilerimizin ve evlatlarımızın mühendis olabilmek için dört yıl dirsek çürüterek okumalarını bir kenara itmek haksızlık değil midir? Su ürünleri mühendisi olmuş evlatlarımızın ve onları yetiştiren hocalarımızın çabası, topluma, çocuklarımıza sağlıklı deniz ürünlerini ulaştırmak ve bu ekosistemin gelişmesi için çalışmak değil midir? Ve onların mesleklerini icra etmeleri doğal bir seleksiyon değil midir?

Sevgili vekillerim, bir düşünün, üç tarafı denizlerle çevrili bu cennet ülkemde Konya’nın Beyşehir Gölü, Erzincan’ın tuzlu akarsularının damarlarımızda akışını hissederken ve doğal zenginlikleriyle bu cennet vatanımızda yaşarken, bizler limanlarıyla dünya ticaretinde söz sahibi olmak ve bu ticaretin önemli bir paydaşı olmak isterken, denizcilik ve su ürünleri bakanlığımızın olması ülkemize yakışmaz mıydı? Sizleri düşünmeye davet ediyorum. Doğanın ve Allah’ın bize bahşettiği tüm bu zenginlikleri sadece Tarım ve Orman Bakanlığımızın sorumluluğuna vermek hem Tarım ve Orman Bakanlığına büyük bir yük getiriyor hem de denizlerimize ve denizcilerimize büyük bir kötülük olmuyor mu?

Bir düşünün, büyüklüğü, büyüklü küçüklü 120 doğal göl, 42 akarsuya sahip, 8.333 kilometre deniz sınırı olan güzel Türkiye’mizin bu doğal varlıklarını korumak ve daha da zenginleştirmek adına çalışacak ayrı bir bakanlığımızın olması nasıl mümkün kılınabilir, siz değerli vekillerimize soruyorum. Tabii ki bu bakanlığın ismine de “Denizcilik ve Su Ürünleri Bakanlığı” desek, herhâlde Afyonlu hemşehrilerimizin dediği gibi, ekmekli kadayıfın üstüne kaymak olur, değil mi?

Bir de madalyonun öbür yüzüne bakalım mı? Madalyonun öbür yüzünde, bu işe gönül vermiş ve yetişmiş, sayıları 15 binleri geçen su ürünleri fakültesi mezunu, bunun yanında denizcilik fakültelerinden mezun olan on binlerce genç evladımızın bu sorunlarını kim çözecek? Bence, önce bu yüce Meclis görevini yapmalı, sonra da kurulması gereken denizcilik ve su ürünleri bakanlığımızı nasıl kuracağımızı düşünmeliyiz.

Özetle, bu kadar konuşma boşuna değil. Vekillerim, birçok fakültede su ürünleri mühendisi yetiştireceksiniz ve sonra bir kanun çıkarıp “fahri su ürünleri görevlisi” adı altında bir meslek çıkaracaksınız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

118 konuşma daha · 5 Kasım 2019

118 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook