Turizmi teşvik kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:217)
Mersin Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 100. Birleşim · 2. yasama yılı · 7 Mayıs 2008 · 1.015 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Behiç Çelik (MHP), 7 Mayıs 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TURİZMİ TEŞVİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.:217)); konuşma 1.015 kelime.
Behiç Çelik (MHP, Mersin). “Turizmi teşvik kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:217)”. TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim tutanağı, 7 Mayıs 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/behic-celik-23-2008-05-07-turizmi-tesvik-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-s (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MHP GRUBU ADINA BEHİÇ ÇELİK (Mersin)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; 217 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 4’üncü maddesi üzerinde konuşma yapmak üzere grubum adına söz almış bulunmaktayım. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
2008 turizm sezonunun Mersin ilinde açılmasından dolayı Sayın Bakana huzurlarınızda teşekkür etmek istiyorum. Dileğim ve ümidim odur ki Türkiye'nin en güzel turizm illerinden biri olan Mersin’in, tıpkı Antalya gibi, yakın ve orta vadede turizm anlamında önemini daha da kazanmasını ve bu konuda Hükûmetin üzerine düşen görevi bihakkın yapmasını yürekten diliyorum.
Tasarının 4’üncü maddesi ile 2634 sayılı Kanun’un 30’uncu maddesi değiştirilmektedir. Buna göre 2634 sayılı Kanun’da, belgeli yatırım ve işletmeleri, bu yatırım ve işletmelerin belgeye esas olan niteliklerini, bu niteliklerini koruyup korumadıklarını denetleme ve işletmeleri sınıflandırma yetkisi Bakanlığa ait iken yeni getirilen tasarı ile Bakanlık gerekli görmesi hâlinde denetim ve sınıflandırmaya esas oluşturacak tespitler ile yetkisinde olan diğer kültür ve turizm hizmetlerinden Bakanlıkça uygun görülenleri yetkili kılınacak uzman gerçek veya tüzel kişiler ile sivil toplum kuruluşlarına da yaptırabileceği belirtilmektedir.
Sayın milletvekilleri, 1982 Anayasası’nın 128’inci maddesi “Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişiliklerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür. Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.” hükmünü amirdir. Bu Yasa’nın 30’uncu maddesinin önerilen şeklinde, Bakanlığın gerekli gördüğü hâllerde denetim ve sınıflandırmaya esas oluşturacak tespitler ile yetkisinde olan eğitim ve rehberlik konularındaki hizmetleri, yetkili kılınacak uzman gerçek veya tüzel kişiler ile sivil toplum kuruluşlarına yaptırabileceğine işaret edilmektedir. Böyle bir düzenleme yapılmaktadır. Bu düzenleme, Anayasa hükmüne karşılık getirilmek istenilen bu düzenleme, tabii ki, doğal olarak biraz önce yukarıda ifade ettiğim Anayasa hükmüne aykırılık içermektedir.
Ayrıca, denetim yetkisinin devri istenilen sivil toplum örgütleri kimlerdir? Devletin denetim yetkilerinin devri hangi gerekçeye dayanmaktadır? Sivil toplum örgütleri ne zamandan beri kamu erkini kullanabilir olmuşlardır? Kamu erki kullanan bir sivil toplum örgütü olabilir mi? Sivil toplum örgütünden kasıt meslek örgütü ise kastedilen meslek örgütü hangi kanunla ne zaman ve ne şekilde kurulmuştur? Bakanlık, sektörel denetimi yapmamakta mıdır? Turizm yatırım ve işletmelerinin denetiminin söz konusu sivil toplum örgütlerine devriyle oluşacak gayrikanuni, gayriahlaki rant hesaplanmış mıdır? Bakanlığın uyguladığı 2634 sayılı Yasa’nın getirdiği istisna hükümler kapsamında sektörel standartların belirlenmesi Bakanlık uhdesinde olmakla birlikte, başka kişi veya kurumlara yetki devri hâlinde gerek ulusal hukuk gerekse uluslararası sözleşmeler kapsamında bu görev Türk Standartları Enstitüsünün değil midir? Bakanlıkta istihdam edilen müfettiş ve kontrolörlerin bu görevi ifada nitelik ve nicelik sorunu mu vardır? Varsa bu elemanların nitelikleri ve özlük haklarına ilişkin iyileştirme önerileriniz niçin yok, niçin kanun teklifinde bulunulmamaktadır? Devletin denetim fonksiyonunu kısırlaştırmak iktidarın teamülü hâline gelmiş olup bu alanda çok ciddi çalışmaları olduğunu bildiğimiz ve Türk turizminin bugünkü düzeye gelmesine büyük katkıları olan Kültür ve Turizm Bakanlığının asli fonksiyonlarından olan denetimi yok etmekle ne tür bir yarar umulmaktadır?
Birçok ülkede örnek model alınan ve iyi işleyen bir sistemi değiştirmenin hiçbir gereği yoktur. Bunu yapmak yerine turizm sektörünün meslek örgütlenmesine ve meslek standartlarının oluşmasına gayret etmek sektörde çalışan milyonlarca insanı etkileyen bir çalışma olacakken, bunun sektörün sadece yüzde 20’sini temsil eden Dernekler Kanunu’na tabi üç beş derneği memnun etme gayreti olduğunu düşünmekteyim.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Turizmi Teşvik Kanunu, yürürlüğe girdiği 1983 yılından bu yana, kötü idarelerin elinde “turizmi geliştirme” adıyla yapılan orman katliamlarının da maalesef sorumlusu olmuştur. Şimdi de “tahsis yasası” olarak adlandırabileceğimiz bu tasarı ile bu katliama büyük bir hız kazandırılacaktır.
Kanun’un 8’inci maddesi, malum olduğu üzere, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmişti ve bu 8’inci madde doğrudan ve açıkça ormanları hedef alan bir maddedir. Dolayısıyla, sadece Antalya-Sorgun ormanının dâhi ne ölçüde tahrip edildiği bu madde kapsamında mütalaa edilmelidir.
Değerli milletvekilleri, orman alanlarımız sadece ağaçlar topluluğu ya da kaynak yaratılacak alanlar olarak görülmemeli; doğal kaynak değil, doğal varlıklar olarak algılanmalıdır. Ormanlarımız, su havzalarının ve su rejiminin temelini oluşturan, içinde dokuz bin canlı türü ve hayvan türünü barındıran flora, fauna yaşam alanıdır. Ormanlarımız, iklimin yumuşaması, oksijen üretmesi ve hava kirliliğini önlemesi yanında erozyon, çığ, sel, çölleşme, susuzluk gibi çevre sorunlarına da çözüm üretmesi yönünde, özetle yaşamın her alanında olmazsa olmaz olan doğal zenginliklerimiz ve varlıklarımızdır. Ancak orman alanlarını bir rant kaynağı olarak gören siyasal iktidarın hazırladığı yeni tasarıyla, kıyılardan sonra ormanların da beton yığını hâline gelmesi amaçlanıyor.
Orman arazilerinin önce Turizm Bakanlığına devri, ardından Bakanlığın, bu arazileri yerli ve yabancı uyruklu gerçek veya tüzel kişilere tahsis edebilmesinin önü bir kez daha açılıyor ve yasada söz konusu edilen değişikliğin “sermayenin serbest dolaşımı” adı altında, IMF niyet mektubunda, 2002-2004 hedefleri kapsamında ve AB müktesebatına uyum çerçevesinde, Bakanlar Kurulu kararına uygun olarak, tıpkı 2003 yılında yapılan düzenleme gibi, önceden yapıldığı görülmektedir. Burada, Anayasa Mahkemesinin iptal kararını ve iptal gerekçelerini de dikkatinize sunmak istiyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; orman sayılan yerlerden Bakanlığa sağlık, termal, kış, eko, kıyı, golf ve deniz turizmi vasfıyla tahsis edilecek yerlerin orman alanlarının her yerinden seçilebileceği ve böylece ormanların geniş kapsamlı olarak yerli ve yabancı sermayenin kullanımına açılacağı ortadadır. Üstün kamu yararı ilkesi gözetileceği iddia edilen yerlere inşaat, golf sahaları ve lüks otellerin üstün kamu yararı ilkesine değil, sermayeye hizmet ettiği gözden kaçırılmaktadır.
Ormanların belirli bir zümreye ait bir kullanım alanı gibi görülmesi kabul edilemez. Tüm yurttaşların yararlanabileceği orman alanlarının, golf sahalarına, lüks otellere, yat turizmine, ralli alanlarına dönüştürülmesi çevre ve insan haklarına da aykırıdır. Sağlıklı ve doğal bir ortamda yaşam hakkının ihlal edilmesinin önünü açacak, meşruluğu tartışmalı böyle bir yasa tasarısı geri çekilmelidir.
Saygıdeğer milletvekilleri, ormanlar, nitelikleri ve işlevleri dolayısıyla toplumun ve insanlığın ortak değerleridir ve asla özelleştirmeye konu edilmemelidir. Orman alanlarına yönelik örtülü bir affı içerecek, suç işleyenleri ödüllendirip özendirecek ve ekolojik yıkımlara yol açabilecek nitelikteki anayasal ve yasal düzenlemeler gündemden çıkarılmalıdır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Çelik.
BEHİÇ ÇELİK (Devamla)Teşekkür ederim.
İptal edilen yasa maddesinde bile yer almayan kıyılar, yaylalar ve jeotermal kaynaklara sahip alanların yeni tasarıyla yapılaşmaya ve yerli ve yabancı sermayeye tahsisinin önünün açılması kabul edilemez. Daha güzel bir yaşam, daha güzel ve sağlıklı bir çevre ve Türkiye için her koşulda ormanlarımıza, sahillerimize ve devletimize sahip çıkmak durumundayız.
Bu yasadan vazgeçmek bir erdemdir diyorum. Dolayısıyla, bu yasanın üstün kamu yararı ilkesi gözetilerek yeniden düzenlenmesi taraftarıyız.
Bu duygularla tekrar yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
Teşekkür ederim.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
99 konuşma daha · 7 Mayıs 2008