İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 98. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre grup önerileri hakkında

Behiç Çelik

Mersin Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 98. Birleşim · 3. yasama yılı · 3 Haziran 2009 · 579 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Behiç Çelik (MHP), 3 Haziran 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İÇTÜZÜĞÜN 19 UNCU MADDESİNE GÖRE GRUP ÖNERİLERİ HAKKINDA); konuşma 579 kelime.

Behiç Çelik (MHP, Mersin). “İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre grup önerileri hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim tutanağı, 3 Haziran 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/behic-celik-23-2009-06-03-ictuzugun-19-uncu-maddesine-gore-grup-onerileri-hakkinda (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

BEHİÇ ÇELİK (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 263 sıra sayılı Tasarı’nın 5’inci maddesi üzerine verilen bir önerge hakkında söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Aslında mayın konusunda, değerli milletvekilleri, şu ana kadar söylenecek olan her şey söylendi hemen hemen ama bütün bunlara rağmen, biz, kendi iç bünyemizde, Türkiye’mizde bunun yankılarının nasıl olduğunu sorgularken diğer taraftan da dışarıda, Türkiye Büyük Millet Meclisinde, Genel Kurulda tartışılan bu hususun yankısının nasıl olduğunu da irdelememiz gerektiği ortadadır. En son, Financial Times’da, bir İngiliz gazetesinde çıkan haberde, bizim yani Türk milletinin temsilcileri olarak bizlerin iki bölüme ayrıldığını, bir grubun Türkiye'nin millî çıkarlarını savunduğunu ve bu millî çıkarları savunan insanların bu ülkenin kuruluş felsefesine bağlı olarak iş birliği yapmadan, daha bağımsızlıkçı ve egemenliğine düşkün bir grup Yani milliyetçi düşünceyle hareket edenler, diğer taraftan da iş birliği içerisinde olanlar -yani bu yasayı iktidar partisi grubuna dayatan iradeyi kastediyorum- arasında ciddi bir mücadele olduğunu Financial Times yazıyor. Yani burada, aslında Türkiye'nin kendi millî çıkarları konusunda yüzde yüz bir mutabakat olması gerekirken dış basında konunun bu şekilde ele alınması, irdelenmesi gerçekten yürek parçalayıcı, içler acısı bir durumdur. Burada, Hükûmetin başı olan Sayın Başbakana özellikle bir görev düşmektedir.

Peki, bu mayın temizleme işi gündeme gelirken -bunun yanında başka bir soru sorayım- Suriye devleti niçin sessiz? Suriye basınında hiç haber çıkıyor mu, hiç konuşma oluyor mu? Niye acaba? Nasıl susturuldu Suriye? Niçin Beşşar Esad konuşmuyor? Golan’la ilgili, acaba, Türk Hükûmetinin de bilgisi dâhilinde birtakım taahhütler söz konusu mu? Bu soruların hepsinin cevabının verilmesi gerekiyor.

Türkiye öyle ucuz bir devlet değildir. Türkiye, AKP İktidarını aşacak boyutta devasa bir devlettir. Onun için, bu devlete layık, gerekli bilgi birikimine, yönetim birikimine, tarihî birikime sahip olan iyi bir kadronun halkımız tarafından seçilerek yönetmesi gerekir ki o zaman Türkiye bir cihan devleti olabilecektir.

KEMALETTİN AYDIN (Gümüşhane)Yaptığımız o.

BEHİÇ ÇELİK (Devamla)Ancak şu anda zelil, sefil, perişan duruma düşürülmektedir. Mayın işi sadece budur. Sadece mayından dolayı dahi AKP İktidarının Türkiye’yi dışarıda ve içeride içine düşürdüğü durum içler acısıdır.

1 Mart tezkeresini hatırlıyorsunuz. Teşekkür ediyoruz o zaman “hayır” diyenlere. Ama o zaman ne istenmişti, hatırlayalım: İskenderun istenmişti, Mersin Limanı istenmişti, Mardin’e kadar giden hat istenmişti. Emperyalizmin böyle bir talebi var bu bölgede ve Davos’ta efelenenler, 1 milyon Iraklı katledildi bugüne kadar, hiçbir zaman bahsetmediler ama Amerika’ya giderken dediler ki: “Demokrasi getirmek için orada ölen Amerikan askerleri için çok üzülüyoruz.” diyebildiler. Bunları da vicdanlarınıza sunuyorum. Onun için, Sayın Başbakan sürekli olarak faşizmden bahsediyor, aynı mayınla ilgili. Faşizm nedir? Jivkov’un yaptığıdır, Batı Trakya’da yapılanlardır, Telafer’deki katliamlardır. Irak’ta Telafer diye bir kent var, 400 bini aşkın Türkmen nüfusun yaşadığı. Buraya Peşmergelerle Amerikan ordusu girmiştir. Acaba AKP hükûmetlerinin kılı kıpırdamış mıdır? Buradakiler Müslüman değil mi? Gazze’yle ilgili kafayı takıyorlar ve Gazze’yi savunmak da bizim görevimiz, elbette orada tepki koyacağız, ona bir sözümüz yok ancak Telafer’de daha fazla koyacağız; Kerkük’te, Musul’da tapu daireleri, nüfus daireleri yakılırken de koyacağız. Askerin başına çuval geçirilirken de tavır koyacağız. (MHP sıralarından alkışlar)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BEHİÇ ÇELİK (Devamla)Sayın Başkan, teşekkür ederim. Sözümü toparlıyorum.

Gerçekten tarihî bir sürecin içerisindeyiz. Bu itibarla Sayın Başbakanın kafası karışık ya da karışık değil, çok bilinçli yapıyor ve Türklere karşı, Türk milletine karşı ya soğuk ya da hasmane bir tutum içerisinde. Bu durumunu düzeltmesi lazım.

Sayın Başbakanı iktidara geçiren Yozgatlı, Konyalı, Erzurumlu, Vanlı, Mersinli, bunlar bir kez daha Başbakanın mayınla ilgili tutumunu gözden geçirmelerini ve Türk ulusuna yaptığı bu yanlış tutum ve hakareti tekrar değerlendirmelerini özellikle milletimden istiyorum.

Hepinize bu duygularla saygılar sunuyor ve bu yasanın geçmemesini, geri çekilmesini diliyorum. Teşekkür ederim. (MHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

97 konuşma daha · 3 Haziran 2009

97 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook