Milletvekili seçimi kanununda değişiklik yapılması nakkında (s.s.420)
Mersin Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 10. Birleşim · 4. yasama yılı · 22 Ekim 2009 · 765 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Behiç Çelik (MHP), 22 Ekim 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 10. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MİLLETVEKİLİ SEÇİMİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI NAKKINDA (S.S.420)); konuşma 765 kelime.
Behiç Çelik (MHP, Mersin). “Milletvekili seçimi kanununda değişiklik yapılması nakkında (s.s.420)”. TBMM Genel Kurulu, 10. Birleşim tutanağı, 22 Ekim 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/behic-celik-23-2009-10-22-milletvekili-secimi-kanununda-degisiklik-yapilmasi-nakkinda-s-s-420 (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MHP GRUBU ADINA BEHİÇ ÇELİK (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 420 sıra sayılı Kanun Teklifi’nin 2’nci maddesi üzerinde konuşma yapmak üzere grubum adına söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Dün Anayasa Komisyonunda kanun teklifi görüşüldü. Komisyon üyesi olarak orada tabii ki hazır bulunduk ve baştan sona oradaki gelişmeleri dikkatle izledik. Şimdi, Anayasa Komisyonunun çalışması aslında hemen bir günde tamamlanacak ve akabinde Genel Kurula inecek düzeyde olmamalıydı. Öncelikle bu meselenin olgunlaştırılması, geliştirilmesi, düne münhasır olarak değil ama bundan önceki aylar içerisinde, önceki yasama dönemlerinde, 4’üncü Yasama Dönemine gelinceye kadarki dönem içerisinde konunun ele alınarak anayasal sistemimiz içerisinde bu meselenin çok iyi bir şekilde irdelenip tartışılarak parti gruplarının müzakere sonucunda uzlaşı metnini ortaya çıkarmaları ve bunu Genel Kurula getirmelerinin daha mantıklı, daha tutarlı ve daha objektif olması yönünde görüşümü burada ifade etmek istiyorum.
Ancak değerli milletvekilleri, şunu da burada vurgulamak isterim: 2007 yılında biliyorsunuz Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı seçimi gerçekleştirildi ve Cumhurbaşkanı seçiminden önce, 2007 yılının başında ve hatta 2006 yılının Aralık ayından başlayarak Partimiz hep iktidar partisini uyardı, o zaman Türkiye Büyük Millet Meclisinde olmamamıza rağmen. “Bu bir siyasi krize yol açar, Türkiye’de rejim tartışmalarını ortaya çıkarır, gerilimlere yol açar ve Türkiye buna müstahak değildir.” mealinde açıklamalar yapıldı ama hepsi kulak ardı edildi ve sonuçta, mayıs ayına gelindiği zaman derhâl bir Anayasa değişikliğine gidilmesi öngörüldü ve Anayasa’mızın birçok maddesini değiştiren 5678 sayılı Anayasa’yı değiştiren Yasa’yı çıkardık, çıkardınız ve 21 Ekim 2007 tarihinde yapılan referandumla da bu Anayasa değişiklikleri yürürlüğe girmiş oldu.
Bunu niye anlatıyorum? Şimdi, bizim anayasal sistemimizi bir bütün içerisinde görürken burada Cumhurbaşkanının görev süresini düzenleme metni var, 367 toplantı nisabına ilişkin düzenleme var ve milletvekili genel seçimlerinin dört yılda bir yapılacağına ilişkin yine Anayasa’nın 77’nci maddesinin değiştirilmesi hükmü var ve ayrıca bir geçici maddeyle de “11’inci Cumhurbaşkanını –mealen söylüyorum- halk seçer.” tarzında bir hüküm bu Anayasa değişikliğiyle yürürlüğe girmiş oldu, ama 21 Ekimde.
Şimdi burada özellikle vurgulamak istediğim, 77’nci maddeyle ilgili hüküm, dört yıllık hüküm. Bu düzenlemeleri yaparken illerin, Türkiye’de her ilin en az, asgari 2 milletvekili çıkarması yönünde düzenlemeyi o tarihlerden itibaren yürütmüş olsaydı iktidar partisi, bugün bu mesele çok daha farklı boyutlarda olurdu, belki de Türkiye'nin sistemi açısından bugün başka meseleleri konuşuyor olurduk ama öyle yapılmadı. Dün dedim… Anayasa Komisyonunda yapmış olduğumuz görüşmelerde Sayın Ülkü Güney’in ve Fetani Battal’ın teklifi ve arkasından önceden kurulmuş olan alt komisyon üyesi Sakarya Milletvekili Sayın Sefer Üstün’ün teklifi bir anda geldi ve bunun yanında, Adana Milletvekili Fatoş Gürkan’ın ve Mustafa Ünal’ın değişiklik önergesi de geldi. Bu arada, biz milletvekili seçimi kanununu henüz hangi maddesi olduğunu ele almadan aceleyle kotarılmış bir şekilde önümüze kondu. Ancak burada biz Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak daima yapıcı ve katkı sağlayıcı tavır içerisinde meseleyi ele almayı tercih ettik.
Yalnız, sonuç olarak biz Sayın Faruk Bal’ın da ifade ettiği gibi, siyasi zarafet aradık bu işte. Değişiklik önergesinin yeterince tartışılmadığını düşünüyoruz ve alt komisyonun karar ittihaz etmeden ve çalıştırılmadan, doğrudan Anayasa Komisyonunda konunun yeniden ele alınmasını demokrasi geleneklerine ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin çalışma adabına uygun görmüyoruz.
Burada, bildiğiniz gibi değerli milletvekilleri, benden önceki hatiplerin ifade ettiği gibi, Türkiye, çok farklı boyutlarda göçe maruz kalan bir ülkedir. Kırsaldan kentlere doğru bir göç hareketi olduğu gibi, doğudan batıya doğru ve iç kesimlerden de kıyılara doğru üç türlü göç hareketini yaşamaktadır. Özellikle Bayburt yöresinde, Doğu Anadolu’nun daha kuzeyinde olan bölgelerde yaşayan insanların rızık peşinde, ekmek peşinde ülkemizin batısına ve kıyılarına doğru gittiğini hepimiz görüyoruz. Göç hareketi, sadece Bayburt’a has değil, Erzurum’a, Kars’a ve diğer illerimize de has ciddi bir olaydır. Onun için, tüm iktidar partilerine düşen görev, göç veren illerin göçünü durduracak ekonomik tedbirleri almasıdır. Bu itibarla, iktidar partisinin, ne yazık ki son yedi yılda iyi bir sınav verdiğini söylememiz mümkün değildir. Yani burada 2 milletvekili çıkaran illerin gelecekte -yine konuşmacılar ifade etti- beş altı ile -şu anda bir il gözüküyor- çıkacak olması tabii ki iktidarın yüz karasıdır. Bunun başka bir izahı da yoktur. Çünkü bu illeri kalkındırma görevinin, ekonomik olarak onları güçlendirme görevinin iktidara ait olduğu gerçeği ortadadır. Onun için, iktidar partisinin Türkiye'yi tasfiye planı peşinde değil de yani gerçek bir Türk Hükûmeti gibi görevini müdrik çalışması bizim Milliyetçi Hareket Partisi olarak yegâne temennimizdir. Ancak bu henüz en ufak bir işaret olarak gözükmemekte ve siyasi sonuçları itibarıyla Türkiye âdeta bir kayyumlar heyetinin, tasfiye planını uygulayan kayyumlar heyetinin yönetimindeymiş gibi bir görünüm arz etmektedir.
Bu itibarla tekraren, başa dönerek söylüyorum: Anayasa hükümlerinin değiştirilmesi konusunda 77’nci maddede dört yıllık süreyi düzenlerken yapılması gereken şeyin, yine bu illerle ilgili hükümlerde de düzenleme yapılması ve Milletvekili Seçimi Kanunu’na bunun ilave edilmesi gereği idi ama bunlar maalesef yapılmadı, yapılmıyor.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; son olarak, 2’nci maddede ifade edilen Anayasa’nın 77’nci maddesinde, 5678 sayılı…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
53 konuşma daha · 22 Ekim 2009