Türk borçlar kanunu tasarısı hakkında (s.s.321)
Mersin Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 14. Birleşim · 4. yasama yılı · 5 Kasım 2009 · 525 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Behiç Çelik (MHP), 5 Kasım 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK BORÇLAR KANUNU TASARISI HAKKINDA (S.S.321)); konuşma 525 kelime.
Behiç Çelik (MHP, Mersin). “Türk borçlar kanunu tasarısı hakkında (s.s.321)”. TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim tutanağı, 5 Kasım 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/behic-celik-23-2009-11-05-turk-borclar-kanunu-tasarisi-hakkinda-s-s-321-2 (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
BEHİÇ ÇELİK (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tekrar hepinize saygılar sunuyorum.
Biraz önce “korkudan” bahsederken, yine bunun devamı olarak, korkunun toplumda yaratmış olduğu travmanın aslında önce keyfî idareyi, arkasından otokrasiyi getirdiğini ve toplumu bütünüyle baskıladığını da özelikle vurgulamak istiyorum bu bağlamda.
Şimdi, burada korkunun içeriğinde tehdit var, yanıltma var ve farklı yönlere kanalize etme var, gri ve kara propaganda var ve psikolojik harekât tedbirlerinin tümü var. Bunlar uygulanıyor. Bunların uygulandığı bir ülkede aslında demokrasiden söz etmek de mümkün değil. Onun için, biraz önce ifade etmiş olduğum açılım korkusu, arkasından şehit ailelerinin Türk bayraklarıyla kendi hukukunu savunmak için sokaklara çıktığı zaman ellerindeki Türk bayraklarının dahi polis tarafından toplanmış olması ve yine Türkiye-Ermenistan maçında Azerbaycan Bayrağı’nın çöp kutularına atılmış olması, büyük bir baskının en önemli tezahürleri olarak karşımıza çıkıyor. Bundan da AKP İktidarının sorumlu olması kadar doğal bir şey olamaz ve doğrudan sorumludur, korkunun merkezi de doğal olarak AKP İktidarıdır.
Şimdi, biraz önce hatiplerden Sayın Osman Durmuş konuştu ve aşı konusuna da özellikle örnekler vererek değindi. Aşı da bir korku. Aşı konusunda dahi topluma baskı yapılıyor. Çok enteresan, Sayın Başbakan Sağlık Bakanına bu konuda karşı çıktı.
Şimdi, siz, normal, sokaktaki bir vatandaş olarak aşı yaptıracak mısınız, yaptırmayacak mısınız, bu, hâlen toplumda tartışılan bir konu. Sağlık Bakanına göre aşı yaptırılması gerekir ama Başbakana göre gerekmez.
Şimdi, toplumu böyle ikircikli, ortada bırakan icraatlarla AKP İktidarının nereye varacağını doğrusu ben de tahmin edemiyorum ve şaşırıyorum.
GDO yönetmeliği çıkıyor. GDO yönetmeliğinde de yine aynı şekilde. Genetiği değiştirilmiş organizma ürünlerinin Türkiye’de nasıl ileride belalara yol açacağı ortada iken bunu savunan bir Tarım Bakanı maalesef bu kürsülerde konuşabiliyor. Bunun da toplumda büyük bir gerginliğe ve belirsizliğe yol açtığını vurgulamak istiyorum.
Aslında Türk toplumuna Hükûmetin uygulamış olduğu korku, bu 38’inci madde kapsamında o kadar fazla ki, bunlara tek tek değinmek, burada beş dakika içerisinde mümkün olmasa gerek ancak bunun yanında…
YILMAZ TUNÇ (Bartın)38’inci madde mi?
BEHİÇ ÇELİK (Devamla)38’inci madde.
YILMAZ TUNÇ (Bartın)Korku yok, ilgisi yok.
BEHİÇ ÇELİK (Devamla)Korkuyla ilgili. Ben size sonra izah ederim onu.
Şimdi, dün AKP’nin Grup Başkan Vekili Sayın Kılıç da belli terbiye ve nezaket kurallarına işaret etti. Tabii, bunu savunuyoruz. Yani, burada konuşan herkesin terbiye kurallarına, nezakete, adabımuaşerete uyması ve Meclisin mehabetine dikkat etmesi gerekir ancak duyduğumuz, analara küfredilme olayı, şehitlere “kelle” denilmesi olayı, ne yazık ki, Sayın Kılıç’ın da Başbakanının ağzından çıkan “be”li, “ya”lı konuşmalar hep bu söylenen sözlerin tam tersini kanıtlıyor.
Değerli arkadaşlarım, sokaklar suç işleyenlerle dolu iken Türkiye’de halkın korkmuyor olması mümkün değil. Onun için, özellikle yargılama güvencesi, kimin nerede evinin basılacağının belli olmaması, mücrimle masum arasında bir dengenin kurulmaması ve masum olana baskı uygulanması, AKP’ye yandaş olanların her yerde kayırılması, elbette bir korku imparatorluğunu da kendiliğinden ortaya çıkarmaktadır. Ama Türk milleti bunu kıracaktır, böyle gitmeyecektir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun efendim.
BEHİÇ ÇELİK (Devamla)Tepeden inmecilikle, antidemokratik tutumlarla, müdahalecilikle, etnik bölücü politikalarla ve ekonomi politikaları sonucu teslimiyetçilikle ve halkı bütünüyle ekmeğe mahkûm etmekle bir yere varılamayacağı ortadadır ve zillet, AKP’nin lekeli sicilinin bir utanç belgesi olarak karşımıza çıkmaktadır. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 38’inci madde üzerinde vermiş olduğumuz önergeyi kabul etmenizi diliyor, hepinize saygılar sunuyorum.
Teşekkür ederim. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
36 konuşma daha · 5 Kasım 2009