Ekonomik krizin mersin iline etkileri hakkında
Mersin Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 54. Birleşim · 4. yasama yılı · 28 Ocak 2010 · 765 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Behiç Çelik (MHP), 28 Ocak 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: EKONOMİK KRİZİN MERSİN İLİNE ETKİLERİ HAKKINDA); konuşma 765 kelime.
Behiç Çelik (MHP, Mersin). “Ekonomik krizin mersin iline etkileri hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim tutanağı, 28 Ocak 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/behic-celik-23-2010-01-28-ekonomik-krizin-mersin-iline-etkileri-hakkinda (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
BEHİÇ ÇELİK (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 383 sıra sayılı Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı’nın tümü üzerinde görüşlerimi arz etmek üzere söz aldım. Hepinize saygılar sunuyorum.
383 sıra sayılı Tasarı ne getiriyor, ona bakmak lazım. Bir müsteşarlık kuruluyor, terörle mücadeleye ilişkin politika ve stratejileri geliştirmek ve ilgili kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyon sağlamak Müsteşarlığın ana amacı olarak belirleniyor.
İkinci olarak: “Terörle Mücadele Koordinasyon Kurulu” oluşturuluyor; İçişleri Bakanının Başkanlığında Genelkurmay İkinci Başkanı, Jandarma Genel Komutanı, MİT, Adalet, İçişleri, Dışişleri, kamu düzeni kurulacak olan Müsteşarlık dâhil müsteşarlar, Emniyet Genel Müdürü ve Sahil Güvenlik Komutanı.
Üçüncü olarak: Müsteşar ve müsteşar yardımcılığı ile daire başkanlığı, hukuk müşavirlikleri ve diğer müşavirlikler ve diğer çalışanlardan oluşan 94 adet verilen kadro ile yeni bir yapılanma.
Dördüncü olarak: Yeni bir “İstihbarat Değerlendirme Merkezi” kurulmakta ve bu birim stratejik istihbaratın değerlendirilmesini gerçekleştirmek üzere oluşturulmakta.
Beşinci olarak: Ana hizmet, danışma, denetim ve yardımcı hizmet birimleri oluşturulmakta yani teşkilatlanma yapısını öngörmekte.
Altıncı olarak: Sözleşmeli personel istihdamını düzenlemekte.
Yedinci olarak: Taşra teşkilatı kurulmaktadır. Taşra teşkilatı da “İl Sosyal Etüt ve Proje Müdürlüğü” adını almaktadır.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; kamu düzeni ve güvenliği için yeni bir teşkilat kurulması tartışılırken AKP iktidarları döneminde Türkiye'nin içine düşürüldüğü durum ne yazık ki içler acısıdır. Batılı merkezler Türkiye için şunu söylüyorlar: “Türkiye artık bir operasyon ülkesidir.” Bu tanımı yapmaktalar.
Arkadaşlar, güvenlik her şeyin başıdır. Güvenlik olmadan ne ekonomi olur, ne demokrasi olur, ne adalet olur hiçbir şeyi sağlamanız mümkün değildir, yaprak kıpırdamaz, çünkü hepsi sonuç itibarıyla güvenliğe dayalı kavramlardır. Burada “güvenlik” kavramına özellikle değinirken güvenliği de iç ve dış güvenlik olarak ele almak ve burada, kurulması düşünülen Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığını da iç güvenliğin bir unsuru olarak görmek gerekir. Ama güvenlik yetmiyor, toplumda esenlik ve genel sağlıkla ilgili konuları da birbirine eklemlemek gerekiyor. Bu da yetmiyor, aslında, tasarrufa ilişkin emniyet yani tasarruf güvenliği de çok önemlidir. Halkın canını, malını, ırzını korumak devletin bizatihi var oluş sebebidir ve en önemli görevidir, diğeri ise adaleti sağlamak. İbni Haldun bundan beş yüz yıl önce bir devletin ömrüyle ilgili kitabında devletin iki ayak üzerinde durduğunu ifade eder. Bir tanesi, şüphesiz ki adalettir. Adaletle hükmeden devletler uzun ömürlü olur. Diğeri ise o devletin gücünü, otoritesini, kamu otoritesini temsil eden ve onu koruyan, kollayan ve ona güç veren, anlam veren bizatihi o devletin ordusudur. İşte ordu gücü ve adalet, yani kılıçla terazi, bir devlet için olmazsa olmaz iki unsurdur. Bu itibarla, kılıcı adaletle nasıl kullanacağımızı ve adaleti nasıl tesis edeceğimizi de çok iyi irdelememiz gerekiyor. Kılıcın zulme, adaletin şimdiki gibi karanlıklara ve yanlışlıklara düçar olduğu bir ortamda devletin ömrünün uzun süreli devam edeceği konusunda burada endişelerimizi bütün hatipler olarak hep ifade ettik, etmeye de devam ediyoruz.
İbni Haldun’u haklı çıkaracak işler yapalım. Adaleti tesis edelim, demokrasinin bütün kurullarını, kurumlarını ve kurallarını en iyi şekilde koyalım ve ülkemiz bir özgürlükler ülkesi hâline dönüşsün. Hukuk devletinin, Anayasa’mızın 2’nci maddesindeki hükümler de dâhil olmak üzere bütün kurumlarını en iyi şekilde tesis edelim ve güvenlik içerisinde, güvenliğimizi de sağlayarak yolumuza devam edelim. İşte o zaman Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar olacaktır, Atatürk’ün bu özdeyişi mutlaka yerine gelecektir.
Ülkede kamu düzeni nasıl bozulur? Ona baktığımız zaman değerli arkadaşlar, şimdi eğer siz terör propagandası yapmayı ve teröre yardım ve yataklık etmeyi suç olmaktan çıkarırsanız, terör suçlarına katılanların cezalarının müebbede çevrilmesine destek verirseniz, “topluma kazandırma” adı altında veya “eve dönüş” adı altında dağa dönüş yasası çıkarırsanız ve TRT’den farklı yayınlar yapmaya devam eder, Anayasa’nın 90’ıncı maddesinde değişiklik yaparak AİHM kararlarını ulusal hukuk sisteminin üzerine çıkarırsanız ve sonuçta, yaptığınız icraatlarla terörü ve teröristi özendirecek politikalar uygularsanız, bölücülükten hüküm giyenlerin salıverilerek en üst makamlarda kabul edilmesi sağlanırsa ve demokratik cumhuriyet zırvalarına çanak tutarsanız, “Türk” kelimesine özellikle kin duyar, Türkiyeliliği önceler ve eyalet sistemini çağrıştıracak icraatlar ve söylemler yaparsanız, “36 etnik grup” söylemiyle Türkiye’yi paramparça etmeye yönelik “açılımlar” adı altında bunları gerçekleştirir ve Habur rezaletlerine imza atarsanız ve “Sivas, Gâvur Dağı” söylemlerine girerseniz işte o zaman Türkiye, sonuç itibarıyla pusulasını şaşırmış bir operasyon ülkesi hâline dönüşür.
İçinde bulunduğumuz ortam budur. Maalesef Türkiye…
YILMAZ TUNÇ (Bartın)Kafana göre senaryo yazmışsın.
BEHİÇ ÇELİK (Devamla)Şimdi Sayın Vekil siz dinleyin, sizlerle biz çok konuşuruz, konuşuruz.
Kurumlar arası çatışmalar ortada -bunu birçok hatip ifade etti, ben buna uzun uzadıya değinmek istemiyorum- dinleme ve izleme faaliyetleri ortada.
YILMAZ TUNÇ (Bartın)Ne zamandan beri cumhuriyet zırva oldu?
BEHİÇ ÇELİK (Devamla)“Demokratik cumhuriyet zırvaları.” dedim…
YILMAZ TUNÇ (Bartın)Cumhuriyete “zırva” denir mi?
BEHİÇ ÇELİK (Devamla)Evet, evet o zırvadır.
YILMAZ TUNÇ (Bartın)Cumhuriyet zırva olur mu?
BEHİÇ ÇELİK (Devamla)Onu size öğretirim ben sonra.
YILMAZ TUNÇ (Bartın)Geri alın, geri alın sözünüzü!
BEHİÇ ÇELİK (Devamla)Size, size öğretirim.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
23 konuşma daha · 28 Ocak 2010