Kamu düzeni ve güvenliği müsteşarlığının teşkilat ve görevleri hakkında (s.s.383)
Mersin Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 54. Birleşim · 4. yasama yılı · 28 Ocak 2010 · 414 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Behiç Çelik (MHP), 28 Ocak 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU DÜZENİ VE GÜVENLİĞİ MÜSTEŞARLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA (S.S.383)); konuşma 414 kelime.
Behiç Çelik (MHP, Mersin). “Kamu düzeni ve güvenliği müsteşarlığının teşkilat ve görevleri hakkında (s.s.383)”. TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim tutanağı, 28 Ocak 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/behic-celik-23-2010-01-28-kamu-duzeni-ve-guvenligi-mustesarliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkind (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
BEHİÇ ÇELİK (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ekonomik kriz ve krizin Mersin’e etkileri hakkında gündem dışı söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle hepinizi saygılarımla selamlıyorum.
Yaklaşık 60 trilyon dolar olarak hesap edilen global ekonomik büyüklüğün açmazı, aslında uygulanan politikalar açısından baktığımızda 2002 yılının başlarına kadar uzanır. Birçok arkadaşımız biliyor, indirilen faizler nedeniyle global ekonomide özellikle kredi talebinin aşırı artmış olması ve artan kredi nedeniyle de emlak fiyatlarının artmış olması ve düşük kaliteli, “mortgage” denen emlak kredilerinin aşırı çoğalması ve bollaşan uluslararası likidite geçici olarak dünyada bir bolluk dönemini başlatmış oldu. Aslında bu tarih bizim Türkiye’miz açısından da AKP’nin iktidara geldiği yıla rastladı fakat bu kredinin geri dönüşümü ve sistemin çarkının iyi çevrilememesi ve bu konularda zorlaşma ve sıkıntılar başlayınca, akabinde, doğal olarak daralma ve hatta resesyona kadar giden süreci de getirmiş oldu.
İşte bu kabaca bahsetmiş olduğum hususlar bize 2007 yılını işaret etmektedir. Bolluğun krize dönüşmeye başladığı bu periyotta Hükûmetin önlem almada gecikmesi, hatta bunu küçümseyerek, hafife alarak “kriz teğet geçti” söylemiyle meseleye yaklaşması, tabii ki zorlukları da oldukça artırmıştır ancak 57’nci Hükûmetin almış olduğu ekonomik sistemle ilgili kararlar ve bankacılık sistemi, tabii, AKP hükûmetlerini büyük ölçüde rahatlatmıştır, bunu da burada ifade etmek lazım.
Sonuç olarak, son iki buçuk yılda yaşanan, kriz döneminde yaşanan tamamen hüsrandır ve hüsranın doğurduğu sonucun faturası milletimize kesilmiştir. Ne sağlam bir bütçe disiplini sağlanabilmiş ne de sağlam piyasalar oluşturulabilmiştir ne de sektör istikrarını sağlamak mümkün olmuştur. Her alanda daralma ve üretimde düşüşler yaygın işsizliği de beraberinde getirerek, Türkiye’de 1 milyonun üzerinde insanımız açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm edilmiş, 20 milyona yakın insanımızsa yoksulluk sınırının altında yaşamaya ne yazık ki mahkûm edilmiştir. Öyle anlar geldi ki ekonomik daralma yüzde 14’lere kadar çıktı ve makineler durdu, özel sektör dışarıya daha fazla borçlandı ve son olarak bütçe açığı 52 milyar doların üzerine çıktı.
Kısaca, Türkiye tüm sektörlerde batağa sürüklenirken, özellikle benim burada vurgulamak istediğim konu, Mersin’in ekonomik krizden en fazla etkilenen il olmasıdır. Mersin’de, son TÜİK verilerine göre, nüfusun düşmüş olması da çok dikkat çekicidir çünkü Mersin her zaman en fazla nüfus artışına sahne olan ildir. Buna rağmen artık Mersin bütün sektörleriyle can çekişmektedir. Lojistiğin başkenti olabilecek olan Mersin’de ne yazık ki bu konuda da Hükûmet tarafından yeterli önlemler alınmamıştır. Serbest bölgeler konusu bu kürsüde konuşulurken Mersin Serbest Bölgesine değinmiştik ancak Mersin Serbest Bölgesini rahatlatıcı herhangi bir önlem söz konusu değildir. Turizm yatırımları söz konusu değil ve Mersin turizm açısından Antalya’yla yarışacak kapasiteye sahip olmasına rağmen ne yazık ki bu konuda Hükûmetin en ufak bir çalışması olmamıştır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
23 konuşma daha · 28 Ocak 2010