İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 84. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre grup önerileri hakkında

Behiç Çelik

Mersin Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 84. Birleşim · 4. yasama yılı · 8 Nisan 2010 · 873 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Behiç Çelik (MHP), 8 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İÇTÜZÜĞÜN 19 UNCU MADDESİNE GÖRE GRUP ÖNERİLERİ HAKKINDA); konuşma 873 kelime.

Behiç Çelik (MHP, Mersin). “İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre grup önerileri hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim tutanağı, 8 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/behic-celik-23-2010-04-08-ictuzugun-19-uncu-maddesine-gore-grup-onerileri-hakkinda (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

BEHİÇ ÇELİK (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Milliyetçi Hareket Partisi Grubu tarafından (10/489) esas numaralı emniyet teşkilatı mensuplarının çalışma şartları ve özlük hakları sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılması için söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Kahraman Türk polisi, kuruluş tarihi olan 10 Nisan 1845’ten bu yana ülkenin dirlik ve düzeni, huzur ve güveni, asayişin temini bakımından oldukça önemli hizmetler ifa etmiş, savaşta cephede savaşmış, terör, isyan ve ayrılıkçılık hareketlerinde antiterör mücadelesini yürütmüş, suç ve suçlu ile canını dişine takarak mücadele vermiş, bunu yaparken de şehitler ve gaziler vermiş bir ocağın mensuplarıdır. Polis marşında dediği gibi: “Hudutta ordu bekler, dahilde biz bekleriz. Biz kanunu, rejimi koruyan polisleriz.”

Değerli milletvekilleri, Türk polis teşkilatı 165 yıldır ülkesine ve milletine çok zor şartlar altında şerefle hizmet etmektedir, etmiştir. Geçen zaman içerisinde hizmet kalitesinin ve eğitim seviyesinin yükselmesi amacıyla Polis Akademisine bağlı Güvenlik Bilimleri Fakültesi kurulmuştur. Polis okulları iki yıllık meslek yüksekokulu hâline dönüştürülmüştür. Bugün polisimizin yüzde 70’inin eğitim seviyesi üniversite düzeyine gelmiştir. Bu, çok sevindiricidir. Mevcut polislerimizin yüzde 1’i ortaokul, yüzde 21’i lise, yüzde 52’si ön lisans ve yüzde 26’sı ise lisans mezunu durumuna gelmiştir. Devletimizin en köklü kuruluşundan olan polis teşkilatımız bugün 200 bini aşan personeliyle ülkemizin huzur ve güvenliği için çalışmalarını başarıyla sürdürmektedir.

Avrupa ülkelerinde ortalama 250 kişiye bir 1 polis düşmektedir. Ülkemizde ise bu rakam 313’tür. Emniyet teşkilatımızın da hedefi, 250 vatandaşımıza 1 polis düşmesi şeklinde kadrolaşmaktır. 20 bini İstanbul için olmak üzere 45 bin polisin derhâl alınmasında, güvenliğimiz açısından fayda mülahaza etmekteyiz.

Avrupa Birliğine giriş sürecinde polisin ve jandarmanın temel insan haklarına saygılı, nezarethane koşullarının mümkün olduğunca iyi, sanık haklarının gözetiliyor olması önemli bir gelişmedir ancak bu iyi uygulamaların devamı istenirken âdeta suçluyu daha güçlü konuma getirme çabaları, asayişsizliğin özendirilmesi, devlete olan güven duygusunun sarsılması, bilinçli olarak, gelen her AB heyetinin soluğu hassas bölgelerde alması polisin göreve olan aşkının şiddetini azaltmakta ve maneviyatını bozmaktadır.

İğneyi başkasına çuvaldızı kendimize batırırsak, teşkilat içerisinde çok az da olsa çürük elmaların olduğu da bir gerçektir. İmajı ve makamı koruma telaşında olan birtakım amirler, teşkilatın yetki, imkân ve gücünü tehlikeli bir şekilde dönüştürmeye tevessül edebiliyorlar. Bu sebeple disiplinsizlik egemen olmaya başlıyor. Disiplinsiz ve keyfî polis, hukuk devleti için en büyük tehdit unsuru hâline gelebiliyor. Bunların önlemi de derhâl alınmalıdır.

Değerli milletvekilleri, polisin moral, etik, insani değerleri yüceltilerek güç kullanma yetki ve imkânları artırılmalıdır. Polis, Türk devletinin varoluş simgesidir. Asla caydırıcılığı gölgelendirilmemelidir. Gerek Ceza Kanunu gerek Ceza Muhakemeleri Kanunu ile polisin elinden alınan yetkiler tekrar verilmeli, önleyici zabıta güç ve kudreti sağlanmalıdır.

Soruşturma ve kovuşturmada şahsi kusur dışında polise mutlaka sahip çıkılacak sistemler kurulmalıdır. Polisin maaş imkânları artırılmalı, polis çocuklarının okumalarında kolaylıklar sağlayacak düzenlemeler yapılmalıdır.

Arkadaşlar, polis gerek önleyici ve gerekse adli görevler yapar. Kamu düzenini bozucu bir suç işlendiğinde adli polis delilleri toplamak, suç işleyen şahısları yakalamak, cumhuriyet savcısı adına soruşturmayı yürütmek ve suçluları adalete teslim etmekle mükelleftir. Nitekim 2559 sayılı Kanun da bu keyfiyeti düzenlemektedir.

Sosyal ve genel düzenle ilgili kanun, nizam ve emirlerin yapılmasını sağlayan, suçu oluşundan evvel önleyici tedbirleri alan polis ise önleyici polistir, idari polistir. İdari kolluğun en belirgin özelliği önleyici nitelikte olmasıdır. İdare, kanunların suç saydığı fiillerin oluşmaması için önceden bazı önlemler alır ve uygular, emir ve yasaklar koyar, gerektiğinde kuvvet kullanarak bu faaliyetleri engeller. İdari kolluk, kural olarak suçluları izleyici, delilleri toplayıcı değil; düzenleyici, önleyici ve durdurucudur.

Değerli milletvekilleri, İçişleri Bakanlığına bağlı olmasına rağmen Emniyet Genel Müdürlüğünün ayrı bir bütçeye sahip olması teşkilata verilen önemin bir göstergesidir. Kurumsal gelişim için gösterilen çabalar, polisimizin çalışma koşulları ve aldıkları ücrete maalesef yansımamaktadır. Polisimiz diğer devlet memurlarından daha fazla çalışmaktadır ve ne taşıdığı riskin ne de verdiği hizmetin karşılığını tam olarak alamamaktadır. Polislik zorlu ve sıkıntılı bir meslektir, risk mesleğidir. Bu sebeple son on yılda 276 polisimiz ne yazık ki intihar etmiştir; 102 polis şehit olmuş, toplam 1.556 polis görev sırasında veya görevin yarattığı meslek hastalığından vefat etmiştir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Başbakan tarafından 2007 yılı genel seçimleri öncesi maaş artışlarıyla ilgili polislerimize söz verilmiştir. Üzülerek söylüyorum, şu ana kadar, 2007’den bu yana polisimizin maaşında ve özlük haklarında kayda değer bir gelişme olmamıştır.

Ülkemizde cezaevlerinin 100 bini aşan rakamla son otuz yıldaki en yüksek doluluk oranına ulaşmış olması da ayrıca dikkat çekicidir. Bu durum polisimizin suça karşı etkin mücadelesindeki başarısını göstermekle birlikte, bu rakamların AKP İktidarının ekonomide basiretsiz politikalarının sonucunda ekonomik sıkıntılar içerisinde suç işlemeye yönelinmesi bir etkendir. AKP’nin ekonomide çeteleşme, kayırmacılık, soygun, vurgun, talan, yolsuzluk gibi toplumsal vahamet yansımaları bunun en önemli sonucudur.

Arkadaşlar, öte yandan, özellikle büyük kent merkezleri ve bilhassa Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da terör faaliyetlerinde görülen artış yine AKP’nin iç ve dış güvenlik politikalarında ve işbirlikçi politikalarının bir sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır. AKP’nin takip ettiği yanlış güvenlik politikaları bir yandan Türk milletinin millî birliğini zedelerken, diğer taraftan da terör eylemlerinin tırmanmasına elverişli iklimi oluşturmuştur. MHP olarak büyük Türk milletine kurulan tuzağın farkındayız.

Değerli milletvekilleri, tüm bu tablolara rağmen, karanlık tabloya rağmen, yinelersem, Başbakan tarafından söz verilmesine rağmen, polisimizin özlük hakları, çalışma saatleri ve koşulları gibi alanlarda diğer devlet memurlarına sağlanan imkânlar mutlaka sağlanmalıdır. İktidarın polise verdiği söz havada kalmasın. Namusumuzu, canımızı emanet ettiğimiz polisimizi ortada bırakmayalım, yoksa yanlış yapmış oluruz.

Emniyet teşkilatı gece gündüz, üstün gayret ve fedakârlıklarla çalışmasına rağmen, özlük hakları maalesef, tekrar ediyorum, iç açıcı değildir. Polisler 657 sayılı Kanun kapsamında özlük haklarından yararlanmakta ama diğer memurlardan…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

50 konuşma daha · 8 Nisan 2010

50 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook