İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 111. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Milli eğitim bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında (s.s.488)

Behiç Çelik

Mersin Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 111. Birleşim · 4. yasama yılı · 3 Haziran 2010 · 767 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Behiç Çelik (MHP), 3 Haziran 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA (S.S.488)); konuşma 767 kelime.

Behiç Çelik (MHP, Mersin). “Milli eğitim bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında (s.s.488)”. TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim tutanağı, 3 Haziran 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/behic-celik-23-2010-06-03-milli-egitim-bakanliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-s-s-488 (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MHP GRUBU ADINA BEHİÇ ÇELİK (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 488 sıra sayılı Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın 4’üncü maddesi üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygılarımla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, bu vesileyle, son günlerde ülkemiz özellikle terör konusunda birtakım sıkıntılı günler geçirmiş, yaşamıştır. Bu itibarla, özellikle İskenderun’da ve Hakkâri’de teröre şehit verdiğimiz askerlerimizi rahmetle anmak istiyorum. Ayrıca, yine uluslararası sularda İsrail’in saldırısı sonucu hayatını kaybeden vatandaşlarımıza da Allah’tan rahmet diliyorum, bu olayların tekerrür etmemesini diliyorum. Burada kuvvetli bir yönetim mekanizmasının ortaya konması gerçeğine de işaret etmek istiyorum çünkü hepiniz bilmektesiniz ki yarım doktor candan eder, yarım imam dinden eder, yarım siyasetçi neden eder onu takdirlerinize bırakıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; söz konusu kanun tasarısında özellikle vurgulanan, bu madde değişiklikleriyle özne hâline gelen ilköğretim müfettişlerinin unvanlarının ve statülerinin farklılaştırılması yönünde yeni bir düzenlemeye gidildiği anlaşılmaktadır. Bunu, olumlu ve anlamlı karşılıyoruz, doğrudur.

Şunu ifade etmek isterim Anadolu’nun dört bir tarafında çalışmış bir kişi olarak: Yurdumuzun dağında taşında, en kuytu köylerinde, eğer orada gönderde bir bayrak dalgalanıyor ve o bayrağın altında bir okul varsa, o okulun Türkiye Cumhuriyeti’nin millî eğitim standartlarına uygun çalışmasını sağlayacak ve eğitim öğretimini destekleyecek, oradaki öğretmenlere moral ve şevk verecek, onlara ağabeylik yapacak, onların kanunlara aykırı fiilleri oluştuğu zaman onlar hakkında inceleme, yerine göre soruşturma yapacak bir orduya ihtiyaç var. Bu, doğal olarak ilköğretim müfettişleri. Bunlar, illerde “ilköğretim müfettişleri kurul başkanlığı” şeklinde örgütlenip bir il merkezinden ilçelere ve köylere doğru dağılarak görevlerini hakkıyla yerine getirmekte yıllardır. Ancak, bunların nasıl geçindiklerine, statülerine, diğer müfettiş unvanlı kişilerle maddi ve unvan ilişkilerinin nasıl olacağına ilişkin, bugüne kadar Millî Eğitim Bakanlığına getirilen talepler maalesef hayata geçirilemedi. Ancak, sevindiricidir ki burada, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda, bu konuda bir konsensüsün olduğunu görüyorum. Bu tasarının bu yönüyle de anlamlı olduğunu ifade etmek istiyorum.

Yalnız, yeni ismiyle eğitim müfettişleri konusunda, sayın hatipler, müfettişlerin nasıl olması gerektiği konusunda görüşlerini beyan ederken bilhassa vurguladıkları konunun, tazminata ilişkin hüküm olduğunu da burada ben yinelemek isterim.

Bu itibarla, Sayın Millî Eğitim Bakanımız ve Komisyon Başkanı da buradayken konunun bir kez daha ele alınarak tazminat husususun düzenlenmesinin ve müfettişlerin yararına olacak şekilde, yine hiç olmazsa belediye müfettişlerine tanınan hak kadar bir makam tazminatının eğitim müfettişlerine de verilmesinin uygun olacağını düşünmekteyiz.

Bu itibarla, eğitim müfettişlerini bulunduğu konum itibarıyla korumak, onları geliştirmek, onların millî eğitim camiası içerisinde, Bakanlık müfettişleri yanında bulunması gereken statülerini, konumunu çok iyi tanımlamak ve iç denetçiler yanında da yine onların konumunu en iyi şekilde tanımlamak çok önem arz etmektedir.

Şunu biz biliyoruz, her zaman da ifade ediyoruz: Biraz önce arz etmiştim, en ücra köylere kadar eğitim amacıyla giden eğitim müfettişlerinin bu gayretleri uygulamaya matuftur, pratiğe matuftur. Eğer biz uygulamaya, pratiğe önem vermez, sadece merkezde oturan, karar verici konumunda olanları daha fazla önemsersek o idari yapı bize her zaman olumlu sonuçlar getirmez. Bu itibarla, millî eğitimin temel amaçlarının, Millî Eğitim Temel Kanunu’nun 2’nci maddesinde ifade edilen temel amaçların gerçekleşebilmesi için, Millî Eğitimin uygulayıcı kadrolarının önemsenmesi ve onların rahatlatılması çok daha fazla önem arz etmektedir.

Bu itibarla, eğitim müfettişlerini, bu anlamda, öğretmenlerle birlikte, onlarla çalışan -biraz önce de ifade ettim- onlara yön ve şekil veren, onları geliştiren, onları meslek adabına, meslek terbiyesine hazırlayan insanlar ve bürokratlar olarak görmek durumundayız. Büyük Önder Atatürk şunu diyor: “Tatbik eden, icra eden, karar verenden daima daha kuvvetlidir.” Karar vericilerin yanında, tatbik ve icra mercisi konumunda olan eğitim müfettişlerinin özellikle bu konumlarına uygun olarak kendi statülerinin tanımlanması ve buna uygun hâle getirilmesi eğitim camiasında da kesinlikle büyük bir rahatlamaya yol açacaktır.

Millî eğitim müfettişlerinin başka bir yönüne de özellikle vurgu yapmak isterim. Millî eğitim müfettişleri, belki, bir il düzeyinde birtakım denetim elemanları olmasının yanında, organize, kendi mevzuatı olan, kendi prensiplerine uygun çalışan yegâne teftiş kuruludur diyebiliriz. Bu itibarla, kendi yönetmeliklerine uygun olarak, sadece biraz önce arz ettiğim millî eğitim mevzuatına uygun denetim yapmak değil, son bir şıkla, başka kurum ve kuruluşlarda da görevlendirilmesi hâlinde inceleme ve soruşturma yapma yetkisini alabilmektedir. Onun için, millî eğitim müfettişleri, bir ilde sadece millî eğitim alanında çalışan bir denetim elemanı değil, onu aşan ve ilin tümünü, bu anlamda görev verildiği takdirde tüm birimlerini de denetleyebilen ya da soruşturabilen bir kişidir ya da gruptur.

Bu itibarla, eğitim müfettişliğini ben fevkalade önemsiyorum. İl yöneticilerinin sağ kolu olan ve milletimizin inkişafı, eğitim alanında daha da ilerlemesi, çocuklarımızın daha iyi yetişmesi için bu kurulun geliştirilmesi, yüceltilmesi, büyütülmesi fevkalade önemlidir. Burada bu tasarıyla birlikte bütün partilerin desteğiyle bu hususların hayata geçirilmesi anlamında ben de memnuniyetimi ifade etmek istiyorum ancak bunu yaparken -biraz önce de ifade etmiş olduğum- tazminat meselesinin mutlaka çözülmesi gerektiğini bir kez daha vurguluyorum.

Bu duygularla yüce heyetinizi tekrar saygıyla selamlıyorum. Teşekkür ederim. (MHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

57 konuşma daha · 3 Haziran 2010

57 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook