Ak parti grup başkanvekilleri nihat ergün, bekir bozdağ, sadullah ergin, mustafa elitaş, nurettin canikli ve 20 milletvekilinin; chp genel sekreteri önder sav'ın dinlenmesi iddiasının bütün yönleriyle araştırılması ve varsa sorumlularının ortaya çıkarılması amacıyla verdiği meclis araştırma önergesi. 10/203
Yozgat Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 112. Birleşim · 2. yasama yılı · 3 Haziran 2008 · 1.265 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
Bekir Bozdağ (AK Parti), 3 Haziran 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 112. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AK PARTİ GRUP BAŞKANVEKİLLERİ NİHAT ERGÜN, BEKİR BOZDAĞ, SADULLAH ERGİN, MUSTAFA ELİTAŞ, NURETTİN CANİKLİ VE 20 MİLLETVEKİLİNİN; CHP GENEL SEKRETERİ ÖNDER SAV'IN DİNLENMESİ İDDİASININ BÜTÜN YÖNLERİYLE ARAŞTIRILMASI VE VARSA SORUMLULARININ ORTAYA ÇIKARILMASI AMACIYLA VERDİĞİ MECLİS ARAŞTIRMA ÖNERGESİ. 10/203); konuşma 1.265 kelime.
Bekir Bozdağ (AK Parti, Yozgat). “Ak parti grup başkanvekilleri nihat ergün, bekir bozdağ, sadullah ergin, mustafa elitaş, nurettin canikli ve 20 milletvekilinin; chp genel sekreteri önder sav'ın dinlenmesi iddiasının bütün yönleriyle araştırılması ve varsa sorumlularının ortaya çıkarılması amacıyla verdiği meclis araştırma önergesi. 10/203”. TBMM Genel Kurulu, 112. Birleşim tutanağı, 3 Haziran 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bekir-bozdag-23-2008-06-03-ak-parti-grup-baskanvekilleri-nihat-ergun-bekir-bozdag-sadullah-ergi (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA BEKİR BOZDAĞ (Yozgat)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; CHP Genel Sekreteri Önder Sav’ın dinlenilmesi iddiasının araştırılması üzerine AK Parti grup başkan vekilleri ve milletvekillerinin verdiği Meclis araştırma komisyonu kurulmasına dair önerge üzerinde AK Parti Grubunun görüşlerini açıklamak üzere söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, Türkiye bir haftadır önemli bir konuyu tartışıyor. Konu, Cumhuriyet Halk Partisinin “CHP’yi hükûmet dinliyor. AK Partinin derin devleti dinledi. Devlet suçüstü yakalandı. Devlet dinledi ve dinci bir gazeteye servis yaptı. İktidar kontrolü altında dinleme. AK Parti devleti röntgenci yaptı. Röntgenci iktidar istifa etmeli.” başlıklarıyla kamuoyunda yer aldı. Hem savcı edasıyla iddia hem de hâkim edasıyla yargılama yapmaksızın karar veren anlayışla tahmine dayalı cümlelerle de değil, çok net, hüküm içeren cümlelerle: “AK Parti yaptı. Devlet yaptı. Derin devlet yaptı. Kendi derin devletini oluşturdu.” İddiayı ortaya attı, yargıladı, kararını verdi ve mahkûm etti. Peki doğrusu bu mu? Ben bilirim, buradaki herkes benden daha iyi bilir: Siyasetçinin iyisi, aklına geleni geldiği şekliyle konuşan değildir, sıkıntı çıkar…
SELÇUK AYHAN (İzmir)O zaman en kötüsü Başbakan!
BEKİR BOZDAĞ (Devamla)…veyahut da gördüğü her şeyi doğru mudur eğri midir demeksizin hakikat yerine koyup topluma bunu anlatan da değildir. İşin aslına inip, araştırıp, doğru mu eğri mi diye tahkik edip ona göre karar vermesi lazım. Bu iddiayı ortaya atanlar, kamuoyuna, bu kanaate sahiplerse kendilerinde bu kanaati doğuran belgeleri kamuoyuyla paylaşmaları, bulguları paylaşmaları, delilleri sunmaları ve bu deliller çerçevesinde gereğini yapmalarını istemeleri icap etmez miydi? Yakışır mı, Türkiye'nin iktidarına talip ana muhalefet partisine yalan yanlış bilgilerle ulu orta konuşmak, manipüle edilebilir bir yapı ortaya koymak doğru olabilir mi, yakışık alır mı böyle bir şey? Almaz. Hele hele AK Partiyi bu konuda itham etmek, haksızlığın en büyüğüdür.
Biz, burada bir konuyu belki doğru da tartışmıyoruz. Bu konu ne için gündeme geldi? Önder Sav’ın dinlenildiği iddiası nedeniyle gündeme geldi. O zaman AK Partiye ilişkin birtakım eleştirilerde bulunulduğu zaman bir şeyi görmek lazım. AK Parti, demokrasinin kökleşmesi için, hukuk devletinin güçlenmesi için, iktidar döneminde büyük güzelliklere imza altmış, Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığının Kurulmasına Dair Kanun’la büyük değişimler, dönüşümler yapmıştır.
Bakın, şimdi, bizim mevzuatımızda özel hayatın gizliliğini ihlal daha önce suç değildi, Anayasa koruma altına almış ama ceza mevzuatında suç değil, suç hâline getirdik. Yine kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi bizim dönemimizde suç hâline getirildi. Anayasa teminatı altında ama ceza hukukunda karşılığı yok. Arkasından, kişisel verilerin kaydedilmesi, verileri hukuka aykırı olarak verme ve ele geçirme de ilk defa suç hâline getirildi ve yine yetinmedik, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 140’ıncı maddesinde de bu konularla ilgili usul ve esaslar belirlendi. Nedir o? Bir, şüphe. Bir kişinin suç işlediğine dair kuvvetli bir şüphe olacak. Arkasından daha ne olacak? Başka türlü delil elde etme imkânı da bulunmayacak. Bu şartı da getirip koyduk.
Peki, bunların düzenlemesini yapan AK Parti bununla yetindi mi? Yetinmedi, bir başka şey yaptı. O da Telekomünikasyon İletişim Kurumunu kurdu ve eskiden Jandarma Genel Komutanlığı ayrı dinliyordu, Millî İstihbarat Teşkilatı ayrı dinliyordu, Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığı ayrı dinliyordu, kayıtlarını kendileri tutuyordu. Kimde hangi bilgi var, hangi bulgu var, hangi veri var takip etme imkânınız yoktu. İstedikleri gibi kullanıyordu ve toplum geçmişte bunun örneklerine çok şahit oldu. Bu Mecliste de komisyonlar kuruldu, Sayın Okay biraz önce bahsetti.
Peki, biz ne yaptık?
1) Telekomünikasyon İletişim Kurumu Başkanlığını kurduk.
2) Hem Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığının hem Jandarma Genel Komutanlığının hem Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanlığının dinleme yapmasını mahkeme kararına bağladık. Eğer hâkim kararı alma imkânı yoksa ilgili genel müdür veya Jandarma Genel Komutanı veya Millî İstihbarat Teşkilatı Müsteşarı veyahut da bunların daire başkanı yardımcıları karar veriyor, yirmi dört saat içerisinde hâkime gidiyor bu konu, hâkim onayı alınıyor ve bu konuda dinleme yapılması tamamıyla bütün konularda hâkimin kararına bağlı.
3) Bütün suçlarla ilgili dinleme yok. Yasa saymış: “Falan falan suçlarda dinleme yaparsınız.”
4) Hangi telefonun dinleneceği, mahkeme kararında kişinin kimliği, bilgisi, her şeyi detay olarak da yazıyor. Öyle genel anlamda bütün telefonları dinleme şeklinde bir olay da söz konusu kesinlikle değil.
HASİP KAPLAN (Şırnak)Son kararları çıkarsın Adalet Bakanı, ben kendim okudum.
BEKİR BOZDAĞ (Devamla)O zaman buradan “Jandarma Genel Komutanlığı veya herhangi bir birim bütün Türkiye’yi dinliyor.” diye karar aldığını söylemek, bu kanunları okumadan milletin kürsüsünde milleti aldatmaktır.
HASİP KAPLAN (Şırnak)Sınırsız sorumsuz dinleme kararı veriyorlar.
BEKİR BOZDAĞ (Devamla)Hiç kimse milleti aldatmasın. (AK Parti sıralarından alkışlar) Arkasından, bakın, yine Telekomünikasyon İletişim Kurumu Başkanlığı, efendim sadece Emniyet, Jandarma Genel Komutanlığının dinleme talebine itiraz etmiş, diğerlerinkine itiraz etmemiş. Burada da bir başka yanlış bilgi veriliyor. Hem jandarma Genel Komutanlığının hem Emniyet teşkilatının hem de Millî İstihbarat Teşkilatının yasalara aykırı her türlü dinlemesine itiraz etmiştir. İşte onlarla ilgili Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinde alınan bir karara, Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesince alınan bir karara da itiraz edilmiştir. Burada Telekomünikasyon İletişim Kurumu Başkanlığı bir teminattır, yargı bir teminattır, teminat olsun diye yapıldı.
Şimdi, bu dinlemelerde siyasi iktidarın bir dahli yok, yargı kendi sürecinde işliyor, kararları kendi veriyor. Taleplere, idareden talep eden bile olsa hâkim karar veriyor. Biz hepimiz demiyor muyuz “Hâkimin güvencesi altında olsun, mahkemenin güvencesi altında olsun.” Ondan sonra da burada çıkıp hâkimin verdiği kararla, mahkemenin verdiği kararla yapılan işlemleri Anayasa ve hukuka aykırı gösterip bu görevi yapanları töhmet altında bırakmak doğru bir şey değildir. Bu bir güvencedir, hukuka uygun bir yaklaşımdır. (AK Parti sıralarından alkışlar)
Bir başka konu, o da şu: Değerli arkadaşlarım, “Efendim, dinlemeler oldu, soruşturma niye yapılmadı?” Peki, ben sorarım: Soruşturmayı, adli soruşturmayı hükûmet mi yapar?
KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul)İdari soruşturma…
BEKİR BOZDAĞ (Devamla)Kim yapar? Savcılar yapar, adli teşkilat yapar bu konularda. Peki, nasıl yapar?
KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul)İdari soruşturmayı kim yapar?
BEKİR BOZDAĞ (Devamla)Bakıyorum şimdi Ceza Kanunu’na. Efendim bunlarla ilgili niye yapılmadı?
Şimdi bakıyorum Türk Ceza Kanunu’na: Haberleşmenin gizliliğini ihlal, madde 132.
OKTAY VURAL (İzmir)Yazılı emir verseydi Bakan.
BEKİR BOZDAĞ (Devamla)Takip şikâyete bağlı, birisi şikâyet ederse soruşturma yapılır. Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi, kayda alınması şikâyete bağlı. Şikâyet ederse savcı soruşturma başlatır, tahkikat yapar.
HASİP KAPLAN (Şırnak)Şikâyete bağlı değil, yanlışlık var.
BEKİR BOZDAĞ (Devamla)Özel hayatın gizliliğini ihlal şikâyete bağlı bir suç.
Sayın Teziç veya bir başkaları dinlendi de cumhuriyet başsavcılığına şikâyette bulundu, savcılık gereğini yapmadıysa o zaman orada hukuka aykırılık vardır.
OKTAY VURAL (İzmir)Şimdi niye şikâyet konusu da neyi araştırıyoruz o zaman?
BEKİR BOZDAĞ (Devamla)Bunlar yasayla teminat altına alınmış konular. Ancak konuyu, yasayı bilmeden, ne getirip ne götürdüğünü bilmeden…
OKTAY VURAL (İzmir)Şimdi niye araştırıyorsunuz? Şimdi niye “Savcılığa talimat verdik.” diyor bakan?
BEKİR BOZDAĞ (Devamla)…hangi konuda tahkikat resen yapılır, hangi konuda şikâyeten yapılır, bunu bilmeden burada millete anlatmak ve aldatmak, millete korku salmak yanlıştır, milleti aldatmayın.
HASİP KAPLAN (Şırnak)Şikâyete bağlı değil, yanlışlık var.
K.KEMAL ANADOL (İzmir)Bakan “Savcılığa talimat verdik.” diyor.
HASİP KAPLAN (Şırnak)Teftiş kurulu var, Devlet Denetleme Kurulu var.
BEKİR BOZDAĞ (Devamla)Peki, bir başka şey: Bizim… “AK Parti dinledi.” diyor.
ALİ İHSAN KÖKTÜRK (Zonguldak)Anayasa Mahkemesini dinliyorsunuz.
BEKİR BOZDAĞ (Devamla)Bakın değerli dostlarım, AK Partinin veya Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetinin CHP’yi dinleyecek hiçbir ihtiyacı yok. Neden? Biz parti olarak biliyoruz, CHP bize karşı, politikalarımıza karşı. Alenen konuşuyor, söylüyor. AK Parti Hükümetine karşı, politikalarına karşı alenen konuşuyor, söylüyor. Milletin değerleriyle kavgalı, inançlarıyla alay ediyor; millet bunu görüyor, alenen biliyor. Millet de dinlemiyor. (AK Parti sıralarından alkışlar; CHP sıralarından sıra kapaklarına vurmalar, gürültüler.)
K.KEMAL ANADOL (İzmir)Olmadı… Olmadı…
KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul)Sayın Başkan…
BEKİR BOZDAĞ (Devamla)Şimdi bakın, biz niye dinleyelim, bizim için gizli olan ne var… (AK Parti sıralarından alkışlar; CHP sıralarından sıra kapaklarına vurmalar, gürültüler)
KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul)Sayın Başkan…
BEKİR BOZDAĞ (Devamla)Şimdi, bakın değerli arkadaşlar, burada bir şey daha söyleyeceğim, o da şu…
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
26 konuşma daha · 3 Haziran 2008