İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 95. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Türk vatandaşlığı kanunu tasarısı (s.s.90)

Bekir Bozdağ

Yozgat Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 95. Birleşim · 3. yasama yılı · 28 Mayıs 2009 · 694 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Bekir Bozdağ (AK Parti), 28 Mayıs 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 95. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK VATANDAŞLIĞI KANUNU TASARISI (S.S.90)); konuşma 694 kelime.

Bekir Bozdağ (AK Parti, Yozgat). “Türk vatandaşlığı kanunu tasarısı (s.s.90)”. TBMM Genel Kurulu, 95. Birleşim tutanağı, 28 Mayıs 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bekir-bozdag-23-2009-05-28-turk-vatandasligi-kanunu-tasarisi-s-s-90 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

BEKİR BOZDAĞ (Yozgat)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Başkanlık Divanının tutumunun lehinde söz aldım. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

İç Tüzük’ün 143’üncü maddesi gayet açık, sizlerle bir kez de ben paylaşmak istiyorum: “Anayasa, kanunlar ve İçtüzük gereğince işaret oyuna yahut gizli oya başvurulması zorunlu olmayan hallerde açık oylama yapılması en az onbeş milletvekilinin yazılı istemine bağlıdır.

Bu husustaki önergelerin, oylamaya geçilmeden önce Başkanlığa verilmiş olması gereklidir. Başkan, oylamaya geçmeden önce, açık oy istemi olduğunu bildirir ve önerge sahiplerinden en az onbeşinin Genel Kurul salonunda bulunup bulunmadığını tespit eder.”

Şimdi, buradaki iki fıkrayı birlikte değerlendirdiğinizde, tartışmasız, izahtan vareste bir şekilde ortaya çıkan şey şu: Açık oylama isteminin oylamaya geçilmeden önce Başkanlığa iletilmiş olması şarttır, bir; Başkanın bu istemi Genel Kurula duyurması, imza sahiplerini araması şarttır, iki.

Şimdi, bu tasarının tümünün oylamasına geçilmeden önce Başkanlık Divanı bu yönde bir açıklamada bulundu mu “Açık oylama istemi vardır, imza sahiplerini arıyorum veya talepte bulunanları arıyorum.” diye? Böyle bir duyuru yaptı mı Başkanlık? Yapmadı. Peki, bunun sahiplerini aradı mı? Aramadı. Dolayısıyla, burada Başkanlığın yaptığı uygulama İç Tüzük’ün 143’üncü maddesine uygundur, aksi bir uygulama yapması İç Tüzük ihlali olur, belki yeni bir eylemli İç Tüzük ihdası anlamına gelir.

Burada bir şeye de vurgu yapmakta fayda var: Teamüller İç Tüzük’te yazmaz. Zaten teamül Meclisin uygulamalarından ortaya çıkar. İç Tüzük’te teamül ararsanız, bunu 100 defa, bin defa okuyun, İç Tüzük’te teamülü bulma imkânı yoktur, çünkü İç Tüzük teamülleri içermiyor, sadece somut metinleri içeriyor, teamüller Meclisin uygulamasından çıkıyor.

Değerli arkadaşlar, diğer bir konu: Bugünkü gündemle ilgili, Sayın Grup Başkan Vekilimiz Mustafa Elitaş ve diğer siyasi partilerin grup başkan vekilleri Meclis Başkanımızın başkanlığında toplandılar, bir değerlendirme yaptılar, bir mutabakat olmadı. Daha sonra, Sayın Pakdil’in başkanlığında, Millî Savunma Bakanımızın da bulunduğu bir ortamda -ben de vardım, diğer partiden grup başkan vekili arkadaşlarımız da vardı- orada yine bu konu bir görüşüldü, müzakeresi yapıldı ve şöyle bir anlaşma orada ortaya çıktı: Bugünkü çalışma takvimi, şu anda Meclisin kabul ettiği çalışma takvimi kabul edilecek ve mayınlarla ilgili yasa tasarısıyla ilgili bir görüşme yapılacak, bir değerlendirme yapılacak ve bu çerçevede bir mutabakat sağlanabilirse ona göre devam edilecek, sağlanamazsa o da ona göre değerlendirilecek.

Onun için, biz, bu çerçevede gruplarla -doğrudur- anlaştık ve 2’nci maddeyle ilgili, İç Tüzük’ün 89’uncu maddesine göre tekriri müzakere talebini de Millî Savunma Bakanı Hükûmet adına Meclis Başkanlık Divanına verdi.

Biz, bir defa “Yasayı geri çekeceğiz.” demedik. “Geri çekmemiz lazımdır.” da demedik. “Bu konunun tekriri müzakere yoluyla bir kez daha görüşülmesinde fayda vardır.” dedik ve “Beraber görüşelim bunu.” dedik ve bunu yaptık. Yoksa “Yasayı geri çektik, görüşmeyeceğiz, bir daha görüşmemek üzere geri çektik.” diye bir şey yok. Biz, AK PARTİ olarak verdiğimiz sözde durduk ve tekriri müzakere talebini Sayın Bakan Hükûmet adına Başkanlık Divanına sundu ve daha sonra her gruptan arkadaşlarımızın olduğu bir ortamda görüştük, konuştuk kendileriyle. Herkes kendi kanaatlerini söyledi, biz de kendi kanaatlerimizi söyledik. Daha sonra “Bu kanaatlerle ilgili herkes kendi görüşünü, bizim önerdiğimiz şeyi de onların önerdiği şeyi de herkes kendi gruplarıyla da bir kez daha bunu değerlendirsin, biz de kendi içimizde bunun bir değerlendirmesini yapalım; ondan sonra, bu konuyla ilişkin bir müzakere sonucunda varacağımız tavrı ortaya koyalım.” diye bir değerlendirmeyle ayrıldık. “Anlaşmazlık var; yok, anlaşamayız, bir araya gelemeyiz, konuşamayız.” diye ayrılmadık; herkes kanaatini söyledi, gruplarıyla herkes müzakere edecek, biz de grubumuzla bu konuyu müzakere edeceğiz, arkadaşlarımızla değerlendireceğiz; ona göre de yarın grup başkan vekili arkadaşlarımız, muhtemelen bu konuyu bir kez daha görüşeceklerdir.

Bir başka şey, Millî Savunma Bakanımızın açıklamasıyla ilgili; Millî Savunma Bakanımızın Adalet Komisyonunda yaptığı açıklama tam da Sayın Hakkı Suha Okay Bey’in ifade ettiği biçimde bir açıklama değil. Sayın Bakan “Ben, Bakan olarak gönderdiğim görüşün de arkasındayım, Hükûmetin temsilcisi olarak…”

ALİ İHSAN KÖKTÜRK (Zonguldak)Başkan oturuyor orada, Başkana sorun.

BEKİR BOZDAĞ (Devamla)Yazılı şey tutanaklarda. “Hükûmetin temsilcisi olarak ben Genel Kurulda söylediğimin de arkasındayım, yoksa, bunlar şunu, şunu, şunu ortadan kaldırıyor, şöyle şöyle sonuçlar ortaya doğuruyor.” diye Adalet Komisyonunda Sayın Bakanın böyle bir açıklaması yok, gazetede çıkan beyanatında da böyle bir açıklaması yok. Sorulan şey “Sayın Bakanım, siz yazılı görüşünüzde böyle, Hükûmet sırasında otururken de şöyle ifade etmişsiniz.” diye ifadeler üzerine, Sayın Bakanın tutumunu izah eden, açıklayan bir ifadedir; yoksa, diğer konular o açıklamanın içerisinde yoktur.

Bunu da ifade ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

67 konuşma daha · 28 Mayıs 2009

67 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook