Sayıştayda boş bulunan üyelikler için seçimler. (iç tüzük'ün 150'nci maddesine göre)
Yozgat Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 3. Birleşim · 5. yasama yılı · 6 Ekim 2010 · 607 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Bekir Bozdağ (AK Parti), 6 Ekim 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 3. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SAYIŞTAYDA BOŞ BULUNAN ÜYELİKLER İÇİN SEÇİMLER. (İÇ TÜZÜK'ÜN 150'NCİ MADDESİNE GÖRE)); konuşma 607 kelime.
Bekir Bozdağ (AK Parti, Yozgat). “Sayıştayda boş bulunan üyelikler için seçimler. (iç tüzük'ün 150'nci maddesine göre)”. TBMM Genel Kurulu, 3. Birleşim tutanağı, 6 Ekim 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bekir-bozdag-23-2010-10-06-sayistayda-bos-bulunan-uyelikler-icin-secimler-ic-tuzuk-un-150-nci-m (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
BEKİR BOZDAĞ (Yozgat)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerimin başında hepinizi saygıyla selamlıyorum. Başkanlık Divanının tutumu lehinde söz aldım.
Tabii, buradaki tartışma Anayasa’da şu anda yürürlükte bulunan geçici madde 18’le ilgili. Şimdi onu okuduğumuzda esasında tartışmaya mahal bulunmadığı da açıkça ortada. Şimdi (ç) bendini okuyorum, diyor ki: “(c) bendi uyarınca yapılan bildirimden itibaren on gün içinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde seçim yapılır.” Şimdi, bildirim yapılmış mı? 1 Ekimde bu Sayıştay seçimlerinin sonucu Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bildirilmiş. Meclisin de on gün içerisinde seçim yapacağı Anayasa’nın geçici madde 18’i ile hüküm altına alınmış. Dün itibarıyla da Türkiye Büyük Millet Meclisinde Danışma Kurulunun önerisiyle seçimin bugün yapılacağı ve aynı gün içinde tamamlanacağı, gruplarımızın mutabakatıyla da hüküm altına alınmış. Bugün, bunun gereği yapılmak üzere seçim için toplanıldı.
Devam ediyoruz, diyor ki: “Her boş üyelik için yapılacak seçimde, ilk oylamada üye tamsayısının üçte iki ve ikinci oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğu aranır; ikinci oylamada salt çoğunluk sağlanamazsa bu oylamada en çok oy alan iki aday için üçüncü oylama yapılır; üçüncü oylamada en fazla oy alan aday üye seçilmiş olur.”
Burada ifadeler çok net. Nedir aranan nitelikli sayı? Karar yeter sayısıdır. Eğer yasa koyucu, anayasa koyucu bunun için 367’yi şart koymuş olsaydı, Sayın Vural’ın dediği gibi, o zaman bizim buradan bir seçim yapma imkânımız fiilen zaten olmazdı belki. Anlaşamazsak, uzlaşamazsak, Meclis 367’yi bulamadığında tıkanırdı, kalırdı bu iş ama anayasa koyucu ne diyor: İlk turda 367’yi arayacaksınız.
ALİ UZUNIRMAK (Aydın)Uzlaşmaya var diyor.
BEKİR BOZDAĞ (Devamla)Buldunuz, bulamadınız, o zaman salt çoğunluğu arayacaksınız. O zaman bulamadınız, ona göre şu şu usulleri takip edeceksiniz. Peki, burada bahsedilen şey ne? Çok açık, karar yeter sayısı.
Şimdi, aynı durum, Anayasa’nın 94’üncü maddesine bakıyoruz, ifadeler hemen hemen birbirinin aynısı, orada da üçüncü fıkraya baktığınızda, Meclis Başkanının nasıl seçileceği anlatılıyor ve onun ilgili kısmında deniyor ki: “İlk iki oylamada üye tamsayısının üçte 2 ve üçüncü oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğu aranır.” Buradaki ifade bunun neredeyse tıpkısının aynısı çünkü bu çalışmalar sırasında, 94’teki seçim usulü ve buradaki kullanılan ifadeler, birliktelik olsun diye gözetildi o çalışmalarda. Şimdi biz Meclis Başkanını seçerken ne yapıyoruz? İlk turda 367 karar yeter sayısı arıyoruz. Bulamadığımız zaman ne yapıyoruz? İkinci tur, üçüncü tur ve ona göre Anayasa’nın 94’üncü maddesindeki uygulamayı yapıyoruz. Dolayısıyla ona göre de Meclis Başkanını seçmiş oluyoruz. Şu anda yaptığımız şey de aynı şeydir.
Burada 367 tartışmalarını maalesef talihsiz olarak yaşadık. Anayasa’ya rağmen bir uygulama ortaya çıktı ve Anayasa Mahkemesi bir karar verdi ve arkasından Türkiye Büyük Millet Meclisi Anayasa’yı değiştirdi. Ne dedi? Toplantılarla ilgili 96’ncı maddesi çok açık: “Türkiye Büyük Millet Meclisi, yapacağı seçimler dahil bütün işlerinde üye tamsayısının en az üçte biri ile toplanır.” Yani 184’ü bulduğu zaman toplanır. O zaman geçici 18’deki karar yeter sayısını bulduğu zaman da seçim işlemlerini tamamlamış olur. Burada herhangi bir tartışmaya yol açacak, tereddütlü, şüpheli veya muğlak bir durum kesinlikle söz konusu değil.
1 Mart Tezkeresi’yle de bunu karıştırmamak lazım, çünkü 1 Mart Tezkeresi’nde reddedilen tezkere karar yeter sayısı bulunmadığı için reddedilmiştir, karar yeter sayısı bulunsaydı kabul edilmiş olacaktı. Orada “İkinci, üçüncü oylama için şunlar aranır, bunlar olmazsa şöyle yapılır.” şeklinde bir şey yok. Bir oylama yapılır, karar yeter sayısı bulmazsa reddolur, o öyle ama şimdi burada farklı bir durum söz konusu. Ben onun altını çizmek istedim.
Tabii, bir de 1 Ekimden beri bu konu Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündeminde. Yani hemen bugün seçim huzura gelmiş, bugün adaylar milletvekillerinin veya Türkiye Büyük Millet Meclisinin takdirine ve tercihine sunulmuş değil. 1 Ekimden beri Mecliste bu isimlerle ilgili bilgiler var ve 1 Ekimden bu yana da bu konu Türkiye'nin gündeminde. İlgisi olan herkes elbette ki bu konuyla ilgili bilgilenebilir.
Ben Başkanlık Divanının tutumunun doğru olduğunu ifade ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
17 konuşma daha · 6 Ekim 2010