Sayıştayda boş bulunan üyelikler için seçimler. (iç tüzük'ün 150'nci maddesine göre)
Yozgat Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 3. Birleşim · 5. yasama yılı · 6 Ekim 2010 · 479 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Bekir Bozdağ (AK Parti), 6 Ekim 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 3. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SAYIŞTAYDA BOŞ BULUNAN ÜYELİKLER İÇİN SEÇİMLER. (İÇ TÜZÜK'ÜN 150'NCİ MADDESİNE GÖRE)); konuşma 479 kelime.
Bekir Bozdağ (AK Parti, Yozgat). “Sayıştayda boş bulunan üyelikler için seçimler. (iç tüzük'ün 150'nci maddesine göre)”. TBMM Genel Kurulu, 3. Birleşim tutanağı, 6 Ekim 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bekir-bozdag-23-2010-10-06-sayistayda-bos-bulunan-uyelikler-icin-secimler-ic-tuzuk-un-150-nci-m-2 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
BEKİR BOZDAĞ (Yozgat)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Başkanlık Divanının tutumu lehinde söz aldım. Bu vesileyle, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Yapılan seçim sırasında, ikinci tur oylamayı bitirip üçüncü tur oylamaya Anayasa’nın geçici 18’inci maddesi çerçevesinde geçilmesi için ortaya çıkan bir konuyu tartışıyoruz. Şimdi, Anayasa’nın 18’inci maddesinin ilgili kısmı: “…ilk oylamada üye tamsayısının üçte iki ve ikinci oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğu aranır;” diyor. İlk oylamayı yaptık, üçte iki bulunamadı. İkinci tur oylamayı yaptık, salt çoğunluk da bulunamadı. Tabii, üçüncü tura geçebilmek için hüküm devam ediyor: “…ikinci oylamada salt çoğunluk sağlanamazsa bu oylamada en çok oy alan iki aday için üçüncü oylama yapılır;” diyor. Birinci olan belli ama ikinci sırada 2 tane adayın ikisi de 1’er oy aldı, eşit oy çıktı. Ortada fiilî bir durum var.
Anayasa’da benzer konularda ne var diye baktığımızda, Anayasa’nın 94’üncü maddesinde, Meclis Başkanının nasıl seçileceğine dair hüküm var. Şimdi bakıyoruz, orada da Meclis Başkanının “İlk iki oylamada üye tamsayısının üçte iki, üçüncü oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğu aranır. Üçüncü oylamada salt çoğunluk sağlanamazsa bu oylamada en çok oy alan iki aday için dördüncü oylama yapılır; dördüncü oylamada en fazla oy alan üye, Başkan seçilmiş olur.” diyor 94. Şimdi, burada baktığınızda eşit çıktığı zaman nasıl bir hâl çaresi aranır, Anayasa 94 öngörmemiş. Değişmeden önce Cumhurbaşkanı seçimine dair Anayasa’nın ilgili maddesi vardı, o da bunun aynısıydı. Şimdi, orada da bir hâl çaresi buna öngörmemiş.
Peki, böyle durumlarda Meclis ne yapıyor? Ona göre Meclisin uygulamaları var. Şimdi bakıyoruz, İç Tüzük’ümüzün 146’ncı maddesine bakıyoruz. Orada “Oya konulan bütün hususlar, -şimdi oya koyuyoruz, seçim yapıyoruz, işte, belli şartlar aranıyor- Anayasada, kanunlarda veya İçtüzükte ayrıca hüküm yoksa, toplantıya katılan milletvekillerinin salt çoğunluğuyla kararlaştırılır. Salt çoğunluk belli bir sayının yarısından az olmayan çoğunluktur.” ifadesi yer alıyor.
Şimdi, özel hüküm var mı bu konuda? Geçici madde 18 özel hüküm, yani karar nisapları bakımından bir özel hüküm. Diyor ki: İşte, ilk turda 367, ikinci turda 276, üçüncü turda en fazla oy. Dolayısıyla buradaki genel karar nisabını arayamayız, aramamız da mümkün değil. Ama şimdi bu karar nisabı… Kanunları biz oyluyoruz. Kanunları oyladığımızda ne diyor? İşte, karar nisabı aranıyor. Çıkmadı, o zaman neye göre Meclis Başkanlık Divanı karar nisabı çıkmayan bir maddeyi ikinci defa oya sunuyor veya kanunu karar nisabı çıkana kadar oylamayı tekrar ettiriyor? Ona dair Meclis İç Tüzüğü’nde bir hüküm var mı? Bakıyorum, yok. Ama biz de biliyoruz ki, Meclisin bütün uygulamalarında böyle sonuçlar var ve 146 ve Meclisin ortaya koyduğu teamül böylesi durumda bir uygulamayı ortaya getiriyor. Şu anda ortaya çıkan durum da bu. 1 Mart Tezkeresi bunun bir istisnası. Bana göre o gün Meclis Başkanlık Divanının tutumu 146’ya aykırıydı, yenilenmesi lazımdı. Meclis Başkanlık Divanı 146’ya aykırı -bana göre- hareket etti ama 146 çok açık. Bugüne kadar Meclis aranan karar nisapları çıkmadığında nasıl bir uygulamayı deruhte ediyorsa Meclis Başkanlık Divanı da oylamayı tekrar etmek suretiyle aynı usulü uygulamaktadır.
Bu nedenle, Başkanlık Divanının tutumunun doğru olduğunu ifade ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
17 konuşma daha · 6 Ekim 2010