Hakimler ve savcılar yüksek kurulu kanunu hakkında (s.s.574)
Yozgat Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 29. Birleşim · 5. yasama yılı · 9 Aralık 2010 · 363 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Bekir Bozdağ (AK Parti), 9 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU KANUNU HAKKINDA (S.S.574)); konuşma 363 kelime.
Bekir Bozdağ (AK Parti, Yozgat). “Hakimler ve savcılar yüksek kurulu kanunu hakkında (s.s.574)”. TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim tutanağı, 9 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bekir-bozdag-23-2010-12-09-hakimler-ve-savcilar-yuksek-kurulu-kanunu-hakkinda-s-s-574 (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
BEKİR BOZDAĞ (Yozgat)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; önemli bir yasa tasarısını görüşüyoruz. Tabii, burada herkes görüşlerini söyleyecek, bu kürsü onun için ama bunları doğru söylememiz hepimiz için de bir vazife.
Şimdi, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluyla ilgili bir seçim yapıldı. Seçimde aday olanlar birinci sınıf hâkimler, seçiciler hâkimler, seçimin yönetim ve denetimini yapanlar yine hâkimler. Böylesi bir ortamda seçim yapıldı ve seçim sonuçları da ortaya çıktı. Seçilemeyenlere baktığınızda 2.600 küsur civarında oy aldığını görüyorsunuz, öbürlerine baktığınızda yüzde 60’ın üzerinde oy aldığını görüyorsunuz. Her ilde de yapılan oylamalara baktığınızda da hâkimlerin ve savcıların kahir ekseriyetinin böyle bir değerlendirmeye gittiğini görüyorsunuz.
Şimdi, hâkimler ve savcıların üzerinde Adalet Bakanlığının etkisi olmaz çünkü onları başsavcı yapan, reis yapan, iyi bir yere veya kötü bir yere atayan, mesleğinden ihraç eden, disiplin cezası veren kim? HSYK. Eğer, o Kurul, adil davranmış olsalar idi, hâkim ve savcıların haklarını, hukukunu korusalar idiler yargı bağımsızlığına, hâkimlik teminatına saygı gösterseler idiler diğerleri veya bir başkaları, kim çıkarsa çıksın seçilemezlerdi. Esasında bu seçim o Kurulda görev yapanlara da bir cevaptır: “Biz böyle kurul istemiyoruz. Hâkimliğin, savcılığın teminatını; hukukun, yargının bağımsızlığını gözeten ve koruyan bir kurul istiyoruz.” Ona bir cevap vermişlerdir.
Bir şey daha söylüyorum: Biz AK PARTİ olarak yargının yandaş olmasının ve herhangi bir siyasi grubun, ideolojinin eline geçmesini ülke için en büyük felaket olarak görüyoruz, felaketlerin en büyüğüdür. Onun için, bu düzenlemelerde yargının ele geçmesi yok ama birilerinin elinde olduğunu zannettiği oyuncağın da elinden çıkması söz konusudur, belki ondan rahatsızlık olunabilir.
Bir başka şey, Sayın Başbakanımız yargı kararlarını eleştirdi, biz de eleştiriyoruz. Ben, birkaç karar vereceğim. Bir kamu görevlisi müracaat ediyor, “Benim genel müdür olmam lazım.” diyor. Bakanlık cevap vermiyor, Millî Eğitim Bakanlığı. Cevap vermeyince Danıştaya dava açıyor ve idari mahkemeye dava açıyor, mahkeme diyor ki: “Bu genel müdür yardımcısı olması lazımdır.” Danıştaya gidiyor, Danıştay kararı onuyor, kesinleşiyor. Şimdi, buyurun, buradan bakayım! Danıştayın, idari mahkemenin veya Danıştayın böyle bir karar verme hakkı var mı? Böyle bir karar verebilir mi? Bu kararı veriyor. Peki, ben bu kararı verenlere “Siz hukuka değil ideolojinize göre karar veriyorsunuz. Bu, hukuku zedeler, adaleti zedeler.” dersem yanlış mı olur?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BEKİR BOZDAĞ (Devamla)Köprü zammı... Nasıl karar verebilir? Böyle bir şey olabilir mi?
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
70 konuşma daha · 9 Aralık 2010