Türk borçlar kanunu tasarısı hakkında (s.s.321)
Yozgat Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 49. Birleşim · 5. yasama yılı · 11 Ocak 2011 · 641 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Bekir Bozdağ (AK Parti), 11 Ocak 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 49. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK BORÇLAR KANUNU TASARISI HAKKINDA (S.S.321)); konuşma 641 kelime.
Bekir Bozdağ (AK Parti, Yozgat). “Türk borçlar kanunu tasarısı hakkında (s.s.321)”. TBMM Genel Kurulu, 49. Birleşim tutanağı, 11 Ocak 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bekir-bozdag-23-2011-01-11-turk-borclar-kanunu-tasarisi-hakkinda-s-s-321 (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA BEKİR BOZDAĞ (Yozgat)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün, çok önemli bir kanun tasarısını görüşüyoruz, Türk Borçlar Yasa Tasarısı’nı. Esasında, borçlar hukuku, toplumun bütün kesimlerini, 73 milyon insanımızın her birini doğrudan ilgilendiren bir kanun. Hayatımızın her alanında, alacak ilişkileri, borç ilişkileri, sözleşmeler ve akitler, her gün karşılaştığımız olaylar, sorunlar ve bunların çerçevesi ve bu noktada vatandaşın hakkının, hukukunun esasına baktığınızda, Borçlar Kanunu’nun bunun her tarafını detaylı bir biçimde düzenlediğini görüyoruz.
Bizim yürürlükteki Borçlar Kanunu’muz, 22 Nisan 1926’da kabul edilmiş ve 4 Ekim 1926’da da yürürlüğe girmiş. Esasında, kabul edilen Borçlar Kanunu, bir nevi aktarma bir borçlar kanunuydu. Yıl 1926, bugün 2011 yılındayız, aradan bu kadar zaman geçmiş, dünya, ekonomik anlamda, siyasi anlamda, pek çok alanda önemli değişimleri, dönüşümleri yaşamış. 1926’lı yıllara baktığınızda, Birinci Dünya Savaşı’nın arkasından yakılan, yıkılan dünyada yeni bir ekonomik anlayış, yeni bir alacak-borç ilişkisi anlayışı var ama daha sonra baktığınızda, sıcak, soğuk savaş dönemi, İkinci Cihan Harbi’nin dönemi ve yine baktığınızda, o dönemdeki yapılar, ekonomik anlayışlar, şunlar bunlar. Ama 1950’den sonra, Türkiye’de de önemli değişimler yaşanmış, dünyada önemli değişimler yaşanmış, iki kutuplu dünya yıkılmış, ekonomi ile ilgili her türlü anlayışlar değişmiş, hukuki anlayışlar da değişmiş, yaklaşımlar da değişmiş, insanların birbirine bakışları da değişmiş ama Türk Borçlar Kanunu hâlâ içinde yapılmış birtakım kısmi değişikliklerle beraber varlığını devam ettiriyor idi. 1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu önemli bir adım oldu bu konuda ve onun ayrılmaz bir parçası olan Borçlar Kanunu’nun da esasında onun devamında yürürlüğe girmesi lazımdı ama çalışmaları neticelendirilemedi.
Bugüne geldiğimizde, Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak, Türk hukukçularının, hem akademide hem Yargıtayda hem Adalet Bakanlığında hem de her alanda beceri, birikim sahibi olan Türk hukukçularının ortaya koyduğu bir ürünle, daha doğrusu millî bir yasayla karşı karşıyayız. Aktarma değil, tercüme değil; Yargıtayımızın, ilk derece mahkemelerimizin yıllardır süregelen tecrübelerinden süzülen bilgiler ve ürettiği çözümler, öte yandan, yaşanan sorunlar, üniversite hocalarımızın, üniversitelerde bu alanda çalışanların ürettiği bilgiler, birikimler, öte yandan, Türkiye’de gelişen ticaret hayatının, borç ilişkilerinin dünyaya entegrasyonu ve Türkiye’de aldığı vaziyet karşısında yaşanan değişimlerin tamamını gözlemleyen ve bu değişimleri ortak bir hukuk diliyle hem dünyadaki gelişmelere, değişmelere hem de Türkiye’deki gelişmelere uygun bir biçimde kanunlaştıran bir metin.
Ben, bu vesileyle, bugüne kadar Türk Borçlar Kanunu’na emek veren bizden önceki hükûmetlerdeki bütün sayın bakanlara -çünkü onların döneminde bunun startı verilmiş, hakkını teslim etmek lazım- bizim dönemimizde görev yapan adalet bakanlarına ve hâlihazırda görev yapan Adalet Bakanımız Sayın Sadullah Ergin Beyefendi’ye, Adalet Bakanlığımızın değerli bürokratlarına, Yargıtaydan katkı sunan değerli Yargıtay üyelerine, temsilcilerine, öte yandan, bu çalışmalarda hem bizim partimize hem de diğer siyasi partilere danışmanlık yapan akademisyenlere, görüşleriyle katkı sunan herkese, ayrıca, Adalet Komisyonunda bu yasanın görüşülmesi sırasında emek veren alt komisyon başkanı ve üyelerine ve daha sonra üst Komisyonun değerli Başkan ve üyelerine, her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Tabii, Türkiye'nin önemli bir konusu bugün burada yasalaştırılıyor. Burada bulunan, emek veren bütün milletvekili arkadaşlarıma da ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Bir hakkı da teslim etmekte yine fayda görüyorum: Böylesi kapsamlı bir temel yasanın kısa bir sürede çıkması, Parlamentoda grubu bulunan siyasi partilerimiz arasında varılmış bulunan bir anlayış birliğinin, bir uzlaşmanın sonucudur. Ben, bu vesileyle, bütün siyasi partilerimizin gruplarına da ayrı ayrı teşekkür ediyorum, bu yasanın hayırlı olmasını diliyorum.
Sözlerime son verirken bir hususun da altını çizmek istiyorum. Tabii, bu yasa kapsamlı bir yasa, pek çok kesim veya ilgili kişiler detaylı bir biçimde okuma, değerlendirme imkânı belki bulamamış olabilirler ama yasanın yürürlüğü 1 Temmuz 2012 olarak belirleniyor. Bunun amacı da bir geçiş olsun diye. Zira kamuoyu, bu yasa artık yürürlüğe girecek diye… Belki bugüne kadar incelemeyen kesimler varsa onlar da yakinen inceleme imkânı bulacaklar. Bu arada, eksikler, yanlışlar varsa, yürürlüğe girmeden de düzeltme imkânı bulacağız. Eğer böyle bir şey olursa, elbette ki Parlamento duruma vaziyet edip gerekli eksiklikleri ve düzeltmeleri de yapacaktır.
Ben bu yasanın 73 milyon insanımıza, hukuk hayatımıza, herkese hayırlı, uğurlu olmasını diliyor, katkı sunan herkese teşekkür ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
26 konuşma daha · 11 Ocak 2011