İçeriğe atla

24. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 71. BİRLEŞİM · CUMARTESİ

Mhp grubu adına, grup başkan vekilleri izmir milletvekili oktay vural ve kayseri milletvekili yusuf halaçoğlu'nun, rüşvet ve yolsuzluk iddialarıyla ilgili soruşturmaları yürüten adli kolluk ve yargı mensupları üzerinde baskı uyguladığı, soruşturmalara müdahale ettiği ve bazı bakanlar hakkında düzenlenen fezlekelerin gereğini yerine getirmediği iddiasıyla adalet bakanı bekir bozdağ hakkında gensoru açılmasına ilişkin

Bekir Bozdağ

Yozgat Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 71. Birleşim · 4. yasama yılı · 1 Mart 2014 · 1.568 kelime · yaklaşık 8 dakikalık okuma

Kaynak göster

Bekir Bozdağ (AK Parti), 1 Mart 2014 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MHP GRUBU ADINA, GRUP BAŞKAN VEKİLLERİ İZMİR MİLLETVEKİLİ OKTAY VURAL VE KAYSERİ MİLLETVEKİLİ YUSUF HALAÇOĞLU'NUN, RÜŞVET VE YOLSUZLUK İDDİALARIYLA İLGİLİ SORUŞTURMALARI YÜRÜTEN ADLİ KOLLUK VE YARGI MENSUPLARI ÜZERİNDE BASKI UYGULADIĞI, SORUŞTURMALARA MÜDAHALE ETTİĞİ VE BAZI BAKANLAR HAKKINDA DÜZENLENEN FEZLEKELERİN GEREĞİNİ YERİNE GETİRMEDİĞİ İDDİASIYLA ADALET BAKANI BEKİR BOZDAĞ HAKKINDA GENSORU AÇILMASINA İLİŞKİN); konuşma 1.568 kelime.

Bekir Bozdağ (AK Parti, Yozgat). “Mhp grubu adına, grup başkan vekilleri izmir milletvekili oktay vural ve kayseri milletvekili yusuf halaçoğlu'nun, rüşvet ve yolsuzluk iddialarıyla ilgili soruşturmaları yürüten adli kolluk ve yargı mensupları üzerinde baskı uyguladığı, soruşturmalara müdahale ettiği ve bazı bakanlar hakkında düzenlenen fezlekelerin gereğini yerine getirmediği iddiasıyla adalet bakanı bekir bozdağ hakkında gensoru açılmasına ilişkin”. TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim tutanağı, 1 Mart 2014. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bekir-bozdag-24-2014-03-01-mhp-grubu-adina-grup-baskan-vekilleri-izmir-milletvekili-oktay-vural (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=30269

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

ADALET BAKANI BEKİR BOZDAĞ (Yozgat)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; Milliyetçi Hareket Partisi grup başkan vekillerinin hakkımda vermiş olduğu gensoru açılması önergesi hakkında söz aldım. Bu vesileyle saygıdeğer heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, bir bakan hakkında gensoru açılmasını istemek son derece ciddi bir husustur; anayasal teminatı vardır, İç Tüzük’ümüzde bunun karşılığı vardır. Yalan yanlış bilgilerle veya rivayetler üzerine veya siyasi karşıtlık üzerine gensoru verilirse, bu, gensoru müessesinin kıymetini azaltır, hakkında gensoru verilen bakan için değil ama çalakalem gensoru verenler bakımından bir nakisa oluşturur, bunu özellikle huzurlarınızda ifade etmek istiyorum. Çünkü bu gensorunun her tarafı lime lime dökülmektedir.

Hakkımda gensoru açılması istemi, esasında, kötü bir rüya tabirinden ibarettir. Hani, rüya tabirleri olur ya; ölü görürsünüz, diri görürsünüz, gündüz görürsünüz, karanlık görürsünüz, sonra da “Bunun anlamı şudur: Bak, karanlık görürsen böyle, gündüz görürsen böyle.” Âdeta el yordamıyla, rüya tabiri yaparak bir bakan hakkında gensoru önergesi veriliyor. Bu, gensoru müessesesinin itibarını azaltır, gensoru verenlerin itibarını azaltır ama hakkında rüya tabiri gibi gensoru verilen bir bakan olarak da eminim ki benim itibarımı yükseltecektir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Tabii, gensoru içerisinde olanlarla ilgili de kısa kısa değerlendirmede bulunmak istiyorum. Burada şahsiyat yapanlarla ilgili bir değerlendirmede bulunmayacağım. Çünkü bu, ciddi bir iş. Bu ciddi işin üzerinde polemik yapanlarla ilgili bir değerlendirme yapmayacağım. Onu, dinleyenler yaptı, ayrıca girmeyeceğim.

Adli Kolluk Yönetmeliği’nin değişikliğini yapan düzenleme, Anayasa ve yasaya uygun bir düzenlemedir, bir defa, bunun altını özellikle çizmek isterim. Çünkü CMK’nın 167’nci maddesinin başlığı yönetmeliktir. Adli kollukla ilgili yönetmeliğin Adalet ve İçişleri Bakanlığı tarafından müştereken tanzim edileceği ifade ediliyor. Bu yönetmelik bu kapsamda çıkarılmış bir yönetmeliktir, bu bir.

İki: Polis, adli kolluk görevini yaparken ne Adalet Bakanının emrindedir ne de İçişleri Bakanının emrindedir. Yasalarımız çok açık. Adli kolluk görevini yapan kolluk görevlileri, görev süresince cumhuriyet savcısının emirleri ve talimatları doğrultusunda hareket eder. Herhangi bir kolluk amiri -bu, ilin emniyet müdürü olabilir veya başkası olabilir- bunlara emir ve talimat veremez. Bunu ben söylemiyorum, kanun söylüyor. Kimsenin talimat veremeyeceği bir adli kolluğa eğer hiyerarşik bir bağlantı olursa ki Adalet Bakanlığıyla adli kolluğun herhangi bir bağlantısı yoktur. Adli kolluk, esasında, idari bakımdan baktığınızda İçişleri Bakanlığıyla ilgili bir husustur ama buna talimat verme yetkisi de ne İçişleri Bakanına aittir ne Adalet Bakanına aittir. Benimle hiç alakası olmayan bir konuyu siz getirir, buradan “Bakan da böyle talimat vermiştir.” yorumunu yaparsanız bu “Gündüz mü, gece mi?” rüya tabirine benzer; doğru bir şey olabilir mi? Biraz ciddiyet olsun lütfen.

Bakın, öte yandan, birtakım, kollukta görev yapan polislerin, müdürlerin yerlerinin değişmesiyle ilgili tasarruflar oldu; bunu Adalet Bakanlığı değil İçişleri Bakanlığı yaptı ama doğru tasarruflar mı? Doğru tasarruflar çünkü bu tasarrufların hepsi usule ve yasaya uygun tasarruflardır. Bir yere il müdürü atadığınız zaman, il müdürü kendisiyle çalışacak yardımcıları, şube müdürlerini veya hangi polislerin nerede çalışacağını Türkiye’de bütün ilk atamalardan sonra kendileri belirlemiştir. Sadece yeni İstanbul İl Emniyet Müdürü ve yeni atanan emniyet müdürleri değil, bundan önce atanmış bütün emniyet müdürleri de aynısını yapmış.

FATMA NUR SERTER (İstanbul)Talimatı kim verdi?

ADALET BAKANI BEKİR BOZDAĞ (Devamla)Örnek olsun diye söylüyorum: Sayın Hüseyin Çapkın İzmir İl Emniyet Müdürü olduğu yıllarda, 2008 yılında tam 2.500 kişiyle ilgili, görevlendirmede değişiklik yapmış. Arkasından Ercüment Yılmaz İzmir Emniyet Müdürü olmuş, 2.298 polisle ilgili veya emrinde çalışanlarla ilgili yer değişikliği yapmış. Rakamlara baktığınızda, her emniyet müdürü atanışında bunu yapar. Neden? Beraber çalışacağı kadroyu elbette kendisi belirleyecek, bundan daha doğal olan ne olabilir?

Onun için, rutin olan işlemleri 17 Aralık sürecinin cazibesine kapılanlar farklı bir değerlendirmeye tabi tutabilirler ama işin gereği her daim yapılan yeni atamalar çerçevesinde yapılan değerlendirmelerdir, bu hususu özellikle ifade etmek isterim.

ALİ HAYDAR ÖNER (Isparta)Kendin inanıyor musun bunlara Sayın Bakan?

ADALET BAKANI BEKİR BOZDAĞ (Devamla)Tabii, değerli milletvekilleri, HSYK’nın dairelerinde görev yapacak üyelerin kanun ve usule, teamüle aykırı olarak belirlenmesi iddiası… “Bu da hem kanuna aykırı belirlendi hem de teamüle aykırı belirlendi” denildi. Ben merak ettim, acaba kanuna aykırı nasıl olmuş bu iş, bu konuda nasıl bir teamül var da Adalet Bakanı HSYK Başkanı olarak bu teamülü ayaklar altına alan bir iş yapmış. Arkadaşlara da sordum, “Ya, ben ne yapmışım, haberim yok, söyleyin bana. Bu gensoruda bir şey var ama benim haberim yok bu işten. Nasıl yapmışım, bir söyleyin, haberim olsun.” dedim.

SAKİNE ÖZ (Manisa)Haberin olsa yapmazsın zaten.

ADALET BAKANI BEKİR BOZDAĞ (Devamla)Kanunu getirdiler, diyorlar ki… Kanun açık, HSYK Kanunu’nun 8’inci maddesinin ikinci fıkrası birtakım esaslar koyuyor dairelerde görev yapacak üyelerle ilgili. Altında diyor ki: “Genel Kurul, yukarıdaki esaslara göre üyelerin hangi dairede asıl ve tamamlayıcı üye olarak görev yapacağına, seçimle karar verir.” Yapılan toplantıda ne olmuş? Genel Kurul konuyu gündemine almış. Nasıl bir seçim yapmış? Yukarıdaki esaslara göre bir seçim yapmış, hangi üyenin hangi dairede görev yapacağına karar vermiş. Yapılan iş, kanunun özüne, esasına uygun bir iş, teamüle de uygun bir iş. Çünkü daha 1 defa seçim yaptı, ortada oluşmuş, böyle, hani çok yapılan bir iş olup da bir teamül de yok. Ama siz o 1 defayı teamül bile kabul etseniz ona da uygundur. Çünkü başlangıçta da dairelerde kimlerin çalışacağına yine aynı şekilde Genel Kurul karar vermiştir, yapılan şey de tamamen buna uygundur. Burada da ne kanuna ne de teamüle aykırı bir durum yoktur. Nasıl yapıyoruz? Dairelerde üyelerin görevi değişti ya, buradan bir anlam çıkarıyoruz. O zaman, biz böyle bir anlam çıkarmaya başlarsak herkes birbirini kolaylıkla itham edebilir. Hukuk, anlamlar üzerinden değil, objektif deliller üzerinden hareket eder. Hukuk, rüya tabirleri üzerinden değil, somut deliller üzerinden hareket eder, rüyalarla, subjektif değerlendirmelerle amel etmeyi de yasak eder. Onun için de bizim yaptığımız, hukuka uygun ve usule, teamüle tamamen uygun bir düzenlemedir.

Tabii, hâkimlerin, savcıların atanmasıyla ilgili de değerlendirmeler yapıldı. Hâkim, savcıları atamak, kurulun bir dairesinin görevi dâhilinde olan bir iştir; 1. Daire bu görevi yapıyor, 1. Daire her daim atama kararnameleri çıkarmıştır. Yıl içerisinde bir tane büyük kararname ama onun dışında da mazeret kararnameleri çıkarabilmektedir. Geçenlerde, 1. Dairenin Başkanı bir televizyon programında “Biz, hâkimlere sorduk: Mazeret kararnamesi bir tane mi olsun, yoksa çok mu olsun? Bize döndüler, dediler ki: ‘Büyük kararname tek olsun ama mazeret kararnamesi çok olabilir çünkü ihtiyaç olduğunda bu mazerete binaen atamalar yapılabilsin.’ ve biz ona uyduk.” Onun için de 2011 yılında 20 kararname çıkmış, 2012 yılında 16 kararname çıkmış, 2013 yılında 11 kararname çıkmış. Bu kararnameler normaldir. Bizim bakan olmamızdan sonraki süreçte çıkan kararnamelerin -siz de ifade ettiniz- büyük bir kısmı mazeret kararnamesidir. Hâkimlerin, savcıların talepleri doğrultusunda yapılan kararnamelerdir. Hizmet gereği yapılan atamaların sayısı çok azdır. Bunların hepsini de bu olaylarla irtibatlandırırsanız, o zaman, Diyarbakır’da Cumhuriyet Başsavcısı değişti, onu nereye koyacaksınız? Yalova’da Başsavcı değişti, Kocaeli’de Başsavcı değişti. Orada hangi soruşturma vardı?

LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) –. Kocaeli’deki Başsavcı emekli oldu Sayın Bakan, değişmedi.

ADALET BAKANI BEKİR BOZDAĞ (Devamla)Bir defa, başsavcıların yürüttüğü bir soruşturma da yok. İzmir’de Başsavcı değişti, İzmir’de Başsavcının yürüttüğü bir soruşturma yok. Adana’da Başsavcının yürüttüğü bir soruşturma yok. Adana’da süren, savcıların yürüttüğü soruşturma da başka bir soruşturma. Ama, her şeyi birbirine bağladığınızda doğru bir sonuç alacağınızı düşünüyorsanız yanlış düşünüyorsunuz. Bunu özellikle ifade etmek isterim.

Değerli kardeşlerim, ben Adalet Bakanı olarak hiçbir cumhuriyet başsavcısına veya cumhuriyet savcısına soruşturmaların üzerini örtün, soruşturmaları durdurun, bu işi kapatın demedim. Kim ki bunu dediğimi iddia ediyorsa bunu ispat etmesi lazım.

TUFAN KÖSE (Çorum)İma ettin, bunu söylemedin tabii.

ADALET BAKANI BEKİR BOZDAĞ (Devamla)Ben bunu söylemedim, daha önce de Genel Kurulda ifade ettim.

TUFAN KÖSE (Çorum)İma ettin, ima!

ADALET BAKANI BEKİR BOZDAĞ (Devamla)Bunu yapan namussuzdur, şerefsizdir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Ama bunu yaptığımı birileri iddia edip de ispat etmiyorsa onlar da namussuzdur, şerefsizdir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) İnsanların haysiyetiyle öylesine kolayca hiç kimse oynamamalıdır.

TUFAN KÖSE (Çorum)İma ediyorsun, ima!

ADALET BAKANI BEKİR BOZDAĞ (Devamla)Soruşturmalar, kovuşturmalar, usul çerçevesinde elbette yürümelidir. Neden kanunlar var? İnsanlar soruşturulurken bir kural çerçevesinde bu yapılsın. Soruşturmanın gizliliği niçin var? Deliller sağlam toplansın, gerçekler bulunsun, failler yakalansın ve hak edilen ceza neyse onu alsın suç işleyenler ama öte yandan, soruşturmanın gizliliğinin ana bir nedeni de insanların hukukunu, insanların onurunu, insanların masumiyetini, lekelenmeme hakkını korumak ve kollamaktır. Siz soruşturmayı açtınız, belki ilerletmeden dosyayı işlemden kaldıracaksınız, belki daha işin başında bir işlem yapılmasına gerek olmadığına karar vereceksiniz veya devam ettiniz, soruşturmanın sonunda kovuşturmaya yer olmadığına karar vereceksiniz. Televizyonların önünde evleri aranırsa, üstleri aranırsa, birtakım şeyler yapılırsa, soruşturmanın gizliliğine rağmen soruşturma dosyasında varlığı iddia edilen evrak televizyonlarda, gazetelerde çarşaf çarşaf yayınlanırsa, bu savcılardan herhangi birisi, sadece bu olay değil, başka olaylara da alın, hangi kararı verirse versin, toplumun bir kesimi onu itham edecektir. Baskı gördü bu kararı verdi veyahut da itham edecek iş yapmadı, dava açtı, beraat etti, o insanlar başka noktaya evrilecektir. Onun için de soruşturmanın gizliliği konusunda hepimizin hassas olması lazım.

VELİ AĞBABA (Malatya)Her zaman olmak lazım, her zaman!

ADALET BAKANI BEKİR BOZDAĞ (Devamla)Lekelenmeme hakkı çok önemli.

VELİ AĞBABA (Malatya)Sayın Bakanım, her zaman hassas olmak lazım; Ergenekon’da, Balyoz’da, her zaman.

ADALET BAKANI BEKİR BOZDAĞ (Devamla)Lekelenmeme, bir iddia, kişinin hakkında bir iddia olmadan onun suçlu ilan ediliyor olması, insanların lekelenmeme hakkını ihlal eder ama masumiyet ilkesi, soruşturma yapılırken, bir isnat adı altında yapılırken…

VELİ AĞBABA (Malatya)Ucu size dokununca değil, her zaman olması lazım, her zaman.

ADALET BAKANI BEKİR BOZDAĞ (Devamla)…o ilkeyi zedelememek için de bir hassasiyet lazımdır.

Bakın, geçmişte, bu ülkede, soruşturmanın gizliliğinin ihlali nedeniyle…

VELİ AĞBABA (Malatya)Türkan Saylan’ı hatırlıyor musunuz, Türkan Saylan’ı?

ADALET BAKANI BEKİR BOZDAĞ (Devamla)…nice yargısal infazlar yapıldı daha yargılama bitmeden.

VELİ AĞBABA (Malatya)Sayın Türkan Saylan’ı hatırlıyor musunuz -saat dört buçukta- kanser hastası?

ADALET BAKANI BEKİR BOZDAĞ (Devamla)İnsanlar, şüpheli olmadan sanık, sanık olmadan mahkûm ilan edildiler.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

129 konuşma daha · 1 Mart 2014

129 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook