Kahramanmaraş milletvekili veysi kaynak ve 3 milletvekilinin bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi; genel kadro ve usulü hakkında kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı, emniyet teşkilatı kanunu ile genel kadro ve usulü hakkında kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ile milli eğitim bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı; konya milletvekili mustafa kalaycı ve 3 milletvekilinin; kırşehir milletvekili abdullah çalışkan ve 2 milletvekilinin benzer mahiyetteki kanun teklifleri ile (s.s.: 508)
Ankara Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 116. Birleşim · 4. yasama yılı · 11 Haziran 2010 · 2.074 kelime · yaklaşık 10 dakikalık okuma
Kaynak göster
Beşir Atalay (AK Parti), 11 Haziran 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 116. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAHRAMANMARAŞ MİLLETVEKİLİ VEYSİ KAYNAK VE 3 MİLLETVEKİLİNİN BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ; GENEL KADRO VE USULÜ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI, EMNİYET TEŞKİLATI KANUNU İLE GENEL KADRO VE USULÜ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI İLE MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI; KONYA MİLLETVEKİLİ MUSTAFA KALAYCI VE 3 MİLLETVEKİLİNİN; KIRŞEHİR MİLLETVEKİLİ ABDULLAH ÇALIŞKAN VE 2 MİLLETVEKİLİNİN BENZER MAHİYETTEKİ KANUN TEKLİFLERİ İLE (S.S.: 508)); konuşma 2.074 kelime.
Beşir Atalay (AK Parti, Ankara). “Kahramanmaraş milletvekili veysi kaynak ve 3 milletvekilinin bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi; genel kadro ve usulü hakkında kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı, emniyet teşkilatı kanunu ile genel kadro ve usulü hakkında kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ile milli eğitim bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı; konya milletvekili mustafa kalaycı ve 3 milletvekilinin; kırşehir milletvekili abdullah çalışkan ve 2 milletvekilinin benzer mahiyetteki kanun teklifleri ile (s.s.: 508)”. TBMM Genel Kurulu, 116. Birleşim tutanağı, 11 Haziran 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/besir-atalay-23-2010-06-11-kahramanmaras-milletvekili-veysi-kaynak-ve-3-milletvekilinin-bazi-kanu (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Ankara)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; yüce Meclisi saygılarla selamlıyorum.
Birkaç kurumumuzu ilgilendiren, önemli birkaç konuyu içine alan kanun teklifiyle ilgili burada gösterdiğiniz ilgiye, değerli konuşmalara teşekkür ederim. Ben de bu vesileyle bazı konularda sizlere bilgi sunmak istiyorum. Tabii, en başta, tasarıda Bakanlığımızla ilgili, özellikle emniyet teşkilatımızı ilgilendiren birkaç husus var, sonra da Eğitim ve Çalışma bakanlıklarıyla ilgili konulara da değineceğim.
Sayın başkan, değerli milletvekilleri; bildiğiniz gibi, polis teşkilatımız, vatandaşlarımızın can ve mal güvenliği gibi çok önemli, çok hassas konularda görev yapmaktadır ve dönemimizde, bu görevi mümkün olabildiğince en hassas şekilde, demokratik hukuk devletinin gereklerini, hukukun üstünlüğünü, insan hak ve özgürlüklerini dikkate alarak yerine getirmeleri yönünde çaba sarf ediyoruz. Doğrusu, bu çerçevede, Bakanlık olarak güvenlik konseptini yeniden tartıştık, değerlendirdik ve bazı yeni ilkeler de belirledik, yani birçok anlayışı da değiştirdik. Suçla mücadelede, kamu düzeninin sağlanmasında bazı yeni stratejiler de ürettik. Suça projeli yaklaşım esasını getirdik ve birçok suç türünde gerçekten son yıllarda ciddi azalmalar oldu bunların uygulamaya konmasıyla ve şu anda da başarılı sonuçlar almaya devam ediyoruz ve polis teşkilatımızın çalışmalarını kamuoyunun da takdir ettiğini biliyoruz. Vatandaşla polisimizin ilişkisine de çok önem veriyoruz, daha doğrusu insanımıza insanca muamele edilmesini, iyi muamele edilmesini, insan ve hukuk merkezli bir güvenlik hizmeti verilmesini çok önemli görüyoruz.
Polis teşkilatımızda sürekli bir gelişim, gözle görülür bir iyileşme söz konusu, doğrusu bunları biz de bir bir takip ediyoruz. Bu alanda verilerle çalışmayı çok önemli görüyorum hem suç sayıları, oranları hem suçların aydınlatılma oranları gibi konularda. Özellikle şunu da ifade etmek istiyorum: Gittikçe insan kalitesi de arttı, eğitim kalitesi arttı, onun için de hizmetlerimizde gerçekten daha olumlu bir trend var. Türkiye, biliyorsunuz, bir zamanlar, hükûmetlerimiz öncesi uluslararası alanda dahi işkence davalarıyla çok muhatap olan, İnsan Hakları Mahkemesinde bu yönde çok cezalar almış bir ülkedir. Tabii, hükûmetler olarak “işkenceye sıfır tolerans” diye bir ilke getirdik ve onu uyguladık. Size şunu söyleyeyim: 2009 yılı içinde az sayıda kesinleşmiş iki karar vardır. 2010 yılı içinde işkence sebebiyle güvenlik birimlerimiz hakkında açılmış bir tane dava söz konusu değildir. İşkence ve kötü muameleyle doğrusu çok ciddi mücadele ediyoruz, onu ifade etmek isterim ve doğrusu bunun sonucunu da, bu olumlu trendi de görüyoruz, burada bir vesileyle doğrusu sizlere de tanıtmak, takdim etmek isterim.
Türkiye İstatistik Kurumunun “Yaşam Memnuniyeti Araştırması” diye bir araştırması vardır. Benim Devlet Bakanlığım döneminde İstatistik Kurumu bana bağlıydı, 2003 yılında bunu başlatmıştım. Çağdaş ülkelerde bu yapılır. Genelde her yılın sonunda yapılır ve kamu hizmetleriyle ilgili vatandaşın değerlendirmesi alınır. Vatandaş hangi hizmetlerden memnun, hangilerinden şikâyetçi, hemen hemen bütün kamu hizmetleri burada sıralanır. Bu sene memnuniyetle şunu ifade edeyim: 2009 yılı araştırması yeni çıktı. Vatandaşın en yüksek memnuniyet gösterdiği husus asayişti, iç asayişti, günlük hayattaki asayişti. Yani asayiş hizmetlerindeki memnuniyet bu seneki kamu hizmetlerinin en başında gelmekte yüzde 80’ler civarındadır. O da tabii, bizim çalışma azmimizi doğrusu daha da artırıyor.
Sayılarla ilgili kısa bilgiler size sunacağım: Değerli Başkan, değerli milletvekilleri; her yıl teşkilatımızdan yaklaşık 5 bin polis emekli olur. Şu anda polis mevcudumuz 219 bin civarında. İki kaynağımız var polislikte, birisi: Polis meslek yüksekokullarından iki yıllık meslek yüksek okulu. Öğrenciler üniversite sınavına girerler, belli puanın üzerinde alanlar –bu sene 280’dir o puan- polis meslek yüksekokuluna girmek istiyorsa müracaat ederler. Müracaat sayısı genelde 50-60 bin civarında oluyor. Bunlar için ÖSYM’ye ayrıca bir sınav yaptırılır, ondan sonra da oranın sonucuna göre yerleştirme yapılır. Buradan yılda yaklaşık 6 bin kişi mezun olur. Ayrıca 2005 yılından itibaren, bilindiği gibi, bir uygulama başlattık. Üniversite mezunları bu kamu görevine girmek için biliyorsunuz KPSS sınavına girerler, o sınavdaki puanlarına göre üniversite mezunlarından müracaat alırız. Bunlar altı aylık hızlı bir eğitime tabi tutulur POMEM’lerde ve bunlar polislik mesleğine geçer. Bu şekilde de yılda yaklaşık bir 10 bin civarında ki, bu sene de 10 bin yine olacak… Bu şekilde 2005 yılından bu yana 23.221 kişi alınmıştır ve bu sene de şu temmuz ayında gene, grup grup bunlar eğitiliyor, 4.806 kişi daha buna ilave olacaktır.
Şimdi, bizim polis eğitiminde yüksekokul mezunu, yüzde 19’dan şu anda yüzde 82’ye çıkmıştır çünkü artık, yüksekokul veya üniversite mezunu olmayan zaten polisliğe alınmıyor. Alanı genişlemiştir, 43 yeni ilçe kurulmuştur biliyorsunuz, bunlar büyük ilçeler. Ayrıca, daha önce ilçe olduğu hâlde jandarma bölgesi olan 84 ilçemizde polis teşkilatı kurulmuştur. Büyükşehirlerde, bazı alanlar jandarmadan… İşte, Ankara’da üniversite muhitleri, Bilkent, Çayyolu gibi yerlerde olduğu gibi, büyükşehirlerde, jandarma alanından polise devredilen alanlar olmuştur. Bütün bu sebeplerle, polis sayımızda tabii yine belli yetersizlikler de yaşıyoruz yani iş yükü daima daha fazla oluyor. Ama, şunu memnuniyetle ifade edeyim: Bu, özellikle üniversite mezunu olarak aldığımız ve altı ay çok yoğun bir eğitimden geçenlerden, yöneticiler emniyet teşkilatımızda çok memnunlar, çok iyi uyum gösteriyorlar, üniversite mezunu olduğu için gerçekten hem insan ilişkilerinde hem de kendi mesleğinde oldukça memnunuz.
Eğitimde tabii, ifade ettiğim gibi, hem hizmet içi eğitimde hem genel eğitimde, yani insan ve hukuk ağırlıklı, odaklı bir eğitimi çok önemli görüyoruz. Polis teşkilatımızda bir de doğrusu yeni teknolojiyi çok önemsiyoruz. Bütün safhalarda ve görevlerde yeni teknoloji. Eskiden, bilirsiniz -şimdi o araçları görmeyeceksiniz- polisimiz, böyle, çok eski, boyaları yıpranmış falan araçlar kullanırdı. Şimdi, pırıl pırıl araçları vardır dikkat ederseniz, hiç öyle eski araç kalmamıştır. Polisimizin bazen aracına benzin koymakta zorlandığı günler olmuş. Şu anda, çok daha rahat şartlar içinde çalışıyor, emniyet müdürlükleri yenileniyor. Bildiğiniz gibi, 2009 yılını, biz, Polis Merkezleri Yılı -yani karakol eski ismi- ilan etmiştik. Bütün polis merkezlerini gözden geçirdik. Bunları gittiğimiz yerlerde de geziyoruz, denetliyoruz. Arkadaşlarımı gönderiyorum, bunları denetletiyoruz. Bütün polis merkezleri mutlaka temiz. Gelen vatandaşı rahat ettireceği, ikramda bulunacağı bir ortam. Bütün orada gözaltı odaları mutlaka kameralı, kamerasız polis merkezimiz yok. Bunları doğrusu çok önemli görüyoruz. Tabii özlük haklarıyla ilgili -çok teşekkür ederiz burada ifade edildi- bazı sorunlarımız var ama yani Hükûmetimiz döneminde bazı iyileştirmeler yaptık, size bilgi olsun diye ifade edeyim: Şu anda iki yıllık bir mezun polis mesleğine başladığında 1.900 lira maaş alarak başlar. Doğrusu polis tabii çok yoğun çalışır, mesai mefhumu fazladır onda yani normal mesainin dışına çıkar ama mümkün oldukça tabii artırılması da lazım. Biraz daha -burada da ifade edildi- emeklilik dönemiyle ilgili doğrusu çalışmamız gerekiyor, takviye etmemiz gerekiyor.
Bir değerli milletvekilimiz, bu yükselmelerle ilgili ifadede bulundu. Doğrusu kendi dönemimden önce şöyle bir şey vardı, biraz kadrosuzluktan az yükselme. Şu anda yükselmelerde kadro sorunu yok. Özellikle 1. sınıf emniyet müdürlüğüne yükselmede kadro surunu hiç yok. Mesela, bu seneyi söyleyeyim: 1’inci sınıfa yükselen 2001 kişi, 29 kişi yükselememiş. Onların da sicilleriyle ilgili, soruşturmalarıyla ilgili sorunları var. 2’nci sınıfa 320 kişi yükselmiş, 11 kişi yükselememiş aynı sebeplerle. 3’üncü sınıfa da 462 kişi yükselmiş, 22 kişi yükselememiş yani yükselme sayıları fazladır. Zamanı gelip de yükselmesi gerekenler için hiçbir kadro sıkıntısı artık çekilmiyor, bu da arkadaşlarımızı doğrusu memnun ediyor, onu da ifade etmek isterim.
Bugün bu teklifle –şu anda önümüzdeki- getirdiğimiz birkaç husus var, onlara da ikişer cümleyle değinmek istiyorum. Bir, özellikle bu üniversite mezunlarında, hele askerliğini de yapmış olarak gelenler için doğrusu başvuru yaşını yükseltmiş oluyoruz birer yaş, yirmi sekiz ve otuz yaşına bunu çıkarıyoruz çünkü o konuda şikâyetler geldi.
Daha önemlisi, tabii özellikle de 20 bin yeni polis atamasıyla ilgili 20 bin kadro burada tahsis ediliyor. Bunların hemen 10 binini ilan edeceğiz ve şu haziran ayında üniversiteden işte mezun olanlar için temmuz ayı içinde ilan edeceğiz ve 10 bin üniversite mezunu polis alacağız, onu ifade etmek isterim.
İkinci husus, burada bir “başpolislik”, “kıdemli başpolislik” gibi bir uygulama getiriliyor. Buna nereden ihtiyaç doğuyor? Doğrusu, şöyle bir durum değerli arkadaşlar: Şimdi, bir polis mesleğe diyelim ki yirmi bir yaşında falan başlıyor, elli yaşında, elli iki yaşında emekli oluyor. Otuz yıllık yaklaşık bir hizmet süresi, hiç yükselmiyor. Tabii akademi mezunları onlar komiser yardımcısı olarak başlıyorlar -fakülte mezunları- ve onlar yükseliyorlar ama yüksekokul mezunları için otuz yıl hiç yükselmeme… Tabii burada da motivasyon artırıcı bir şey getirmek istiyoruz.
İkincisi, bizde, poliste amir sayısı az, yüzde 90’nı polis. Bunların kendi içinde yönetim kademesi olmasında zorlanıyoruz yani normalde polislik mesleğinde en fazla 10 kişinin üzerinde bir amir, yönetici olması lazım. Şu anda bizim emniyet teşkilatında 35 kişiye bir yönetici düşüyor. Bu başpolislik ve kıdemli başpolislikte doğrusu bu manada bir ara kademe yönetici gelmiş olacak. Özellikle timlerde, polis merkezlerinde falan bunu bir ihtiyaç olarak görüyoruz. Onun için bu konudaki desteğinize teşekkür ederiz. Bir de emekli yaşı düşük. Üç yaş artırmış oluyoruz yani elli beş yaşa çıkmış oluyor. Polisin verimli çağıdır. Elli iki yaşında emekli olurken elli beş yaşına çıkarmış oluyoruz. Bu manada, tabii, sosyal güvenlikle ilgili konular da düzenlenmiş oluyor. Polisle ilgili genel manada getirdiğimiz bunlar.
Burada, tabii, arkadaşlarımızın değindiği bazı hususlar var, özellikle orada Sayın Milletvekilinin Silopi’yle ilgili söylediği husus. Değerli arkadaşlar, bu tür olaylar hiçbirimizin arzu etmediği olaylardır. Her hâlükârda üzücüdür, olmaması gereken olaylardır. Eğer yanlış bir şey oluyorsa da mutlaka araştırılması gereken olaylardır ve eğer sorumlusu varsa, yanlış yapan varsa cezalandırılması gerekir. Toplumsal hayat kurallarla yürür.
Bu manada, olayın olduğu gün, olaydan sonra haberim olduğunda Validen bilgi aldım ve hemen soruşturma başlatmasını ve bana daha ayrıntılı soruşturma sonucunu iletmesini şey yaptım. Aynı gün orada bir vali yardımcısı ve Güvenlik Şube Müdürünü görevlendirdi, biz de merkezden takviye ettik. Onun sonucunu bekliyorum. Bu araştırma sonucu, tabii, önümüze rapor gelecek ama ben size ilk gelen bilgiyi de… Değerli Milletvekilimiz, burada bilgi sundular ama bana gelende de şu: Burada bir kanunsuz gösteri yürüyüşü var. 2911 sayılı Kanun’a göre bu, kanunsuz. Herhangi bir tertip heyeti yok. Resmî herhangi bir müracaat yapılmamıştır. Kaymakamlıkça belirlenen yasal gösteri ve yürüyüş güzergâhı kullanılmamıştır. Defalarca ikaz yapılmasına rağmen, kalabalık dağılmamıştır.
HASİP KAPLAN (Şırnak)Sayın Bakan, ben oradaydım, Allah aşkına ya!
İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Devamla)Bunları “Haklı görüyorum.” anlamında söylemiyorum. Bana vilayetten, Valilikten gelen açıklama. Efendim, güvenlik kuvvetlerince…
MEHMET NEZİR KARABAŞ (Bitlis)Milletvekili Valiyle görüşüyor, siz diyorsunuz: “Bildirim yoktu.” Ayıp denilen bir şey var.
İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Devamla)Değerli milletvekilleri, tabii Valiliğin sorumluluk alanı, bana Valilikten gelen açıklamayı satır satır okuyorum, oradan yazılı gelen açıklamayı.
HASİP KAPLAN (Şırnak)Sayın Bakanım…
MEHMET NEZİR KARABAŞ (Bitlis)Valiniz yalan atıyor!
İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Devamla)Değerli arkadaşlar, siz düşüncenizi söylediniz burada.
HASİP KAPLAN (Şırnak)Sayın Bakan, siz saldırganları görevlendiriyorsunuz, bize saldıranları görevlendiriyorsunuz. Ne yanlış yaptığınızın farkında mısınız?
İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Devamla)Değerli arkadaşlar, siz söylediniz, müsaade ederseniz…
HASİP KAPLAN (Şırnak)Güvenlik Şube Müdürü bize saldıran zaten ya! Bize saldıranları…
İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Devamla)Güvenlik kuvvetleri göstericilerce taşlanmış, 2 polis memuru yaralanmış, bunlardan 1 polis memuru biraz da fazla yaralı.
Burası İpek Yolu yani Habur’a giden yol, ana yol, iki tarafta trafik işlemiyor…
SEBAHAT TUNCEL (İstanbul)Zaten Habur’da kaldınız, Habur’dan bir türlü çıkamadınız.
İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Devamla)…ve o ana yolun, İpek Yolu’nun açılması için polis ikaz ediyor. Ben burada işin bir tarafına bakıyorum, kimse haklı-haksız ama bu konulara kamu güvenliğini sağlayan kişiler olarak da bakmamız… İkaz ediyorlar ve ondan sonra da su sıkmışlar. Olay olduktan sonra duydum ben. Bilgi istedim, soruşturuluyor ve ayrıca da adli soruşturma da aynı gün başladı, savcılık soruşturma başlattı hem adli hem idari, yanlış yapan cezalandırılır. Ben üzüntümü de belirterek bunu burada ifade edeyim.
SEBAHAT TUNCEL (İstanbul)Kınamadınız Sayın Bakan, kınamadınız!
MEHMET NEZİR KARABAŞ (Bitlis)Ankara’da müfettiş bitmiş mi? Ankara’da müfettiş kalmadı mı?
İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Devamla)Eğitimle ilgili, değerli milletvekilleri, Millî Eğitim Bakanlığıyla ilgili, tabii öğretmen sayılarımızla ilgili burada bilgiler var ama bugünkü tasarının özü öğretmenlerimiz. 70 bin öğretmen kadrosu tahsisi burada, bu teklifte öngörülüyor ve bunun 25 bininin hemen kullanım izni isteniyor. Yani bugün Millî Eğitim Bakanlığına vereceğimiz bu teklifle 70 bin daha öğretmen kadrosu ve 25 bininin hemen yakın zamanda kullanılması yönündedir.
Bir de Çalışma Bakanlığımızla ilgili var, Sosyal Güvenlik Kurumuyla ilgili. Bir defa yeşil kartın süresi 1 Ocak 2012 tarihine kadar uzatılıyor. İkincisi, yeşil kart verilmesi için erteleme süresince işlemlerin il ve ilçe idare kurulları tarafından verilmeye devam etmesi burada öngörülüyor. Hastaneye müracaat eden on sekiz yaş altı çocukların sigortalı olmayan ana babalarının sigortalı olarak tescil tarihinde… Boşluğun doldurulması, bu manada bir boşluk doldurması söz konusu.
Ayrıca, ölüm aylığı alan -annesinin babasının- çocukların Polis Akademisine öğrenci olarak başlaması hâlinde bu aylıklarının kesilmemesi… Çünkü Polis Akademisinde masrafları karşılanıyor, belli bir burs veriliyor, bu, harp okulları için de aynıdır, ikisini eşit duruma getiriyoruz.
Anayasa Mahkemesinin iptal ettiği iki husus var bu BAĞ-KUR’la ilgili ve Sosyal Güvenlikle ilgili. Onlarla ilgili burada düzenlemeler yapılıyor, boşluklar gideriliyor ve bir de yurt dışında geçen sürelerle ilgili, emekliler için borçlanma süreleriyle ilgili bir düzenleme yapılmış oluyor.
Ben bu vesileyle, tekrar, bu tekliflerimize gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ediyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun efendim.
İÇİŞLERİ BAKANI BEŞİR ATALAY (Devamla)Başkanım bitiriyorum.
Bu teklifler, bu yeni kadrolar ve bu yeni düzenlemeler inşallah bu kurumlarımıza hayırlı olsun, yürüttüğümüz hizmetler için verim getirsin diyorum.
Hepinizi en derin sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Sağ olun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
33 konuşma daha · 11 Haziran 2010