Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı (1/796)
İstanbul Milletvekili · CHP
Plan ve Bütçe Komisyonu · 2. yasama yılı · 22 Aralık 2016 · 274 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma
Kaynak göster
Bihlun Tamaylıgil (CHP), 22 Aralık 2016 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı (1/796)); konuşma 274 kelime.
Bihlun Tamaylıgil (CHP, İstanbul). “Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı (1/796)”. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tutanağı, 22 Aralık 2016. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bihlun-tamayligil-26-2016-12-22-turkiye-cumhuriyeti-emekli-sandigi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukm-6 (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=14627
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)BİHLUN TAMAYLIGİL (İstanbul)Ben bir şey soracağım.
"Yeterli süre altı ay. Alım satım olarak görülmesin, bunun ticaretine girilmesin diye altı ay yeterli." diyorsunuz. Bugün bir gayrimenkulün alım satım ve ticareti yapılmasın diye öngörülen süre beş yıl, iki yıl ile beş yıl arasında değişiyor. Altı ay nasıl böyle bir optimal süre olarak değerlendirildi, bir.
İkincisi: Bu bütün maddeleri bir arada getirdiğimiz zaman yani Türkiye'de veya işte bu ada ülkelerinde Türk vatandaşlarının veya farklı kişilerin üzerine kayıtlı birtakım deniz araçlarının -çünkü artık her yerde karıştı- Türkiye'ye getirilmesi, tüzel kimlikler veya gerçek kişiler tarafından getirilmesi, tüzel kimliklere dâhil edilmesi, o dâhil edilmeden sonraki işte o varlık barışı içerisinde ortaya konan bütün o hesap sormama, vergi almama, her şeyin burada karşılığı var. Burada sanki ona hadi altı ay sonra da çıksın, gitsin... Böyle bir uygulama var. Yani burada Ulaştırma Bakanlığından sayın bürokratın anlattıkları -yine başladı 1.500-1.600 filomuz diye- onların kendi bayrağımızın içine gelmesi, işte, şu olması...
Yani ben burada bütün bu yaptığımız gemi ve ona bağlı deniz taşıtlarıyla ilgili olan düzenlemelerin Türkiye'nin şu anki deniz ticareti açısından ne gibi bir fayda sağlayacağını, önümüzdeki, gelecek dönem için hangi stratejik yönlendirmeyi sağladığını, bugün yapılan fedakârlıkların bu sektörle ilgili neleri sağlayacağını, inanın, kesinlikle ve kesinlikle anlamak değil, görmüyorum bile. Çok kısıtlı açıklamalar içerisinde, sadece birtakım, birkaç kişi, orada bin gemi, burada 5 bin gemi, onun üzerine kurgulanmış ama bir "ulaştırma ve denizcilik" dediğinizde koskoca bir alan, onun içerisinde bir çözüm getirmeyen, spesifik olaylarla ilgili düzenleme gibi karşımıza çıkan bir yasa. Ve herhangi bir şekilde, biz yasaları yaparken baktığımızda fayda-maliyet analizinde ortaya çıkan sonuçta da hiçbir faydası olmadığı gibi, maliyeti açısından da doğru dürüst bir bilgi sahibi olduğumuza inanmıyorum.
Teşekkür ederim.
AYNI TOPLANTIDA
Aynı gün bu komisyonda konuşanlar
90 konuşma daha · 22 Aralık 2016