İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 4. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

İstanbul ilinin ulaşım ve trafik sorunları hakkında

Binali Yıldırım

Erzincan Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 4. Birleşim · 2. yasama yılı · 4 Ekim 2007 · 1.396 kelime · yaklaşık 7 dakikalık okuma

Kaynak göster

Binali Yıldırım (AK Parti), 4 Ekim 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 4. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İSTANBUL İLİNİN ULAŞIM VE TRAFİK SORUNLARI HAKKINDA); konuşma 1.396 kelime.

Binali Yıldırım (AK Parti, Erzincan). “İstanbul ilinin ulaşım ve trafik sorunları hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 4. Birleşim tutanağı, 4 Ekim 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/binali-yildirim-23-2007-10-04-istanbul-ilinin-ulasim-ve-trafik-sorunlari-hakkinda (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ YILDIRIM (Erzincan)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İstanbul Milletvekili Sayın Çetin Soysal’ın İstanbul ilimizin ulaşım ve trafik sorunları konusunda yapmış olduğu gündem dışı konuşmaya cevap vermek üzere söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi ve sizleri saygıyla selamlıyorum. Tabii, bu vesileyle de yeni yasama dönemini kutluyorum ve yapılacak çalışmalar için şimdiden hepinize başarılar diliyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; gayet tabii ki İstanbul’un trafik ve ulaşım sorununu kısa sürede burada konuşmalarla çözmemiz mümkün değil. Esasen bu konuyla ilgili, son iki yıldır çalışmalar sürdürülmektedir. Esasen toplu ulaşım büyük şehirler için kesin çözümdür. Örneğin, Londra 1920’li yıllarda 420 kilometre raylı sistem yapabildiği hâlde, İstanbul’da nostaljik tünel dışında, 90’lı yılların başına kadar raylı sistemin adı yok. Bir kere, toplu ulaşımda geç kaldığımızı kabul etmemiz lazım. Sayın milletvekilimizin dile getirdiği imarla ilgili konular dünün bugünün sorunu değildir.

ÇETİN SOYSAL (İstanbul)Bugün daha fazla.

ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ YILDIRIM (Devamla)1960’lı yıllarda Anadolu’dan İstanbul’a, büyük şehirlere, cazibe merkezlerine başlayan yolculuğun doğal bir sonucudur. Bugün, bu sonuçla sadece İstanbul karşı karşıya değil, Kocaeli, Bursa ve Marmara Körfez havzasındaki bütün şehirler aynı durumdadır.

ÇETİN SOYSAL (İstanbul)Aynı durumda değil.

ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ YILDIRIM (Devamla)O hâlde, demek ki, yapılması gereken, Türkiye’deki cazibe merkezlerini 780 bin kilometrekare yurt sathına yayabilmektir. İnsanlarımızın bulunduğu yerde mutlu olacağı, geleceğini, aradığı her şeyi bulacağı bir politikanın geliştirilmesidir. Buna yönelik olarak, kalkınma planlarımızda gerekli öngörüler GAP, DAP projeleri ve çeşitli yatırımlarla öngörülmüş olmakla beraber, zaman zaman ülkenin içine düştüğü kaynak sıkıntısı ve istikrar olmayan dönemlerdeki zayıf yönetimler nedeniyle amaca ulaşılamamıştır. Şimdi sızlanmanın gereği yoktur. İstanbul’un ulaşım sorunu vardır, ama sadece İstanbul’un değil, dünyanın bütün gelişmiş ülkelerindeki büyük kentlerin ulaşım sorunu vardır. Ulaşım sorununu büyük kentlerde çözmek, kökünden hâlletmek iddiasında bulunanların bu iddiasının gerçekçi olmadığını ifade etmek istiyorum.

Yapmamız gereken nedir değerli milletvekilleri? Yapmamız gereken, trafik sorununun katlanılabilir hâle getirilmesidir, yani akıllı trafik yönetimiyle trafiğin hareket eder hâle getirilmesi.

İstanbul’a göz attığımızda neyi görüyoruz? Türkiye'de araç başına düşen ortalama yol miktarı 7 metre, İstanbul’da bu 1,5 metrenin altına düşmüş. Kişi başına düşen yol miktarı Türkiye ortalamasında yine 5 metre, İstanbul’da 30 santime düşmüş.

ÇETİN SOYSAL (İstanbul)Plan tadilleri. Yoğunluk ondan kaynaklanıyor.

ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ YILDIRIM (Devamla)Şimdi, gayet tabii, burada, plan tadilatıyla ilgili bazı konuları münferit meselelerde dile getirdiniz. Benim onlarla ilgili detaylara gayet tabii ki burada cevap vermem söz konusu değil; bunlar, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin meclisinde konuşulup, görüşülüp, karar verilen konular; o kısmı, o bahsi ayrı tartışalım, ama bizim ulaşımda ne yapmamız gerekir?

Bugün, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, bütçesinin yüzde 60’ını ulaşım sektörüne ayırıyor. Millî bütçeden ulaşıma ayırdığımız pay 5 katrilyon. Demek ki, ulaşıma, eldeki kaynakları en verimli şekilde kullanmak üzere bir bütçe ayırıyoruz, ama unutmayalım, ulaşımla ilgili projelerin hem tamamlanma süresi çok uzun hem de maliyetleri çok yüksek ve geç kalmış projelerdir. İstanbul için söylüyorum. İstanbul’da bundan dört beş sene öncesine kadar TCDD’nin banliyö hattı ve Taksim-Levent arasında yapılan metro dışında raylı sistem yoktu. Bugün, devam edenlerle birlikte, mevcutlar 120 kilometre, devam eden proje -Marmaray da dâhil- ve buna İstanbul Büyükşehir Belediyesinin yapmakta olduğu şehir içi raylı sistemi de ilave ettiğinizde, 132 kilometre inşa hâlinde raylı sistem var.

Bakıyoruz, İstanbul’da ulaşımın yüzde 89’u hâlâ kara yoluna bağımlı. Geriye kalan yüzde 11’in yüzde 4’ü deniz ve yüzde 7’si de raylı sistem.

Değerli milletvekilleri, sadece Marmaray’ın tamamlanmasıyla bile raylı sistemin İstanbul’daki payı yüzde 28’e çıkacak. 6 gidiş, 6 geliş 12 şeritli bir otoyola bedel bir raylı sistemi İstanbul’a kazandıran proje, bugün tam hızıyla devam etmektedir. Bununla yetiniyor muyuz? Hayır. Yine, aynı hattın güneyinde lastik tekerlekli araçların geçişi için ikinci bir tüp geçidin de yap-işlet-devret modeliyle yapılması için ihale süreci devam ediyor.

Yine, etütleri devam eden “Kuzey Boğaz Geçişi” üçüncü köprü çalışmaları da son aşamaya gelmiştir. Bunu, Çanakkale’den İzmir’e uzanan Çanakkale geçişli otoyol, Körfez’den geçen, İstanbul, Bursa üzerinden İzmir otoyoluyla birleştirdiğimizde, gerek transit trafiği rahatlatacak gerekse İstanbul’da sonlanan trafiği rahatlatacak, orta vadede çok ciddi bir çözüm geleceği aşikârdır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün İstanbul’un mevcut durumuna baktığımızda, seyahat kat sayısı aşağı yukarı 0,9-1 civarındadır. Bundan ne demek istiyoruz? Yani, 13 milyon insan var ortalama –yaşayan, İstanbul’da- ve 13 milyon da seyahat var. Bu seyahatin ilerideki yıllarda, önümüzdeki on beş yıl projeksiyonu yaptığımızda, bu kat sayının 2,5 olacağını öngörüyoruz. Yani, yaşayan nüfusun 2,5 katı daha hareket olacak. İşte, o zaman daha büyük tehlike bizi bekliyor. O yüzden de bu altyapı yatırımlarının mutlaka ve mutlaka aralıksız sürdürülmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Biz, ilgili bakanlıklar, İstanbul Valiliği, İstanbul Belediyesi ile müşterek yaptığımız toplantılarda bir sonuç raporu hazırladık. Burada, kısa, orta ve uzun vadede İstanbul trafiğinin çözümüne yönelik yapılması gereken eylemleri tek tek sıraladık ve bunları da uygulamaya koyduk. Örneğin, neyi uygulamaya koyduk? Birinci Boğaz Köprüsü’nde paralı geçişi kaldırdık. Trafik akışını fevkalade yavaşlatan bu sistemi değiştirdik, tamamen otomatik geçişle geçer hâle getirdik. Şimdi aynı uygulamayı İkinci Boğaz Köprüsü için yapmak üzere çalışma yapıyoruz. Yakında bunu da yapacağız. Ayrıca, gişelerin yeniden yerlerinin belirlenmesi…

İstanbul, eskiden, Osmanlıdan beri, 20 kilometrelik bir daire içerisinde bir şehirdi; tarihî yarımada, yegâne cazibe merkezleri, efendim, Sirkeci, Aksaray, Eminönü, Beşiktaş, Üsküdar ve Kadıköy. Şehir, şimdi 130 kilometrelik bir daireye yayıldı ama cazibe merkezleri hâlâ buralar olmaya devam ediyor. Trafiğin en önemli sorunlarından bir tanesi budur. Yolların yüzde 40’ının park alanı olarak kullanılmış olması neyi gösteriyor: Yapılaşmaya, imara karşılık yeterli altyapının vaktiyle düşünülememiş olması. Garaj yeri için –bu, bugünün sorunu değil- para tahsil ediyorsunuz, binaların altına, ancak garaj, otopark yapmıyorsunuz, oraları başka amaçlı kullanıyorsunuz.

ÇETİN SOYSAL (İstanbul)Siz yapmıyorsunuz. On iki yıldır yönetiyorsunuz, yapmadınız. Onu anlatmaya çalışıyorum.

ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ YILDIRIM (Devamla)Lütfen dinlerseniz… Heyecanınızı anlıyorum. Sizin de heyecanınız, bizim de heyecanımız. İstanbul’un, İstanbullunun geleceğini konuşuyoruz.

Şunu söylemek istiyorum değerli arkadaşlar: Şimdi, eskiden araçlara park etme yeri temin etme şartı varken, bugün modern şehircilikte bu terk edildi. Şimdi, Fransa’da binaların altına garaj yapılmasını yasakladılar. Demek ki, büyüyen şehirlerdeki ihtiyaçlara göre önlemler de değişiyor. Neden? Toplu taşımayı teşvik etmek, şehrin içine araçları sokmamak için. Peki, insanlara otomobilin verdiği rahatlığı, konforu, kapıdan kapıya ulaşımı toplu taşımada sağlayamazsanız nasıl diyeceksiniz: “Buyurun siz toplu taşımayla hareket edin.” İşte bütün çabamız bunun içindir. Marmaray’ı bunun için yapıyoruz, raylı sistemi bunun için yapıyoruz ve önümüzdeki diğer altyapı projelerini bunun için yapıyoruz.

Bir şehrin ulaşımını, trafiğini iyileştirmek için üç şeye ihtiyacınız var: Bir tanesi düzenlemedir, bir tanesi projedir, bir diğeri de uygulamadır, yani yönetimdir. Düzenlemelerini, yasal eksiklik varsa, otorite dağınıklığı varsa bunu yapacaksınız. Bu zaten yapılıyor şu anda. Çok kısa süre sonra gündeminize gelecek olan Trafik Kanunu’nda yapılacak değişiklikle, ölümsüz kazalarda ekspertiz veya polis bekleme zorunluluğunu kaldıran düzenlemeyi bu Meclis yapacak. Yollarda iki araç birbirine dokununca yol kaput oluyor, kilitleniyor. Ne zaman? Trafik polisi gelinceye kadar. Trafik polisi zaten gelemiyor, yollar kapalı. Saatlerce insanlar…

K. KEMAL ANADOL (İzmir)Akaryakıt…

ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ YILDIRIM (Devamla)“Akaryakıt…” dediniz Kemal Bey, çok iyi hatırlattınız. İstanbul’da, bir yılda, trafikte bekleme suretiyle havaya atılan, boşa yakılan yakıt miktarı 1,5 milyar dolar.

ÇETİN SOYSAL (İstanbul)2 milyar dolar.

ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ YILDIRIM (Devamla)1,5 milyar dolar. İşte bu, büyük bir millî gelir kaybıdır. Yani, bu 1,5 milyar dolara iki tane Boğaz Köprüsü yaparsınız ve Marmaray Projesi gibi bir proje daha yaparsınız.

Değerli milletvekilleri, İstanbul’un, elbetteki, sorunlarını kısıtlamalarla çözmek en son tedbir olmalıdır ama ihtiyaç olursa bu tedbirlerden de kaçınılmaması gerekir. Bunlar neler olabilir:

Çalışma saatlerinin öğrencilerin gidip gelme saatleriyle çakıştırılmaması -orada bir farklılık yapılabilir- toplu taşıma ücretlerinin, köprü ücretlerinin, yoğun saatler dikkate alınarak farklı tarifelerle düzenlenmesi ve toplu ulaşımda entegrasyona yönelik düzenlemeler. Bu düzenlemelerin bir örneğini de yaptık. Nedir o: Şu anda, bir biletle, hem trene biniyor İstanbullu, aynı biletle, bir buçuk saat içerisinde otobüse de binebiliyor, inip vapura da binebiliyor; bir buçuk saat için bir bilet geçerli. Bu uygulama geçtiğimiz yılın ortasında başladı ve bu uygulamayla birlikte İstanbul’da toplu taşımada seyahat eden İstanbulluların sayısı yüzde 30 arttı.

İşte bu ve buna benzer düzenlemeler, telekomünikasyon sektöründe de yaşanan gelişmelerle akıllı trafik sistemlerinin kullanılması… Tabii, zabıta gücü de çok önemli. Şu anda trafik yönetimi emniyete ait, ama İstanbul’da özel bir uygulama yaptı valilikle belediye, zabıtayı da takviye gücü olarak verdi. Bu şekilde, yollarda usulsüz park etme, yanlış yerde yolcu almak, trafiği engellemeye yönelik birtakım olumsuzlukları daha kısa sürede gidermekle trafik akışkanlığını sağlamak da, bunlar da günübirlik çözümler.

Özetle söylememiz gereken şey şudur: Gayet tabii ki, İstanbul’a basiretli yöneticiler lazımdır. Basiretli yönetimlerle İstanbul’un geleceği…

K.KEMAL ANADOL (İzmir)Çok doğru!

ATİLLA KART (Konya)Son derece doğru!

ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ YILDIRIM (Devamla)Ama, İstanbullu, 1989-1994 yılları arasında…

ÇETİN SOYSAL (İstanbul)Sayın Bakanım, oraya girme!

ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ YILDIRIM (Devamla)…İstanbul’da neler yaşadığını hâlâ unutmamıştır. Ben detayına girmiyorum.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

15 konuşma daha · 4 Ekim 2007

15 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook