Bolu Milletvekili Ali Ercoşkun'un, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından (6/11); Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından (6/53), (6/54), (6/55), (6/56), (6/57) ve (6/58), Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen'in, Başbakandan (6/97); Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından (6/66), (6/74) ve (6/79), İstanbul Milletvekili Erkan Kandemir'in, (6/48), (6/49), (6/50), (6/51) ve (6/52), Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı'nın, (6/89), (6/90), (6/91), (6/99) ve (6/100) ve Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, (6/110) sözlü soru önergelerini cevaplandırması münasebetiyle
İzmir Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 17. Birleşim · 1. yasama yılı · 22 Aralık 2015 · 1.178 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
Binali Yıldırım (AK Parti), 22 Aralık 2015 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 17. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Bolu Milletvekili Ali Ercoşkun'un, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından (6/11); Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından (6/53), (6/54), (6/55), (6/56), (6/57) ve (6/58), Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen'in, Başbakandan (6/97); Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından (6/66), (6/74) ve (6/79), İstanbul Milletvekili Erkan Kandemir'in, (6/48), (6/49), (6/50), (6/51) ve (6/52), Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı'nın, (6/89), (6/90), (6/91), (6/99) ve (6/100) ve Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, (6/110) sözlü soru önergelerini cevaplandırması münasebetiyle); konuşma 1.178 kelime.
Binali Yıldırım (AK Parti, İzmir). “Bolu Milletvekili Ali Ercoşkun'un, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından (6/11); Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından (6/53), (6/54), (6/55), (6/56), (6/57) ve (6/58), Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen'in, Başbakandan (6/97); Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanından (6/66), (6/74) ve (6/79), İstanbul Milletvekili Erkan Kandemir'in, (6/48), (6/49), (6/50), (6/51) ve (6/52), Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı'nın, (6/89), (6/90), (6/91), (6/99) ve (6/100) ve Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, (6/110) sözlü soru önergelerini cevaplandırması münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 17. Birleşim tutanağı, 22 Aralık 2015. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/binali-yildirim-26-2015-12-22-bolu-milletvekili-ali-ercoskun-un-calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakanind (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=42419
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI BİNALİ YILDIRIM (İzmir) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün mübarek Mevlit Kandili, sözlerimin başında sizlerin ve milletimizin kandilini tebrik ediyorum.
Bugün cevaplandıracağım sorular: Birinci soru, Bolu Milletvekili Sayın Ali Ercoşkun’un Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına yönelttiği (6/11) esas numaralı soru, kamudaki istihdamla ilgili bir sorudur.
2002-2015 yılları arasında kamu personelindeki artış oranı yüzde 30,34’tür. Başka bir deyişle, istihdam edilen kamu personeli sayısı 3 milyon 339 bin 86’dır. Kamuda çalışan kadın sayısı oransal olarak yüzde 37’dir. Kamu kurumlarında yüzde 3’lük engelli personel kapsamında çalışanların sayısı da 63.207’dir. Ancak bazı branşlarda, öğretmen, din görevlisi, sağlık personeli gibi yeterli talep olmadığından boşluklar mevcuttur. 2002-2015 yılları arasında engelli çalışan adedi yüzde 604 oranında artmıştır.
Bolu Milletvekilimiz Sayın Ali Ercoşkun’un (6/53) esas numaralı soru önergesinde ulaştırma ve iletişim sektörünün gayrisafi millî hasıladaki payları istenmektedir.
Değerli milletvekilleri, ulaştırma ve haberleşme alanında yaptığımız yatırımların ekonomiye olumlu yansıları her yıl, geçtiğimiz on yılda görülmüştür. İhracatımız 3 kat, toplam ticaretimiz 400 milyarın üzerine çıkmış ve buna uygun olarak da ulaşım ve iletişim altyapısı önemli ölçüde gelişmiştir. Bunun sonucu gayrisafi millî hasıla içerisindeki -yurt içi hasıladaki- ulaşım ve iletişim payı yüzde 11’den yüzde 15,6’ya çıkmıştır. Bu da ülkemizin büyümesiyle beraber ulaşım ve iletişimdeki büyümenin, hatta iletişimdeki büyümenin ülke genel büyüme oranının biraz daha üzerinde olduğunu göstermektedir.
Ulaşım ve iletişim bir ülkenin kalkınmasının, büyümesinin, vatandaşın yaşam kalitesinin artmasının, hayatının kolaylaştırılmasının olmazsa olmaz şartıdır. Bu anlamda, yurdun her tarafında yaptığımız bölünmüş yollarla ülkenin doğusunu batısıyla, kuzeyini güneyiyle birleştirdik, yolları böldük, hayatları birleştirdik. Diğer bir yandan da hava yolunu halkın yolu hâline getirdik. Yaklaşık 15 milyon vatandaşımız da ilk defa uçakla tanıştı. Artık bütün kesimlerden vatandaşlarımız rahatlıkla uçağa biner hâle geldi, hava yolunu kullanır hâle geldi. Dolayısıyla hava yolu artık imtiyazdan çıktı, ihtiyaca dönüşmüş oldu.
Değerli milletvekilleri, diğer bir soru, yine Bolu Milletvekilimiz Ali Ercoşkun’un sorusu kara yolu ağ uzunluğuyla ilgilidir.
Kara yolu ağ uzunluğumuz bugün itibarıyla 66.244 kilometreye ulaşmıştır ancak Türkiye’deki tüm yol ağ uzunluğu 420 bin kilometrenin üzerindedir. Bunda ne var? Köy yolları var, belediye yolları var, orman, arazi yolları var. Kara yollarının ağı dışındaki bütün yolları dâhil ettiğimizde 420 bin kilometredir.
Kara yollarındaki önemli bir gelişme sathi kaplama-sıcak asfalt dengesidir. 2003 öncesi sathi kaplama miktarı yaklaşık 50 bin kilometre yani 63 bin kilometre yolun 50 bin kilometresi sathi kaplamayken bugün sathi kaplama miktarı 43 bine gerilemiş, sıcak karışım miktarı da 19.300 kilometreye çıkmıştır. Bunun anlamı nedir? Bunun anlamı yollarımızın kalitesinin artmasıdır, yollardaki seyahatin daha konforlu hâle gelmesidir, daha emniyetli hâle gelmesidir, zaman ve akaryakıt tasarrufundan ülkenin kazançlı çıkmasıdır. Bunun üç tane somut örneği var, bir tanesi: Kara yollarındaki trafik 3 kat arttı geçtiğimiz on iki yıl içerisinde. Motorlu taşıt miktarı 8,5 milyondan 20 milyona çıktı. Kara yollarındaki kazalar da 3 kat arttı ama ölümlü kazalar yüzde 63 oranında azaldı. Bu da yolların standardının geliştirilmiş olmasından kazalarda yol kusuru tamamen en arka sıralarda artık yer almakta, kazaların hâlâ birinci ve öncelikli nedeni insan hatası olarak önümüze çıkmaktadır. Dolayısıyla, bundan sonra kazaları daha da aşağıya çekmenin yolu insanımızın, sürücülerimizin bilinçlenmesi ve eğitilmesinden geçmektedir. Bu da toplumsal bir seferberliğin sonucu gerçekleşecektir.
Zaman darlığı yüzünden kısa kısa geçiyorum.
İstanbul Milletvekilimiz Sayın Erkan Akdemir’in soru önergesi Yavuz Sultan Selim Köprüsü ile onun bağlantı yollarına aittir.
Sizin de İstanbul’a gittiğinizde görebileceğiniz gibi, dünyanın en geniş açıklığa sahip köprüsü. Üzerinde 4 gidiş, 4 geliş kara yolu olan ve 2 tren hattı bulunan ve yine dünyanın en yüksek kule sahipliğini haiz bu köprü büyük oranda tamamlanmıştır. Köprünün tabliye yerleştirme işi yüzde 95 seviyesindedir, ana kablo montajı yüzde 97’i geçmiştir. Genel gerçekleşme yüzde 88’e ulaşmıştır. Buna sadece köprü değil, etrafındaki 115 kilometre bağlantı yolları da dâhildir. Bu hâliyle, köprümüz 2016’nın ilk yarısında, tahminen nisan, mayıs ayında hizmet vermeye başlayacaktır. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Bu köprünün ve bağlantı yollarının hizmete girmesiyle İstanbul’daki şehir içi ağır vasıta trafiği tamamen kuzeydeki köprüye aktarılmış olacak ve dolayısıyla İstanbul’daki birinci köprü, ikinci köprü daha ziyade küçük araçlara tahsis edilecek ve trafik sıkışıklığı bir anlamda biraz daha rahatlayacaktır.
Tabii, köprünün devamı olan, Kuzey Marmara Otoyolu, bir ucu Akyazı’dan başlayıp Şile istikametinde köprüye bağlanan, diğer taraftan da Kınalı ile Yassıören arasında gerçekleşecek kısmı da önümüzdeki mart ayında yap-işlet-devret modeliyle gerçekleştirilecek, ihalesi yapılacaktır.
Bir başka soru, (6/56) esas numaralı, Bolu Milletvekili Sayın Ali Ercoşkun’un sorusudur. Bu da yine kara taşımacılığıyla ilgili bir sorudur. Soruları tam okumuyorum, zaman tasarrufu nedeniyle. Doğrusu bu soruda sorulan şey, kara taşımacılığında ne gibi değişiklikler olduğu yönündedir.
Kara yolu taşımasının bir mevzuatı yoktu, mevzuata bağlandı. Taşımalar belgelendirme sistemine bağlandı. Sadece taşımacılık vardı, taşımacılığın alt grupları tanımlandı. Lojistikler, uluslararası taşımalar, şehir içi taşımalar, şehirler arası taşımalar vesaire 35’ten fazla taşıma sektörünün alt grupları tanımlanmış oldu.
Trafiğe kayıtlı araç sayısı -az önce söyledim- 19 milyon 793 bin 995. Bunun yarısı otomobil, diğeri de diğer türlerden oluşuyor, detaya girmek istemiyorum. Bu sistemle yol kontrollerinde aşırı yüklemelerin de önüne geçilmiş hem trafik kazaları hem de yolların daha kısa zamanda tahrip olması önlenmiş durumdadır. Ayrıca, hurda araçlar, özellikle 22 yaş ve üzerindeki araçlar trafikten çekilmek suretiyle hem sürdürülemez olan, sürücüler için büyük bir yük olan bu sorun ortadan kaldırılmış, ayrıca hak sahiplerine de önemli miktarda maddi katkı sağlanmıştır.
(6/57) esas numaralı, yine Sayın Ali Ercoşkun’un sorusu piyasadan çekilen araçlarla ilgilidir. Bunu zaten cevaplandırdım.
Şimdi bir başka soru, Sayın Erkan Akdemir’in (6/58) esas numaralı sorusu hızlı tren hatları ve demir yolu yapım çalışmalarıyla ilgilidir.
2003 yılında ülkemizde 10.984 kilometre demir yolumuz vardı ama bu demir yollarımızın 1950 yılından itibaren maalesef gerektiği kadar üzerinde durulmadı ve yenilenmesi yapılmadı, yeni hatlar doğru dürüst yapılmadı. Elimizdeki 11 bin kilometre demir yolunun büyük bir kısmı Osmanlı’dan zamanımıza kalan 4 bin kilometre ve onun üzerine yapılan 7 bin kilometre, cumhuriyetimizin ilk yıllarında Atatürk’ün bizzat demir yolu seferberliğiyle başlattığı demir yollarıdır. Demir yollarındaki bu ihmal büyük boyutlara ulaşmış, artık demir yollarında sürdürülemez bir hâl almıştır.
Göreve geldiğimizde demir yollarıyla ilgili çok önemli kararlar aldık. Bu kararlardan bir tanesi hızlı tren. Yıllarca konuşulan, ülkemizin özlemini duyduğu hızlı treni devreye soktuk. Burada da hedef, üç medeniyetin, Selçuklu’nun, Osmanlı’nın ve modern Türkiye Cumhuriyeti’nin başkentlerini birbiriyle hızlı trenle bağlamaktı. Yani önce Ankara-İstanbul’a başladık, daha sonra Ankara-Konya ve Konya-İstanbul olarak şu anda hızlı tren faaliyet gösteriyor ve milyonlarca… Sadece Ankara-Konya’dan bahsediyorum, 7,5 milyon insan demir yoluyla seyahat ediyor. Eskişehir’deki sayı bunun çok daha üzerinde. Âdeta bu şehirler birbiriyle birleşmiş durumdalar. Eskişehir’de oturuyor insanlar, Ankara’da üniversitede okuyor veya Ankara’da oturuyor, Eskişehir’de çalışıyor. Böylece, hem şehirler arasındaki hareketlilik artmış hem de vatandaşlarımızın hayatı kolaylaşmıştır.
Diğer yaptığımız önemli bir şey demir yollarında -çok fazla şey var ama zaman darlığıyla detaya girmeyeceğim- sinyalleme işine ağırlık verdik. Demir yolu hatlarımızda sinyalleme çok azdı, elektrifikasyon çok azdı. Yani dizelli setler vardı, sinyalsiz sistemler vardı. Bu da verimli işletmecilik için önemli bir engeldi. Sinyallemede şu an itibarıyla elektrikte 3.748, sinyalde de 4.412’ye ulaştık. Daha çok gidecek yolumuzun olduğunu buradan ifade edebilirim. Bu konuyu da şimdilik burada kesiyorum daha farklı sorulara cevap vermek bakımından.
Sayın Erkan Akdemir’in sözlü sorusu da hemzemin geçitlerle ilgilidir. Hemzemin geçitleri… 2003 yılında 447 tane kontrollü geçiş varken şu anda 1.068’e ulaşmıştır. Şu andaki toplam hemzemin geçit 4.810, bu yaptıklarımızı da düşmüş olup 3.110 adet. Bundan sonraki hedefimiz, olabilecek her yerde kontrollü geçişlerin sağlanması şeklinde olacaktır.
Diğer bir sorumuz havacılıkla ilgilidir. Yine, Erkan Akdemir’in (6/50) sayılı sorusu…
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
73 konuşma daha · 22 Aralık 2015