Büyükşehir belediyesi kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı
İzmir Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 19. Birleşim · 3. yasama yılı · 9 Kasım 2012 · 328 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Birgül Ayman Güler (CHP), 9 Kasım 2012 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 19. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI); konuşma 328 kelime.
Birgül Ayman Güler (CHP, İzmir). “Büyükşehir belediyesi kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı”. TBMM Genel Kurulu, 19. Birleşim tutanağı, 9 Kasım 2012. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/birgul-ayman-guler-24-2012-11-09-buyuksehir-belediyesi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde-kararnam-2 (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=21897
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)BİRGÜL AYMAN GÜLER (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüştüğümüz tasarı itirazlarımızın ötesinde 14’üncü maddede donmuştur.
Değerli milletvekilleri, 14’üncü maddede yapılan hata, Hükûmetin hazırladığı tasarının ne olduğunun farkında olmadığı anlamına gelir. Bu, yetersiz hazırlık diye en azından tanımlanabilir. Pergel kanunu geçerliyken söz konusu olan büyükşehirlerdeki birleşme ve ayrılmalar, mülki sınır söz konusu iken artık fiziken mümkün değildir. Büyükşehirleri mülki sınırlara oturtuyorsunuz ve hâlâ pergel zamanındaki gibi “Ayrılma, birleşme olduğu takdirde 50 bin mi olsun, 20 bin mi olsun nüfus?” diye burada düzenleme yapıyorsunuz. Şimdi, işin ruhuna hâkim olunmadığını gördüğümüz bir tasarıyı ciddiye almak gerçekten güç ama ciddiye alıyoruz çünkü Türkiye'nin idari ve siyasi yapısını derinden etkileyen bir tasarı önümüzde. Ben diliyorum ki iktidar milletvekilleri madde 14’ten itibaren muhalefet milletvekillerine daha çok kulak verirler ve bu önergeyi burada yersiz görüp Komisyonun “Katılıyoruz Sayın Başkan.” dememesini ömrüm boyunca hep hayretle hatırlayacağım. Kendi hatalarını değiştirme fırsatıydı, bunu dahi dinlememe eğilimi içerisinde eritip götürdüler.
Değerli milletvekilleri, 17’nci maddede tam dört konu var. İnanç yönetimi konusu var, kadın sorunu konusu var, çocuk konusu var ve aynı zamanda spor konusu var. İnanç, kadın, çocuk ve spor, bunların yerel yönetimlerle ilişkilerini düzenliyoruz. Biz bir maddede dört konuyu konuşuyoruz ama bunu temel kanun yaptığınız için bir önergeyle konuşmak zorunda kalıyoruz. Kadın sığınmaevleri için 100 bin… Neden 100 bin? Açıklama istiyorum. Neden 25 bin değil? Küçük yerlerde kadına yönelik şiddet sorunumuz daha da katlanılmaz boyutlarda değil mi bizim? Üzerinde daha fazla konuşamıyorum.
Spor konusuna geliyorum. Spor Bakanlığı, belediye ve kulüpler arasındaki ilişkilerde çok sorun var. Acaba daha iyi nasıl düzenlemeli? Bu yeterli mi? Üzerine konuşamıyoruz.
Ve inanç konusu… Burada, Diyanet İşleri Başkanlığının yorumunu temel alan bir Türkiye Büyük Millet Meclisi varsa biz Şeyhülislamlık dönemine döndük demektir. (CHP sıralarından alkışlar) Türkiye’de yorum, karar verme gücü Türkiye Büyük Millet Meclisindedir. Diyanet İşleri Başkanlığının ya da üniversitelerin ya da çok hatırı sayılır düşünürlerin tanımları bizi zenginleştiren girdi olabilir.
İçişleri Komisyonu “Mabet cemevlerini içermez; Diyanet İşlerinin yorumu böyle çünkü.” dedi. Türkiye Büyük Millet Meclisinin üzerinde bir Diyanet İşleri Başkanlığımız mı var?
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
56 konuşma daha · 9 Kasım 2012