İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 27. BİRLEŞİM · SALI

Türk ceza kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.: 565)

Bülent Arınç

Manisa Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 27. Birleşim · 5. yasama yılı · 7 Aralık 2010 · 627 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Bülent Arınç (AK Parti), 7 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK CEZA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.: 565)); konuşma 627 kelime.

Bülent Arınç (AK Parti, Manisa). “Türk ceza kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.: 565)”. TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim tutanağı, 7 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bulent-arinc-23-2010-12-07-turk-ceza-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-s-s-565-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI BÜLENT ARINÇ (Manisa)Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli arkadaşlar, sorular için teşekkür ediyorum. Yalnız, bazı sorular sayısal verilere dayalı. Bu sayısal verilerin yaptığımız çalışmalar içerisinde her birinin cumhuriyet başsavcılıklarından sorulup, sonra derlenip size takdim edilmesi lazım.

Bizim elimizdeki yazılı soru önergelerinde… Kırşehir Milletvekilimiz Sayın Metin Çobanoğlu “Türk Ceza Kanunu’nun 257’nci maddesi uyarınca görevi kötüye kullanmak suçundan dolayı yargılanan ne kadar kamu görevlisi vardır, bunların görevleri ve isimleri nelerdir? Ayrıca, aynı suçtan yargılanan ne kadar belediye başkanı vardır, yargılanan belediye başkanları kimlerdir, mensup oldukları siyasi partiler hangileridir?” Bir kısım arkadaşlarımızın sorularıyla benzerlik gösteriyor. Sayın Atilla Kart, Konya Milletvekili, onun da teklifinde yine buna benzer sorular var: “Hükûmet bu teklife sahip çıkmakta mıdır? Belediye başkanları görevi kötüye kullanmadan kimlerdir?” diye soruyor. Antalya Milletvekili Sayın Hüsnü Çöllü, yine burada arkadaşlarımızın sorduğu soruları -kendileri burada mı bilmiyorum ama- bize yazılı olarak verilen sorularda… Bu arkadaşlarımızın cevaplarını verdiğimizde bilgi sahibi olacağız. Bize gelişleri on gün öncedir, hazırlıklar yapılmaktadır ve Sayın Metin Çobanoğlu’na, Sayın Atilla Kart’a ve Sayın Hüsnü Çöllü arkadaşımıza sorularının cevapları verilecektir.

Dolayısıyla burada, şundan kaç kişi, bundan kaç kişi diye benim ayrıntılı bir liste vermem mümkün değil. Ancak, elimizdeki verilere göre açılan dava sayısı ve buralardaki kamu görevlilerini izin verirseniz yıllar içerisinde size takdim edeyim. Ceza mahkemelerine 257’nci maddeyle ilgili açılan davalar ve sanık sayıları 2006, 2007, 2008 olarak tespit edilmiş durumda. 2009 ve hâlihazır 2010, bunun üzerinde çalışmalar yapılıyor. 2006’da açılan dava sayısı 12.004, 2007’de 11.590, 2008’de 13.182; sanık sayıları, on sekiz ve üzeri yaşta, 18.221 erkek, 1.549 kadın ve devam ediyor, toplamları 19.770, 2007’de 20.062, 2008’de 22.558. Karara bağlanan dava dosyaları, 2006, devirle beraber 12.802, bunun 7.900’u mahkûmiyet, 8.500’ü beraat; 2007, 11.082 dava kararı çıkmış, 6.458’i mahkûmiyet, 7.484’ü beraat. 2008’de 12.043 dava dosyası karara bağlanmış, bunun 4.736’sı mahkûmiyet, 7.679’u beraat.

Erkek ve kadın sayılarına göre -sanıyorum bunları istatistik için kullanıyorlar- sayısal rakamlar var. Ancak bir arkadaşımız “Kaçı seçilmişlerden, kaçı atanmışlardandı?” diye sordu. “Kamu görevlisi” tanımı gittikçe genişlediği için bu soruda da arkadaşımızı haklı buluyorum ama şu ana kadar derlenip toparlanmış, bunu gösterir elimizde açık bir liste yok.

Müsaade ederseniz diğer sorulara da şu şekilde cevap vereyim Sayın Başkanım: Biraz önce zaman aşımıyla ilgili söylediğim söz Sayın Köktürk tarafından tekrar yinelendi. Şunu biliyoruz: 2002 ve 2003 yılındaki davalara zaman aşımı süreleri mülga Türk Ceza Kanunu’na göre dolmuştur. Ayrıca, davaların zaman aşımına uğrayacağı iddiasıyla ilgili olarak, Türk Ceza Kanunu’nun 66’ncı maddesinin 5’inci fıkrasında “Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hâllerde, mahkemece bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zaman aşımı süresi yeni baştan işlemeye başlar.” hükmü de mevcuttur. Dolayısıyla bu konuda gerekirse 66’ncı maddenin 5’inci fıkrası işleyebilir.

“Davalar düşecek mi?” diye soruluyor. Davaların düşmesi muhtemeldir zaman aşımından dolayı. Çünkü biliyorsunuz, geçtiğimiz bir ay içerisinde, başta Sayın Yargıtay Başkanı olmak üzere pek çok Yargıtay üyesi, Yargıtay Daire Başkanı ve zarar gören şahıslar kendi davalarının zaman aşımına uğramasından dolayı haklarının ihlal edildiğini söylemektedir ve gerçekten iş yükü Yargıtayda o kadar artmıştır ki, hemen hemen her dairede yüzlerce değil, belki birkaç bin dava dosyası zaman aşımından düşmektedir. Binlerce dava dosyasının zaman aşımına uğradığı bir yerde bu maddeden dolayı zaman aşımını keselim, bunu önleyecek bir madde koyalım teklifi mümkündür. Bu konuda önergeniz olursa Genel Kurulumuz buna karar verebilir. Ama bizim öngördüğümüz hususlar, bu maddenin ceza süreleri itibarıyla kazanç ve menfaat açısından da değişikliğe uğradığı takdirde uygulamada muğlaklıktan kurtulacağız ve suçun unsurları çok daha belirgin bir hâle gelecektir diye düşünüyoruz.

Değerli arkadaşlar, benimle ilgili olarak Sayın İnce’nin de, Sayın Genç’in de söylediği bir konu var. WikiLeaks belgelerinde benimle ilgili hem bir benzetme hem de benim yaptığım işlere yönelik bazı konular yer alıyor.

Ben genelde, prensip olarak, görüşülen konunun dışına çıkmamaya çalışıyorum ama bu vacip noktasına geldi.

Şimdi, ben bu konu ortaya atıldığı zaman Uganda’daydım. Döndüğüm zaman da Today Zaman gazetesinde, Zaman gazetesinde ve diğer gazetelerde açıklamalarım çıktı.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

54 konuşma daha · 7 Aralık 2010

54 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook