İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 28. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Türk ceza kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.: 565)

Bülent Arınç

Manisa Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 28. Birleşim · 5. yasama yılı · 8 Aralık 2010 · 681 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Bülent Arınç (AK Parti), 8 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 28. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK CEZA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.: 565)); konuşma 681 kelime.

Bülent Arınç (AK Parti, Manisa). “Türk ceza kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.: 565)”. TBMM Genel Kurulu, 28. Birleşim tutanağı, 8 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bulent-arinc-23-2010-12-08-turk-ceza-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-s-s-565 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI BÜLENT ARINÇ (Manisa)Sayın Başkanım, teşekkür ederim, arkadaşlarıma da.

Şimdi, bazı sorular tek tek madde hâlinde çok derinlemesine bir incelemeyle kabul edilebilecek verileri içeriyor. Kaç kişi yararlanacak, bunun ne kadarı seçilmiş, ne kadarı atanmış, mevcut fezlekeler içerisinde hangi bakanlar veya milletvekilleri var, bunları inceleyerek arkadaşlarıma yazılı olarak cevap vermeye gayret edeceğim.

Ancak, şunu, dünkü konuşmalarımıza ilaveten, tekrar, 1’inci madde üzerindeki konuşmalarla bağlantı kurarak söylemek istiyorum: Bu 257’nci maddede yaptığımız değişiklik, maddeyi ortadan kaldırmadığı gibi, sadece kazanç ve menfaat tanımları üzerinde bir değişiklik ve 1’inci, 2’nci, 3’üncü fıkralara ait yeniden bir ceza düzenlemesidir. Bunu “örtülü af” olarak niteleyen arkadaşlarımız oldu, “kısmi af” olarak niteleyen arkadaşlarımız oldu. Yapılacak şey -ceza hukukunun bir ilkesidir- bu kanun kabul edildiği takdirde mevcut dosyalar ele alınacak ve “Sanık, lehine olan hükümlerden istifade eder.” kuralınca yeniden bir düzenleme yani hakkında ceza tertibine gidilecektir.

Burada erteleme kapsamı içerisinde olduğunu ifade ederek “Artık siz bunları kurtarıyorsunuz veya kurtarılacak.” şeklinde bir tanımlama yapıldı. Biliyorsunuz ki Türk Ceza Kanunu’nun 50’nci maddesinde, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımları düzenlenmiş, 49’uncu maddenin 2’nci fıkrasında da hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezasının kısa süreli hapis cezası olduğu belirtilmiştir. Kanunun 50’nci maddesinde öngörülen seçenek yaptırımların uygulanması, maddenin 3’üncü fıkrasında sayılan hâller dışında, hâkimin takdirindedir. Yani hâkim, kısa süreli hapis cezası alan kişi hakkında, 3’üncü fıkradaki koşulları taşımıyorsa, seçenek yaptırımları uygulayıp uygulamama konusunda takdir hakkına sahiptir. Seçenek yaptırımların uygulanması, belirtilen istisna dışında, zorunlu değildir.

Türk Ceza Kanunu’nun 51’inci maddesinde ise hapis cezasının ertelenmesi düzenlenmiştir. Bu hükme göre, daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş ve suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaat oluşturan kişinin aldığı iki yıl veya daha az hapis cezası ertelenebilecektir. Erteleme sınırı, on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıl olarak düzenlenmiştir. Seçenek yaptırımlarda olduğu gibi, erteleme kararı da hâkimin takdirindedir. İki yıl veya daha az hapis cezası alması durumunda muhakkak bu cezaların erteleneceği anlamına gelmemektedir.

Sayın Başkanım, değerli arkadaşlarımızdan Sayın Uzunırmak, konuşması sırasında bu kanun maddesinin değişmesinin yolsuzlukları teşvik anlamına geldiğini, ahlaksızlık olduğunu defalarca söyledi ve sonunda yeni bir tanımlama yaptı, bu kanuna “ahlaksız kanun” nitelemesinde bulundu. Bunların hepsi tutanaklarda vardır. Ben doğru olmadığını, bu üslubun, bu nitelemenin yanlış olduğunu düşünüyorum, şu bakımdan: Genel Kurulumuz kabul edecekse ve derecattan geçerek kesinleşecek bir kanun yürürlüğe girdiğinde bu bir yasama faaliyetidir. Bu yasama faaliyetinin sonucunda ortaya çıkacak kanun için mahkemelere, Anayasa Mahkemesine de gidilebilir ama “ahlaksız kanun” nitelemesi bence tutanaklarda bulunmaması gereken bir nitelemedir, maksadını aşmaktır. Neden biliyor musunuz? Türk Ceza Kanunu’nun 6’ncı maddesinin 1’nci fıkrasında bu maddeye göre suç işleyeceği kabul edilen kamu görevlileri, kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi olarak tanımlanmıştır. Bunların tamamı 2 milyon civarındadır. Bir yılda açılan dava sayısı 10 bin civarında, mahkûmiyet yüzde 40 nispetindedir. Yani 2 milyonluk kitlede 5 bin, 6 bin elbette az değildir ama 2 milyonluk kitlenin tamamını itham edercesine bunların hepsi yolsuzluk yapıyor, hepsi yolsuzluktan sanık ve sabıkalı, onları kurtarmaya yönelik bir kanun olarak lütfen bunu görmemek lazım. Yanlış yapabiliriz, bu yanlışların düzeleceği yerler vardır, tekrar düzenleme yapabiliriz, yasama organının görevi içindedir.

Ben şunu da ifade etmek istiyorum: Sayın Akcan soru sormadı ama önemli bir konuya temas etti. Ben, dün Sayın Kuzu’nun salonda gerginliğe yol açabileceğini düşünerek Grup Başkan Vekilimize bir not gönderdim, bunu fotoğraflar tespit etti. Ben grup başkan vekilliği yaptım üç sene. Buradaki müzakerelerin sükûnet içinde geçmesini takip etmek grup başkan vekilinin görevidir. Sayın Burhan Kuzu’ya yönelik eleştiriler oldu, o da kendine göre cevap vermeye çalıştı. Bu tartışma sırasında Meclisin sükûneti bozulabilir düşüncesiyle arkadaşımızın salonda olmamasının daha doğru olacağını ifade ettim. Bu kanaatimi pekiştiren bir olay da biraz önce yaşandı. Ben, Sayın Yılmaz Tunç arkadaşımızın konuşmasını kınıyorum. Yanlış bir konuşmadır, tahrik edici bir konuşmadır, doğru bir konuşma değildir. (MHP sıralarından alkışlar) Yani, haşa hakkım değil belki ama, burada güzel bir şekilde bu müzakereleri yürütürken ateşe benzin dökmenin, arkadaşlarımızı tahrik etmenin… Hatta şu arada cevaplandırılamayacak konuların tahrik unsuru hâline gelmemesini şahsen arzu ederdim.

Arkadaşlarımızın sorularına yazılı olarak cevap vereceğim.

Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

80 konuşma daha · 8 Aralık 2010

80 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook