Radyo ve televizyonların kuruluş ve yayın hizmetleri hakkında kanun tasarısı ile bayındırlık, imar, ulaştırma ve turizm, avrupa birliği uyum komisyonu raporu hk. (568)
Manisa Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 47. Birleşim · 5. yasama yılı · 5 Ocak 2011 · 960 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Bülent Arınç (AK Parti), 5 Ocak 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: RADYO VE TELEVİZYONLARIN KURULUŞ VE YAYIN HİZMETLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI İLE BAYINDIRLIK, İMAR, ULAŞTIRMA VE TURİZM, AVRUPA BİRLİĞİ UYUM KOMİSYONU RAPORU HK. (568)); konuşma 960 kelime.
Bülent Arınç (AK Parti, Manisa). “Radyo ve televizyonların kuruluş ve yayın hizmetleri hakkında kanun tasarısı ile bayındırlık, imar, ulaştırma ve turizm, avrupa birliği uyum komisyonu raporu hk. (568)”. TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim tutanağı, 5 Ocak 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bulent-arinc-23-2011-01-05-radyo-ve-televizyonlarin-kurulus-ve-yayin-hizmetleri-hakkinda-kanun-ta-4 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI BÜLENT ARINÇ (Manisa)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Tabii, çok önemli sorular. Bunların bir kısmı verilere dayanması gerekiyor. Belki anında cevap veremeyeceğim ama genel olarak cevap vereyim, verilere dayalı olanları, istatistiki olanları da yazılı olarak takdim edeyim arkadaşlarıma.
Öncelikle, Sayın Pervin Buldan, biraz önceki konuşmasında, iki televizyon kanalının isimlerini zikrederek “Bunlara para cezası ve yaptırım uygulandı mı?” demişti. Tabii burada, özel olarak bir televizyon kanalının ismini söylemek ne kadar doğrudur bilmiyorum. Biz, bu konuyla ilgili soruya, hepsini içerisine alan bir cevap vermiştik ama ben değerli arkadaşıma şöyle cevap vermek istiyorum: Bizim müeyyide sistemimiz, hâlen mevcut kanunda –ki bunu değiştiriyoruz- öncelikle uyarı ve özür dilemedir, sonra program durdurmadır, sonra para cezasıdır, sonra da eğer tekrar ederse artırımlı para cezasıdır. Bu kanallardan birisine, 2002 yılından bu yana yani sekiz yıllık dönemde, 95 müeyyide uygulanmıştır. Bu 95 müeyyidenin uyarı, program durdurma, para cezası olduğunu söylemeliyim. Bir diğer kanala, yine 2002 yılından bugüne kadar 78 müeyyide uygulanmıştır, ayrıca 10 müeyyide de bu yıl içerisinde uygulanmıştır.
Burada, para cezalarının tahsil edilip edilmemesi konusunu bir arkadaşımız sormuştu. “Yüzde 23’lük bir tahsilat var.” dedi. Evet, acı olan da budur zaten çünkü para cezalarını veriyoruz ama bunların Kabahatler Kanunu nedeniyle tahsili kesinleşme şartına bağlıdır. Tahsilat yetkisi de Maliye Bakanlığına geçmiştir. Süreç uzamaktadır ama önemli olan, sürecin uzamasında, yargı sebebiyle kesinleşmenin daha geç hâle gelmesidir. Burada verileri size elimizdeki imkânlarla yazılı olarak takdim edeceğim.
Bir arkadaşımız, ne kadar televizyon ve radyo olduğunu sordu. Televizyon kanalı olarak ulusal 24, bölgesel 15, yerel 210 televizyon kanalımız var. Radyolarda ulusal 35, bölgesel 98, yerel 929 radyo kanalımız var.
Şimdi, tekrar notlarıma bakarak… Sayın Mümin İnan, radyoda -sanıyorum TRT’ye ait bir radyo olması lazım- dinlediğinde, grup toplantılarından CHP ve AK PARTİ’nin konuşmalarının verildiğini, MHP’nin grup konuşmasının verilmediğini söylüyor. Gerçekten böyleyse -ki Sayın İnan’a inanmak durumundayım- yani bu çok yanlıştır. Benim görebildiğim kadarıyla grup toplantıları televizyon kanallarının her birinde hemen hemen eş zamanlı olarak tekrarlanmaktadır. Radyo bunu MHP’yi göz ardı ederek yapmışsa büyük bir hata yapmış demektir.
“TRT’nin yayın politikalarından memnun musunuz?” Yani bu, istişareye dayalı bir sorudur. TRT’yle ilgili bir Bakan olarak buna cevap verirken şüphesiz, memnun olduğum konuların çok daha ağırlıkta olduğunu söylemek istiyorum. TRT şu anda on dört kanalda yayın yapıyor ve milyonlarca insana hitap ediyor. Eksikleri olabilir ama geçmişe bakarsak bugün TRT çok daha gayretli, çok daha başarılı ve çok daha yüksek toplumlara hitap ediyor sayısal olarak.
“Lisans işleri on altı yıldır neden yapılamadı?” Sekiz yılından biz sorumluyuz, diğer sekiz yılı da aramızda paylaşalım. Bugüne kadar RTÜK’le ilgili sayın bakanlarımızın çalışmaları olduğunu biliyorum ama bu işler bugüne kadar gecikti. Ben bu konudaki bize düşen sorumluluğu da üstlenmek zorundayım ama Necip Fazıl derdi ki: “Ne kadar geçse o kadar erken sayabiliriz.” Bir an evvel bu işi yapmakta da fayda var.
Sayın Erbatur çok ilginç bir soru sordu, bereket ki süresi bittiği için arkası gelmedi. RTÜK’te çalışanlarla ilgili olarak mobbing iddiasını varsa siz bize getirin, biz de konuyu araştıralım ama RTÜK’e hasren böyle bir şey söylerseniz biz kırılırız bundan. Yani bir bildiğiniz varsa bildiğinizi açıklayın. Bilmediğiniz bir şeyi soruyorsanız bize…
NEVİNGAYE ERBATUR (Adana)“Böyle bir çalışmanız var mı?” diye soruyorum.
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI BÜLENT ARINÇ (Manisa)Öyle şey olur mu efendim! Yani hiçbir yerde yok sanki de mobbing iddiası sanki RTÜK’te varmış gibi bu kurumu bir töhmet altına sokacak bir soruyu doğrusu uygun bulmadım.
ŞENOL BAL (İzmir)İktidarınızda her kurumda var.
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI BÜLENT ARINÇ (Manisa)Sayın Hüseyin Yıldız Arkadaşımız “Avrupa Birliğine üye ülkelerde resmî dilin yanında ana dilde yayın yapılmakta mıdır?” diye soruyorsunuz. Benim bildiğim kadarıyla hepsinde bu imkân var.
Sayın Uslu, RTÜK’e yapılan şikâyetler… Bunu veriler hâlinde size takdim edeceğim. Bu hepimizi ilgilendiriyor.
Sayın Köse “Rating’i az olan diziler neden devam ediyor?” diyorsunuz. Bir defa, rating’in kendisi bir felakettir. Rating ölçümleriyle ilgili olarak bizim şikâyetlerimiz var, bu konunun denetlenmesini de RTÜK’e bir görev olarak veriyoruz.
İkincisi: TRT kamu yayıncılığı yapan bir kuruluştur, rating kaygısı yoktur. Dolayısıyla bir özel televizyonun dizi yaparken veya haber yaparkenki kaygıları -canlı canlı, kanlı kanlı- anlaşılabilecek türdedir, daha çok ilgiyi çekmeye, daha çok kendisinin rating’ini artırmaya yöneliktir ama TRT, kanundan kaynaklanan görevi içerisinde, kamunun ortak değerlerini yansıtmak ve dizisiyle de belgeseliyle de yayın ilkelerine uygun karşımıza çıkmak durumundadır. Bu diziler hangileriyse, lütfen bana özel olarak da veya soruyla da iletiniz.
Normalde diziler on üç bölüm hâlinde çekiliyor. Eğer rating’i de yüksekse veya toplum içerisindeki farkındalığı fazlaysa ikinci bir on üç bölüm daha çekiliyor. Bunlar da belli kademelerden geçerek kabul ediliyor, senaryosundan harcama listesine kadar. Bu konularda duyarlı olduğumuzu ifade etmek istiyorum. Eğer rating’i yüksek diziler mutlaka yayınlanmalı ve bunlar devam etmeli düşüncesindeyseniz bugün en çok şikâyet konusu olan dizilerin aynı zamanda rating’i en yüksek diziler olduğunu da bilmemiz lazım. Biz toplumda bir paradoksun içindeyiz, hem çok şikâyet ediyoruz hem de aynısını çok izliyoruz. Bu paradoksu çözdüğümüz zaman zaten, Türkiye’de televizyon yayıncılığının da bir yere oturması mümkün olacak.
“Ne kadar zarara uğradık? Özel radyo ve televizyonlardan alınan lisans bedelleri…” Pardon, o kimin sorusuydu? Sayın Köse’nin mi acaba? Bir başka arkadaşımız ama ismini tespit edemedim. “Özel radyo ve televizyonlardan alınan lisans bedelleri ne oldu?” şeklinde herhâlde. Bir de “TRT’nin yanlı yayın yaptığını biliyoruz, denetimi yok.” İşte, bu kanunda RTÜK’ün denetimine televizyonları da alıyoruz.
Sayın Bal “Frekans ihaleleri ne kadar zarar verdi?” dedi. Bu kârdan zarardır, bunun hesaplanması gerekir. Bunu da kendilerine hesaplayabildiğimiz takdirde yazılı olarak takdim edeceğim.
Bir soru daha vardı, ikinci defa tekrarladı, Sayın Asil zannediyorum. “RTÜK kadrosunda olup da geçici görevli olarak başka kurumlarda çalışanlar...” dediniz zannediyorum ama siz “yüksek ücretli” olarak da ilave ediyorsunuz. Neye göre yüksek ücrettir, onu bilemiyorum ama RTÜK kadrosunda olup da geçici görevli olarak sadece Çalışma Bakanlığında çalışan bir arkadaş, Tarım Bakanlığı Özel Kalemde çalışan bir arkadaş, Başbakanlıkta çalışan bir arkadaş, yine Başbakanlıkta ve en son Adalet Bakanlığı olmak üzere toplam 5 kişidir.
Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
66 konuşma daha · 5 Ocak 2011