Radyo ve televizyonların kuruluş ve yayın hizmetleri hakkında kanun tasarısı ile bayındırlık, imar, ulaştırma ve turizm, avrupa birliği uyum komisyonu raporu hk. (568)
Manisa Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 48. Birleşim · 5. yasama yılı · 6 Ocak 2011 · 219 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma
Kaynak göster
Bülent Arınç (AK Parti), 6 Ocak 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: RADYO VE TELEVİZYONLARIN KURULUŞ VE YAYIN HİZMETLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI İLE BAYINDIRLIK, İMAR, ULAŞTIRMA VE TURİZM, AVRUPA BİRLİĞİ UYUM KOMİSYONU RAPORU HK. (568)); konuşma 219 kelime.
Bülent Arınç (AK Parti, Manisa). “Radyo ve televizyonların kuruluş ve yayın hizmetleri hakkında kanun tasarısı ile bayındırlık, imar, ulaştırma ve turizm, avrupa birliği uyum komisyonu raporu hk. (568)”. TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim tutanağı, 6 Ocak 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bulent-arinc-23-2011-01-06-radyo-ve-televizyonlarin-kurulus-ve-yayin-hizmetleri-hakkinda-kanun-ta-2 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI BÜLENT ARINÇ (Manisa)Bizim bu maddeyi bu şekilde tanzim etmemizin yasal bir dayanağı var. O da 4/11/1993 tarih ve 3915 sayılı Kanun’la onaylanan Avrupa Sınırötesi Televizyon Sözleşmesi’dir. Biz bunun 93’ten beri tarafıyız ve Meclis bunu kanun olarak kabul etti. Bu Kanun’daki, bu sözleşmedeki hükümlere göre “Diğer tüm ilaçların ve tıbbi tedavilerin reklamları bu şekilde açıkça ayırt edilebilecek, dürüst, gerçek ve teyide tabi olacak ve bireyin zarardan korunması şartına uyacaktır.” hükmü var. Yani reçeteyle temin edilen ilaçların ve tıbbi tedavilerin reklamının yapılmasına izin verilmeyecektir, bu hükmü koyuyoruz, bunun dışında kalanların da dürüst, gerçek ve teyide tabi olacak ve bireyin zarardan korunması şartını temin etmeye çalışıyoruz. Bu yasal bir zarurettir Avrupa Konseyi Sınıraşan Televizyon Sözleşmesi’nde. Biz bunları sınırlamak için de yayın esaslarımızın ve genel esasların, 9’uncu maddenin (e) fıkrasına ve diğer maddenin de (l) fıkrasına sağlıkla ilgili hükümler koyduk.
Dolayısıyla arkadaşlarımızın ortak talebi şudur zannediyorum, Eczacılar Birliğinin de bizden istediği talep: Yani reçeteye tabi olmayan ilaçlar ve tıbbi tedaviler reklam yoluyla yapılmasın ve yasaklansın. Bunu açıkça yazmamız, bu sözleşmeye ve Kanun’a göre mümkün değil. Dolayısıyla biz, eğer bu konuda bir reklam yapılacaksa onun sınırlarını yasaya koymuş bulunmaktayız. 93’te çıkan bu sözleşme, esasen 94’te yapılan 3984 sayılı RTÜK Kanunu’na da aynen girmiş bulunmaktadır. Bu zarureti arkadaşlarımın dikkate almalarını arzu ediyorum ve önergelere katılmadığımızı ifade etmek istiyorum.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
56 konuşma daha · 6 Ocak 2011