Gelir vergisi kanunu ve 6183 sayılı kanunda değişiklik yapılması hk. (s.s.1081)
İzmir Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 82. Birleşim · 4. yasama yılı · 30 Mart 2006 · 1.062 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Bülent Baratalı (CHP), 30 Mart 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GELİR VERGİSİ KANUNU VE 6183 SAYILI KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HK. (S.S.1081)); konuşma 1.062 kelime.
Bülent Baratalı (CHP, İzmir). “Gelir vergisi kanunu ve 6183 sayılı kanunda değişiklik yapılması hk. (s.s.1081)”. TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim tutanağı, 30 Mart 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bulent-baratali-22-2006-03-30-gelir-vergisi-kanunu-ve-6183-sayili-kanunda-degisiklik-yapilmasi-hk (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA BÜLENT BARATALI (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 1081 sıra sayılı, Tokat Milletvekili Mehmet Ergün Dağcıoğlu'nun, Gelir Vergisi Kanunu ve 6183 Sayılı Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin 10 uncu maddesiyle ilgili olarak, Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun görüşlerini ileteceğim; Grubum ve şahsım adına, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle, böylesi önemli bir kanunun bir teklif olarak Parlamentoya gelmesi ve yasalaşma süresinin sonuna gelmesi aşaması, beni, demokrasiyi savunan ve parlamenter demokrasiyi savunan, yani şimdiki sistemi savunan bir milletvekili olarak mutlu ediyor. Demek ki, Türkiye'de, parlamenter sistem yürüyor. Bundan ayrı görüşte olanlar da var; "Türkiye'de parlamenter sistem tıkanmıştır; o nedenle, başkanlık sistemini getirelim" diyen, bu Parlamento içinde, profesör payesi olan değerli arkadaşlarımız var. Bu sonucu, ben, onlara ithaf ediyorum. Demek ki, hâlâ, daha, başkanlık sistemi, Türkiye'ye göre uygun değil. Bu nedenle, mevcut sistemlerimizi korumaya, iyileştirmeye çalışalım; metamorfoza uğratmadan da, bunları, hep beraber değiştirelim.
Tabiî, böylesi bir teklifin, böylesi önemli bir teklifin, bir teklif olarak değil, bir tasarı olarak, Bakanlar Kurulu tasarısı olarak gelmesi konusunda da, elbette, bizim tenkitlerimiz olacaktır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz kanun teklifinin 10 uncu maddesinin (a) fıkrası kanuna ekli liste ve cetvellerde değişikliği, (b) fıkrası ise her mal için belirlenen oranları artırıp eksiltmeyi düzenlemektedir. Yine, görüşmekte olduğumuz kanun teklifinin 10 uncu maddesinin (a) fıkrası, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli listelerdeki, (III) numaralı liste ve (IV) sayılı listelerdeki değişikliği, (b) fıkrası ise, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun 12 nci maddesinin 2 numaralı fıkrasının (b) bendini değiştirmektedir. Bu değişiklik, (III) sayılı listedeki mallar için belirlenen oranları her bir mal itibariyle sıfıra kadar indirmeye, dereceli olarak da artırmaya ilişkindir.
Tabiî, Bakanlar Kuruluna vereceğimiz bu yetkinin dayanağı, hukuksal dayanağı, Anayasamızın 73 üncü maddesinden kaynaklanmaktadır.
Yine, Anayasamızın 73 üncü maddesi "Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır" demektedir.
Hazır bu teklifi görüşürken, acaba, Türkiye'de, vergi yükü adaletli mi dağılmaktadır; bunu bir irdelemek ve dünya örneklerine de bakmak durumundayız.
Acaba, bu adaletli mi; bunun başında, irdelerken, dolaylı ve dolaysız vergilerin Türkiye'deki konumuna bakmak durumundayız. Diğeri de, kayıtdışı ekonominin Türkiye'de geldiği kabul edilemez olan boyuttur.
Bakınız, dolaylı ve dolaysız vergilerin Türkiye'de, dünyada ve OECD ülkelerindeki dağılımı şöyledir: Amerika Birleşik Devletlerinde dolaysız vergiler yüzde 76,3; dolaylı vergiler yüzde 23,7; Polonya'da 48 ve 52. Türkiye'de ise 34,4 dolaysız vergiler, dolaylı vergiler ise 65,6; ki, daha da yükseldi biliyorsunuz. Son rakamlar 71,3 ve 28,7 olarak kanıtlanmış bulunmakta. Oysa, OECD ülkeleri ortalamasında dolaysız vergiler 55,4; dolaylı vergiler ise 44,6.
Yani, bu, şu demektir: Kazançtan vergi değil, vergi vermemesi gerekenlerden de Türkiye'de vergi alınmaktadır ve vergi yükü adaletsiz dağıtılmaktadır.
Yine, ülkemizde ekonomiyle ilgili yapılan araştırmaların ortalamasına göre, gayri safî millî hâsılanın en az yüzde 50'si kadar bir oran kayıtdışıdır; ki, bu oranın yüzde 70'e kadar olduğu da ifade edilmektedir. 2005 yılı bütçe rakamlarına baktığımızda, ülkemizde, gayri safî millî hâsılanın 485 milyar YTL olarak gerçekleştiği görülmektedir. Bu tutar üzerinden gerçekleştirilen vergi miktarı ise 112 milyar YTL'dir. Yüzde 50 olarak kabul edersek kayıtdışılığı, bunun tutarı 250 milyar YTL gibi, göz önünde bulundurduğumuzda bunu, 60 milyar YTL bir vergi kaybının olduğu ortaya çıkmaktadır. İşte, bu kadar büyük bir rakamı kayda alamayan hükümet, çareyi, yüksek vergiyle çözmeye çalışıyor. Özellikle istihdamın üzerindeki vergi yükü dayanılmaz noktaya gelmiş bulunmaktadır; dolaylı vergi oranının da yüksekliği zaten bunu göstermektedir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yasa teklifindeki oranların sıfırlanması veya azaltılmasına elbette katılıyoruz. Öncelikle, biyodizel üzerine konacak verginin litrede 0,64.98 YTL olarak konulması tekrar gözden geçirilmelidir. Bunun, 0,25-0,30 YTL olarak tanziminin daha doğru olacağı konusunda ciddî görüşler bulunmaktadır. Biyodizel sektörünü daha doğmadan öldürmememiz gerekmektedir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ayrıca, alkollü içkiler üzerindeki vergi yükü de olağanüstü yüksektir. Bu yüksek verginin olumsuz sonuçları da oldukça fazladır. Öncelikle, vergi adaletsizliği, hakkaniyetsizliği kaçak içkiyi teşvik ediyor, kaçak içkiyi hortlatıyor. Metil alkolün etil alkolden dört defa daha ucuz olması, onun, en zehirli kimyasallardan biri olarak kullanılmasını engellemiyor. Sonuçta, insanlar ölüyor. Yüksek vergi, kaçak rakının yanında, akaryakıt kaçakçılığını ve sigara kaçakçılığını da ciddî şekilde hortlatıyor. Yüksek verginin diğer bir olumsuz sonucu da alkollü içkilerde yaşanmaktadır. 2002 yılı yıl sonundan 2005 Mart ayı sonuna kadar olan dönemde, ÖTV tutarları, şarapta yaklaşık olarak yüzde 225 oranında, birada yüzde 85 oranında, rakıda ise yüzde 96 oranında artırılmıştır. 2003 başından 2005 Şubat ayı sonuna kadar olan dönemde tüketici fiyatlarının yaklaşık olarak yüzde 30 arttığı dikkate alındığında, şaraptaki ÖTV artışı enflasyonun 198 puan, biradaki ÖTV artışı enflasyonun 156 puan, rakıdaki ÖTV artışı ise enflasyonun 66 puan üzerinde gerçekleşmiştir. Bu durum, kaçak ve kayıtdışı üretimi körüklemiştir, vatandaş devlet arasında bir kapkaç ve denetim zorluğu yaşanmaktadır. Bu nedenlerle, vergi oranlarının yüzde 68'lerden yüzde 20-30'lara düşürülmesi doğru olacaktır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir diğer konu da, halkımızın yaygın olarak kullandığı bazı ürünlerdeki verginin sıfırlanması, listeden çıkarılması veya oranlarının düşürülmesi konusudur. Tıraş sabunu, tıraş köpüğü, tıraş kremi, el kremi, deodorant gibi ürünlerden Özel Tüketim Vergisi alınması doğru değildir. AB direktiflerinde, bu ürünlerden vergi alınmaması konusunda hükümler bulunmaktadır. Bu konuda 3 tane önerge hazırladık Grup olarak, biraz sonra okunacaktır. Değerli milletvekillerimizin, her gün kullanılan temizlik ve sağlıkla ilgili bu mallardaki bizim düşüncelerimize katılacağını ifade ediyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; burada vergilerin düşürülmesinden bahsediliyor; ama, insanın aklına şunlar geliyor: Az önce, Bursa Milletvekilimiz Sayın Hıdıroğlu çok güzel pembe tablolar çizdi burada, ne kadar güzel şeyler yaptıklarını ifade ettiler, iktidarları döneminde; ama, sanıyorum, Sayın Hıdıroğlu'nun, Bursa'daki gazeteler galiba eline biraz geç geliyor. Bakın, Bursa'daki gazetelere göre, tekstilin içinde bulunduğu durum bir felaket vaziyette. Türkiye'de bilinen işsizlik oranı, kabul edilebilen işsizlik oranındaki rakam 2 567 000 kişi. Yakın zamanda, tekstilden, bir bu kadar daha işsiz, tekrar, bu havuza katılacaktır. Şimdi, Bursa Haber Gazetesine göre, yakın bir zamanda -sanıyorum bugün veya yarın- Çağlar'ın şirketlerinden 2 tanesi 3 500 işçiyi çıkaracaktır. Yani, tekstilde büyük sıkıntılar yaşanıyor. 15 000 civarında atölye kapandı. Binlerce insan işsiz. Burada 2 500 000 insan yaşıyor. Bayanların ve kadın işgücünün en çok kullanıldığı bu sektör kanıyor. Bunu görmezden gelemezsiniz diye düşünüyorum. Aynı şey, turizm için gelecektir. Turizmdeki 5 milyar dolar civarında açık, şimdiden görülmektedir. Buradaki KDV oranlarında da bir değişiklik yapılması gerekmektedir.
Bazı AKP'li milletvekillerimizin Sayın Başbakanı da nakzettiğini görüyorum. Bakın, gazetelerde, tekstildeki yüzde 10 KDV indiriminin bir işe yaramadığını milletvekili Sayın Sedat Kızılcıklı söylüyor; yani, burada "tekstilde yüzde 10 KDV indirimi hiçbir şeye yaramamıştır. Tekstilin en önemli sorunu, istihdam üzerindeki yükler ve enerjinin pahalı kullanılmasıdır" diyor. Muhalefetin sözlerine, muhalefetin reçetelerine kulak vermeyen hükümetin, hiç olmazsa, burada, AKP'li Milletvekili değerli arkadaşımız Sedat Kızılcıklı'nın görüşlerine itibar etmesini diliyor ve hepinizden biraz sonra okunacak olan önergelerimize destek bekliyor, saygı ve sevgilerimi sunuyorum.
Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
26 konuşma daha · 30 Mart 2006