İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 53. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Amme alacaklarının tahsil usulü hakkında kanun ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ile denizli milletvekili hasan erçelebi'nin; kastamonu milletvekili mehmet serdaroğlu ve milliyetçi hareket partisi grup başkanvekili izmir milletvekili oktay vural'ın; trabzon milletvekili mehmet akif hamzaçebi ve 15 milletvekilinin; kahramanmaraş milletvekili mehmet akif paksoy ve 17 milletvekilinin; bartın milletvekili muhammet rıza yalçınkaya'nın; antalya milletvekili osman kaptan ve 2 milletvekilinin; zonguldak milletvekili ali ihsan köktürk ve 8 milletvekilinin; kahramanmaraş milletvekili veysi kaynak ve adıyaman milletvekili ahmet aydın'ın benzer mahiyetteki kanun teklifleri (s.s.:463)

Bülent Baratalı

İzmir Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 53. Birleşim · 4. yasama yılı · 27 Ocak 2010 · 967 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Bülent Baratalı (CHP), 27 Ocak 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI İLE DENİZLİ MİLLETVEKİLİ HASAN ERÇELEBİ'NİN; KASTAMONU MİLLETVEKİLİ MEHMET SERDAROĞLU VE MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ GRUP BAŞKANVEKİLİ İZMİR MİLLETVEKİLİ OKTAY VURAL'IN; TRABZON MİLLETVEKİLİ MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ VE 15 MİLLETVEKİLİNİN; KAHRAMANMARAŞ MİLLETVEKİLİ MEHMET AKİF PAKSOY VE 17 MİLLETVEKİLİNİN; BARTIN MİLLETVEKİLİ MUHAMMET RIZA YALÇINKAYA'NIN; ANTALYA MİLLETVEKİLİ OSMAN KAPTAN VE 2 MİLLETVEKİLİNİN; ZONGULDAK MİLLETVEKİLİ ALİ İHSAN KÖKTÜRK VE 8 MİLLETVEKİLİNİN; KAHRAMANMARAŞ MİLLETVEKİLİ VEYSİ KAYNAK VE ADIYAMAN MİLLETVEKİLİ AHMET AYDIN'IN BENZER MAHİYETTEKİ KANUN TEKLİFLERİ (S.S.:463)); konuşma 967 kelime.

Bülent Baratalı (CHP, İzmir). “Amme alacaklarının tahsil usulü hakkında kanun ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ile denizli milletvekili hasan erçelebi'nin; kastamonu milletvekili mehmet serdaroğlu ve milliyetçi hareket partisi grup başkanvekili izmir milletvekili oktay vural'ın; trabzon milletvekili mehmet akif hamzaçebi ve 15 milletvekilinin; kahramanmaraş milletvekili mehmet akif paksoy ve 17 milletvekilinin; bartın milletvekili muhammet rıza yalçınkaya'nın; antalya milletvekili osman kaptan ve 2 milletvekilinin; zonguldak milletvekili ali ihsan köktürk ve 8 milletvekilinin; kahramanmaraş milletvekili veysi kaynak ve adıyaman milletvekili ahmet aydın'ın benzer mahiyetteki kanun teklifleri (s.s.:463)”. TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim tutanağı, 27 Ocak 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bulent-baratali-23-2010-01-27-amme-alacaklarinin-tahsil-usulu-hakkinda-kanun-ile-bazi-kanunlarda-deg (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA BÜLENT BARATALI (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un temel yasa kabul edildiği için ikinci bölümü üzerinde Cumhuriyet Halk Partisinin görüşlerini ifade etmek için huzurunuzdayım. Bu nedenle, değerli arkadaşlarımı ve Sayın Başkanı tekrar saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu ikinci bölüme öne çıkan iki madde hâkimdir. Bunlardan bir tanesi, hepimizin bildiği gibi, emeklilerin maaşlarıyla ilgili 11’inci maddedir. 11’inci maddede -memur emeklileri hariç -BAĞ-KUR, SSK ve diğer güvenlik kurumlarından maaş alan emeklilerimizin maaşlarında iyileştirme yapıldığı iddia edilmektedir. Ancak, yapılan bu düzenleme, yani 11’inci madde, SSK emeklilerine, SSK tarım emeklilerine, esnaf emeklilerine ve BAĞ-KUR emeklilerine bir iyileştirme adı altında tam onların beklediği gibi bir iyileştirme getirmemiştir.

Sayın Bakanın Plan-Bütçedeki konuşmasından en düşük SSK emeklisi aylığının 683 liraya, en düşük tarım emeklisi aylığının 480 liraya, en düşük esnaf emeklisi aylığının 555 liraya, en düşük BAĞ-KUR tarım emeklisi aylığının da 380 liraya yükseltildiği ifade edilmektedir. Ancak dün yayınlanan Türk-İş raporlarında açlık sınırının Türkiye’de 812 liraya yükseldiğini düşünürsek, hakikaten emeklilerimiz hâlâ daha mağdurdur, hâlâ daha Türkiye’de açlık sınırının altında, değerli arkadaşlar, emeklilerimiz artık maaşlarını alacaklardır. O nedenle, hem memurlar için bir düzenleme olmamıştır hem emekliler arasındaki fark giderilmemiştir hem de 2000 yılından önce emekli olanların arasındaki fark da giderilmemiştir. Yani bu, sıradan, düşük bir ücretle, düşük bir ilaveyle bir iyileştirme yapıldığı iddia edilmektedir.

Diğer madde ise 12’nci maddedir. Burada, il özel idarelerinin çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarına borçlarının nasıl itfa edileceğine dair bir hüküm getirilmektedir. Ancak, bu da IMF’yle bir anlaşmanın ön koşuludur. Çünkü IMF, Türkiye’yle anlaşmak için, “siz yerel yönetimlerde çok büyük iyileştirmeler yaptınız, büyük kaynaklar ayırdınız, o nedenle bu kaynakları yavaş yavaş geri alın” ön koşulunu getirmiştir. İşte Hükûmet de iktidar da bu ön koşulu şimdi yerine getirmektedir.

Sayın Bakan bir soruya verdiği yanıtta, bu düzenlemenin bugüne kadar üç ayrı kanunda yapıldığını, yeni bir düzenleme yapılmadığını ifade etti burada. Yalnız Sayın Bakan herhâlde, sanırım cevap verirken şunu kaçırdı, Ben kendisine bir hatırlatma yapmak istiyorum: Hakikaten hem Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nda hem Belediye Kanunu’nda hem de Genel Bütçe Gelirlerinden Belediyelere ve Diğer Yerel Yönetimlere Pay Verilmesi Hakkında Kanun’da, yani 5779 sayılı Kanun’da böyle düzenlemeler var. Fakat bu kanuna baktığımız zaman, şimdiki kanunda mart ayına kadar olan eski borçlar için yüzde 40 kesilecek idi, şimdi de bunu getiriyor. Cari borçlar için de yüzde 40 kesilecekti. Yani şu andaki düzenleme bu Sayın Bakan. Ancak, siz, getirdiğiniz bu yeni düzenlemeyle, şimdi, belediyelerin bu kuruluşlara olan borçlarının yüzde 80’ini değil yüzde 100’ünü kesme olanağını da, ilgili bakanın Bakanlar Kuruluna yaptığı bir teklifle, yüzde 100’e kadar bunu kesme yetkisini de bu kanuna alıyorsunuz. Görüşlerimiz arasında böyle bir nüans var. Ancak yüzde 80’e kadar yetkisi olan iktidar bunu kullanmadı, yüzde 40’ını kullandı. Bizim Plan-Bütçede verdiğimiz ve biraz sonra okunacak olan önergelerde artık bunların kullanılmaması gerektiğini ifade ediyoruz.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; yerel yönetimden gelen bir milletvekili olarak, Adalet ve Kalkınma Partisinin de yerel yönetimlerden yakın arkadaşlarından oluştuğunu düşünürsek Sayın Başbakanın, çok iyi şeyler getireceğini düşündük ama sekiz yılda geldiğimiz sonuç tam bir fiyaskodur. Gelme iddialarında, yerelleşme iddialarında, yerelin kaynaklarını artırma iddialarında olan Adalet ve Kalkınma Partisi bu konuda iflas etmiştir. Çünkü sekizinci yıla giren bu süreç içerisinde yerel yönetimlere hiçbir iyileştirme yapmamıştır Adalet ve Kalkınma Partisi. Eğer bir iyileştirme varsa burada ben de dinlemeye hazırım.

Fazla hakkını yemek istemiyorum. Sadece belediye harçları konusunda güncelleme yapmıştır. Bir de 5779 sayılı il özel idarelerine ve belediyelere genel bütçe gelirlerinden pay verilmesine ilişkin olan Kanun’u kodlamıştır, yeni bir düzen de getirmiştir. Bu Kanun da Plan-Bütçeden geçerken ve 22’nci Dönemde buralarda çok tartışıldı. Buralarda, büyükşehir belediyeleri arasında büyük sıkıntılar olduğunu, Kocaeli’nin kollandığını, İzmir’in ötelendiğini, Gaziantep’in hakkının yendiğini, Şanlıurfa’nın hakkının yendiğini ifade ettik.

Bakınız, bu Kanun’a göre temel geliri bu yerel yönetimlerin, genel bütçe vergi gelirlerinden aldıkları paylardır. Şimdi ne alıyor belediyelerimiz? Değerli arkadaşlar, bir defa 2,85’ini büyükşehir belediyesi dışındaki belediyelere, yüzde 2,5’ini büyükşehir belediyelerine, yüzde 1,15’ini de il özel idarelerine genel bütçe vergi gelirlerinden veriyoruz.

İki gün önce Türkiye’nin nüfusu açıklandı, 76,5 milyon civarında bir nüfusumuz var ve Türkiye’nin kırsalında da 25 milyon insan yaşıyor. Türkiye’de 35 bin köy var.

OSMAN KAPTAN (Antalya)72,5 milyon…

BÜLENT BARATALI (Devamla)72,5 milyon, düzeltiyorum.

Türkiye’de 35 bin köy, 40 bin mezra, 81 il özel idaresi, 2 de ilçe özel idaresi var. Alınan bu 1,15 payla, bu payla siz kırsal kesimin sorunlarının giderilebileceğine, buralara, bu köylere, köyde yaşayan insanlara, kırsalda yaşayan insanlara hizmet gidebileceğine inanıyor musunuz? Ben bir defa bunu sormak istiyorum.

İzmir’den bir örnek vermeye çalışacağım: Şimdi, İzmir’de 597 tane köyü var il özel idaresinin. Bütçesi 102 milyon TL. Bunun zaten yüzde 70’i cari giderlere ve personele gidiyor. Yatırım için 19 milyon TL para ayrılmış ve 597 köye siz bu parayla hizmet edeceksiniz. Üstelik genel bütçe vergi gelirleri azalmış. Sayın Bakan, yerel yönetimlerin aldıkları paylar, vergi gelirleri olmadığı için yüzde 40 oranında da düşmüş. Bu nedenle bunlara, bu yerel idarelere Anayasa’nın 127’nci maddesinde sağlanan kaynak bir türlü verilmiyor. Üstelik orta vadeli programda -hepimizin kabul ettiği bir program var- şöyle deniliyor: “Belediye ve il özel idaresinin mali yapılarının güçlendirilmesi ve hemşehrilerine karşı yönetim sorumluluklarının artırılması amacıyla öz gelirlerinin artırılmasına yönelik düzenleme 2010 yılında hayata geçirilecektir.”

Sayın Bakan, 2010 yılına başladık, birinci ayı bitmek üzere. Bu olacak mı, olmayacak mı? Bu idareler hakikaten Anayasa’nın saydığı görevleri yerine getirecekler mi, getirmeyecekler mi? Bu görevlere geçen dönem, 2005 yılında önemli katkılarda bulunduk hep beraber. Özel idarelere eğitimi bağladık. Özel idarelere her türlü işlemi, sağlığı bağladık. Şimdi, görev ve yetki tanımı yaptınız ama bunun karşılığında hiçbir ücreti bunlara vermiyorsunuz. Hiçbir iyileştirme yapılmamıştır. Bu idareler yalnızlaştırılmıştır, kendi başlarına bırakılmıştır. O nedenle, şimdi yüzde 100’e yakın da bir kesiminin hangi insaf, hangi nısfet, hangi adalet, hangi hukuk içinde siz zaten yalnızlaştırılmış ve düçar olmuş yerel yönetimlerin paylarını yüzde 100 keseceksiniz, hiçbir kaynak gitmeyecek! Ben olanı size söyleyeyim bir yerel yönetici olarak: Onlar da hemşehrilerinin üzerine yükleneceklerdir. Onlar da kaldırımlardan para alacaklardır, onlar da onlara…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

86 konuşma daha · 27 Ocak 2010

86 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook