İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 65. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

28 Şubat postmodern darbesinin yıl dönümüne, darbenin planlayıcılarına, "Ben 28 Şubatçılarla hesaplaşacağım." diyen bir siyasetçinin yapması gerekenlere, darbenin nihai hedefine ve mağdur ettiği kesimlere ve 28 Şubatın iyi anlaşılması gerektiğine ilişkin açıklaması

Bülent Kaya

İstanbul Milletvekili · Saadet Partisi (konuşma tarihinde; bugün Yeni Yol)

Genel Kurul, 65. Birleşim · 2. yasama yılı · 28 Şubat 2024 · 350 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Bülent Kaya (Saadet Partisi), 28 Şubat 2024 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 28 Şubat postmodern darbesinin yıl dönümüne, darbenin planlayıcılarına, "Ben 28 Şubatçılarla hesaplaşacağım." diyen bir siyasetçinin yapması gerekenlere, darbenin nihai hedefine ve mağdur ettiği kesimlere ve 28 Şubatın iyi anlaşılması gerektiğine ilişkin açıklaması); konuşma 350 kelime.

Bülent Kaya (Saadet Partisi, İstanbul). “28 Şubat postmodern darbesinin yıl dönümüne, darbenin planlayıcılarına, "Ben 28 Şubatçılarla hesaplaşacağım." diyen bir siyasetçinin yapması gerekenlere, darbenin nihai hedefine ve mağdur ettiği kesimlere ve 28 Şubatın iyi anlaşılması gerektiğine ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim tutanağı, 28 Şubat 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bulent-kaya-2024-02-28-28-subat-postmodern-darbesinin-yil-donumune-darbenin-planlayicilarina (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=122559

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

BÜLENT KAYA (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün Türkiye'de çok önemli, sosyal, siyasal, ekonomik ve dış politika açısından sonuçlar meydana getiren 28 Şubat postmodern darbesinin yıl dönümünü yaşıyoruz.

Bugüne kadar elbette 28 Şubat süreciyle ilgili çok şey söylendi. 28 Şubat postmodern darbesi, onu uygulayan yerli iş birlikçilerin de tabiriyle postmodern bir darbeydi. Birçok darbe veya darbe girişiminde olduğu gibi bu darbenin de asıl planlayıcısı küresel güçlerdi. Nitekim, bu konuya dair ana planlayıcının Amerika Birleşik Devletleri, İsrail ve siyonizm olduğu ortadadır. Yıllar sonra ortaya çıkan bir kripto belgede Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı Christopher, göndermiş olduğu notta aynen şu ifadelere yer veriyor: “Departmanımız, Türk Hükûmetinin millî eğilimlerinden ve Başbakan Erbakan’ın ideolojisinden ilham alarak dış politikayı Batı'dan ayırıp Arap ve Müslüman dünyasına doğru yeniden yönlendirmesinden dolayı derin endişe içerisindedir. Kanaatimize göre, Türkiye'nin Irak, İran, Libya, Nijerya ve Sudan’la bağlarını kuvvetlendirme konusundaki mevcut durumu bizim millî menfaatlerimize aykırıdır ve düşmancadır. Türk Silahlı Kuvvetlerinin birçok üst düzey subayı Erbakan’ın Türkiye'nin Batı'dan Doğu'ya ilişkin planlarını desteklememektedir. Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri’nin anahtar stratejik ortağı olarak kalmak mecburiyetindedir. Türk askeriyesi bu sonucu elde etmeye doğru daha büyük bir çaba harcamak için de harekete geçmelidir.” HABITAT II Konferansı için Türkiye'ye gelen İsrail Başkanı Weizmann “Türkiye'de laik güçler bir an önce toparlanmalıdır aksi takdirde Refah Partisi iktidara gelecektir, bu da İsrail’i rahatsız edecektir. Yakın dostum Demirel Refah Partisini engellemek için elinden geleni yapacaktır.” demiştir.

Şimdi, burada üzerinde durmak istediğimiz iki konu var: Artık geçmişi suçlamadan çok, bunun kalıcı hasarlarını hep birlikte nasıl ortadan kaldırabiliriz diye konuşmamız lazım. Ana darbeyi planlayanlar kimlerdi? Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail. Dolayısıyla “Ben 28 Şubatçılarla hesaplaşacağım.” diyen bir siyasetçinin yapması gereken ilk iş Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'le ilişkilerini kesmesiydi ama biz 28 Şubat sürecinden sonra kimlerin Amerika'yı stratejik ortağı olarak gördüğünü, kimlerin İsrail'le ilişkilerini daha üst noktaya taşıdığını çok iyi biliyoruz. Kuşkusuz her darbenin bir nihai hedefi vardır, bir de yol kazaları ya da o nihai hedefe ulaşmak için mağdur ettikleri kesimler vardır. Türkiye'de de başta imam-hatipliler, başörtülüler ve devlet kurumlarındaki mütedeyyin insanlar bu süreçte bu nihai hedefe ulaşmak için insan haklarına aykırı bir şekilde mağdur edilmişlerdir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

137 konuşma daha · 28 Şubat 2024

Günün kaydı →
137 konuşmanın tamamı →