İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 87. BİRLEŞİM · SALI

DEM PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle

Bülent Kaya

İstanbul Milletvekili · Saadet Partisi (konuşma tarihinde; bugün Yeni Yol)

Genel Kurul, 87. Birleşim · 2. yasama yılı · 28 Mayıs 2024 · 351 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Bülent Kaya (Saadet Partisi), 28 Mayıs 2024 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DEM PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 351 kelime.

Bülent Kaya (Saadet Partisi, İstanbul). “DEM PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim tutanağı, 28 Mayıs 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bulent-kaya-2024-05-28-dem-parti-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=124405

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

SAADET PARTİSİ GRUBU ADINA BÜLENT KAYA (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle İsrail'in Refah’ta yaptığı son terör saldırılarını, çocuk, kadın ve hastalar başta olmak üzere oralarda çadırlara sığınmış ve hayat mücadelesi veren insanlara karşı yapılan insanlık dışı katliamı kınadığımızı; bu terör saldırılarına, İsrail'in bu alçakça ve zalimce eylemlerine sessiz kalan insanların ve sessiz kalan devlet yöneticilerinin tarih tarafından asla affedilmeyeceğini buradan, tekrar bir kez daha zikrediyorum. Dünya devletlerinin, ister İslam coğrafyasındaki devletler olsun ister diğer devletler olsun topu birbirine atarak, birbirlerini itham ederek bu süreçten çıkamayacaklarını, dolayısıyla her koyun nasıl kendi bacağından asılıyorsa her devletin de İsrail'le ilgili ne yaptığından hesaba çekileceğini bir kez daha burada vurgulamak istiyorum.

Adalet, insan olarak hepimizin hakkıdır ve bunun dile getirilmesine, adaletin tesis edilmesine katkı sağlayacak her girişimin yanında olmaktan da onur duyacağımızı ifade etmek istiyorum. Ne yazık ki adaletle ilgili sorunlar yüksek binalar inşa etmekle, lüks cezaevleri inşa etmekle çözülmüyor. Ancak izlenen politikaların genel seyrine baktığımız zaman, mahkemelerin teşekkül etmesinden tutun da suçluların ve suçların tespitinden cezaların infazına kadar ve yargıdaki atama ve yükselmelere varıncaya kadar yargının birçok temel probleminin olduğunun farkındayız. Bu konuda elbette başka hususları da dile getirmek mümkündür ancak özellikle dile getirilmesini gerekli gördüğümüz nokta, bir insanın mahkûm olmasının, tutuklu veya gözaltında bulunmasının o kişinin tüm haklarından mahrum edilmesi anlamına gelmediğini hep beraber kabul etmek durumundayız. Bu çerçevede, özellikle insani koşullar ve durumlar dikkate alındığında, kamu gücüyle özgürlüğü kısıtlanmış insanların yaşadığı güçlüklere ilişkin hassasiyet de hepimizin müşterek sorumluluğundadır. Elini kolunu bağladığımız bu insanların sağlık ve engellilikle ilgili önceliklerini görmezden gelerek adil bir devlet inşa edemeyiz.

Şu an hapishanelerimizde 604’ü ağır olmak üzere yaklaşık 1.605 hasta, 269 engelli mahpus bulunmaktadır. 28 Şubat davası adıyla anılan davalardan hüküm giyen kişilerin ileri yaş gerekçesiyle Sayın Cumhurbaşkanı tarafından geçen günlerde affedildiğini biliyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı bu 604'ü ağır olmak üzere, 1.605 hasta içerisinden 28 Şubat darbesine karışmış olan ve hükümlü olanları acaba hangi saiklerle ayırıp kenara koyup onların dışarıya salıverilmesine imkân sağlamıştır? Bu, politik bir faydacılıkla atılan bir adım mıdır yoksa insani ve vicdani bir adım mıdır? Cumhurbaşkanının bu konuda kamuoyunu tatmin etme gibi bir borcu ve sorumluluğu olduğunu düşünüyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

110 konuşma daha · 28 Mayıs 2024

Günün kaydı →
110 konuşmanın tamamı →