2025 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2023 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 7'nci Tur Görüşmeleri münasebetiyle
İstanbul Milletvekili · Saadet Partisi (konuşma tarihinde; bugün Yeni Yol)
Genel Kurul, 36. Birleşim · 3. yasama yılı · 16 Aralık 2024 · 1.036 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Bülent Kaya (Saadet Partisi), 16 Aralık 2024 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2025 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2023 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 7'nci Tur Görüşmeleri münasebetiyle); konuşma 1.036 kelime.
Bülent Kaya (Saadet Partisi, İstanbul). “2025 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2023 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 7'nci Tur Görüşmeleri münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim tutanağı, 16 Aralık 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bulent-kaya-2024-12-16-2025-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-teklifi-ile-2023-yili-merkezi-y (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=130446
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)SAADET PARTİSİ GRUBU ADINA BÜLENT KAYA (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, bugün bütçe görüşmeleri sebebiyle yüce Meclisimizi teşrif eden çok saygıdeğer Bakanlarımız ve bürokratları; hepinizi grubum adına saygıyla selamlıyorum.
Sayın Hazine ve Maliye Bakanımız, Cumhurbaşkanımızın geçen günkü açık beyanlarından anlaşıldığı üzere, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımıza belediyeleri silkeleme görevi vermişti. Bütçe okumalarınızdan anladığımız kadarıyla da size de vatandaşı silkeleme görevi verilmiş olsa gerek çünkü bu bütçe rantiyeyi kayıran ama vatandaşı silkeleyen bir bütçedir, bu bütçe patronları kayıran ama işçiyi silkeleyen bir bütçedir, bu bütçe faizciyi kayıran ama emekçiyi silkeleyen bir bütçedir, bu bütçe ihale çetelerini kayıran, çiftçiyi, köylüyü ise silkeleyen bir bütçedir yani, Sayın Bakanım, kısaca, tek kelimeyle bütçenizi özetlemek gerekirse bu bütçenin adı vatandaşı silkeleme bütçesidir.
Sayın Bakan, geçenlerde küçük birikimlerin önemini vurgulamak için sigara üzerinden bir örnek vermiştiniz. Aslında verdiğiniz örnek tam da ekonominizin ve bütçenizin kısa bir özetidir. Ne diyordunuz: "Ben 1 paket sigaranın kaç para olduğunu bilmiyordum, arkadaşlara sordum, onlar da bilmiyordu. Bakan Yardımcısına sordum, 'Araştırayım, bildireyim, ben de bilmiyorum efendim.' dedi." Sonra, 1 sigara fiyatının ortalama 75 TL olduğunu söylediniz. Sayın Bakan, öncelikle, bütçenizin en büyük velinimeti olan sigara içicilerine bu kadar yabancı olmanız gerçekten son derece üzücü çünkü bu bütçe bu sene sigaradan dolayı ÖTV'den 400 milyarı aşkın para toplayacak. Bir de hadi, Bakanlarınız ve siz, arkadaşlarınız 1 sigaranın fiyatını bilmiyor olabilir ama ortalama 75 TL'lik 1 paket sigaradan 61 TL vergi aldığınızı da mı bilmiyorsunuz Sayın Bakanım? Yani, vatandaş 1 paket sigara içmek için size 4 paket sigara almak zorunda. En otlakçı bile 1 dal sigaraya karşılık 1 dal sigara ister, siz 1 paket sigaradan 4 paket de kendiniz içiyorsunuz yani aslında en büyük tiryaki sizlersiniz Sayın Bakan. Siz sigarayı bırakmayı düşünüyor musunuz? Çünkü vatandaş 1 paket sigara içmek için çalışıyor, çabalıyor ama siz "Her 1 paketten 4 paket de bize vereceksiniz." diye onları suçluyorsunuz. Sayın Bakanım, aslında sigara örneğinizin ilk dersi vergi adaletsizliğinizi ve aşırı vergi yükünü anlatmak için yeterli bir sebep.
Dolaylı vergilerle vatandaşın sırtına vergileri yüklüyorsunuz. Hani az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alacaktınız? 1 paket sigara içen zenginden de fakirden de aynı vergileri alıyorsunuz, "Bu, az kazanıyor; bu, çok kazanıyor." demiyorsunuz. Dolayısıyla, dolaylı vergilerle siz aslında vergileri fakirden fukaradan, işçiden, emekliden alıyorsunuz ama sildiğiniz vergi borçlarıyla, vergi muafiyetleriyle, teşviklerle asıl zenginlerden, maalesef, vergi almamayı tercih ediyorsunuz.
Sayın Meclis Başkan Vekilimiz de aslında bu verginin mağdurlarından birisi olarak belki birkaç kelime etmek ister ama İç Tüzük bu konuda görüş serdetmesine imkân vermediği için ben onun yerine de bu adaletsiz vergiyi burada dile getirmiş olayım.
2023 Ocak-Ağustosta 102 milyar ÖTV aldınız sigara içenlerden Sayın Bakan.
ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde)Sigara sağlığa zararlı yalnız, onu belirtelim.
BÜLENT KAYA (Devamla)2024'te yüzde 90 artırdınız, sigara içenlerden bugüne kadar 192 milyar vergi aldınız. 2025 yılında sigaradan 456 milyar vergi almayı planladınız, rakamlarınız bunu söylüyor. Peki, Sayın Bakan, bu kadar tiryakiyken sizin bu paradan vazgeçmeniz mümkün mü? Hadi, vatandaş sigara içmekten vazgeçti de siz vazgeçebilecek misiniz bu vergiden, bu vergiyi almaktan? Bu vergi faiz giderlerinizin yüzde 25'i, bu vergi bütçe açığınızın yüzde 25'i. Vatandaş sigara içmeyi bırakır, paraları bankaya koyarsa ona faizleri nereden ödeyeceksiniz? Bu bütçedeki 456 milyar açığı nasıl kapatmayı düşünüyorsunuz? Doğrusu ben de merak etmiyor değilim.
NURETTİN ALAN (İstanbul)Bıraksınlar o zaman.
BÜLENT KAYA (Devamla)Siz şahsen içmiyor olabilirsiniz ama emin olun en büyük tiryakinin devlet olduğunu herhâlde siz de benden daha iyi biliyorsunuz.
Sigara örneğinizin bütçenizin ve uyguladığınız ekonominin çarpıklığına dair ikinci dersi ise ülkeyi bir faiz cenneti hâline, faiz merkezi hâline getirmiş olmanız. Bu ülkede 27.300 TL mevduata para yatırıp yüzde 40'tan fazla faiz almak hangi ülkenin gerçeğiyle uyuşuyor? Mevduata yüzde 40 faiz ödeyen banka bu parayı tüccara, kredilere yüzde kaçla satacak? Yüzde 50-60. Peki, yüzde 50-60'la kredi dağıtan bankaların olduğu, mevduattan yüzde 40 para kazanılan bir ülkede kim yatırım yapar Sayın Başkan? Gariban sigara içicisini bile bankacıların kârlarını fonlamak için teşvik ediyorsunuz. Sizin ekonomimizin en kârlı sektörü bankacılık, en cazip yatırımı ise maalesef faiz. Bu sigara dersinden aslında bize Türkiye'deki en geçerli akçenin faiz olduğunu bir kez daha ortaya koymuş oluyorsunuz. Bütçeniz bir faiz bütçesidir, Bakanlığınız da maalesef faizcilerin tahsildarı hâline gelmiştir. 2023 yılında 674 milyar, 2024'te 1 trilyon 254'e çıktı, 2025'te ise "1 trilyon 950 milyar" diyorsunuz Sayın Bakanım. Buraya dikkat çekiyorum çünkü gerçekten "2 trilyon" dememek için son derece mahir davranmışsınız çünkü 2 trilyonun herhâlde psikolojik etkisini siz de biliyor olsanız gerek, 1 trilyon 950 milyarda tuttunuz ama ben o algınıza yenilmeyeceğim, 2 trilyondan 50 milyar eksik faiz alıyorsunuz Sayın Bakanım bu senenin bütçesinde. Bu ne demek? Saatlik 222 milyon, bir dakikada 3 milyon 700 bin. Yani Sayın Başkan şimdi bana on bir dakikalık bir süre tanıdı, bu on bir dakikada siz fakir fukaranın tam 40 milyon 700 bin TL parasını rantiyecilere, faizcilere verdiniz. Biz burada on bir dakika konuşurken bu ülkeyi 40 milyon 700 bin lira tekrar soydunuz, haberiniz var mı? Ne âlâ memleket, ne güzel memleket!
Bir başka ders, iktidarınızın herkesi faizci olmaya özendirdiği gerçeğidir. Faizden başka cazip bir yatırım aracı bırakmadınız maalesef. Kredilerle, kredi kartlarıyla hemen hemen bütün vatandaşlarımıza faize alıştırdınız. Şimdi de sigara içen garibanları yoldan çıkarmaya çalışıyorsunuz. Sayın Bakanım, sigara İslam ulemasının çoğunluğuna göre mekruh ama faiz ise -bütün İslam ulemalarının ittifakıyla- haram. Siz mekruh işleyen insanlara "Ya, bu mekruhu bırak, git faize para yatır, haram işle." diyorsunuz. E, "Sayın Cumhurbaşkanı, nassın olduğu yerde sana bana laf söylemek düşer mi?" diyorsunuz. Sayın Bakanım, siz gariban sigara içicilerini bile faiz almaya teşvik ederken nassı neresine koyuyorsunuz bu işin? (Saadet Partisi sıralarından alkışlar) Gerçi Sayın Cumhurbaşkanı da "nas" derken faiz yüzde 8,5'tu, şimdi yüzde 50 oldu. Sayın Cumhurbaşkanı nassı nereye koyacak, onu merak etmiyor değilim.
Sayın Bakanım, size verilen görev para bulmak, para toplamak ama başarılı bir ekonomi yönetimi para toplamaktan daha ziyade parayı nereye harcadığınızla ilgilenir. Parayı siz topluyorsunuz, ülke ülke geziyorsunuz: "Ne olur, gelin Türkiye'ye. Biliyorum, uzun vadeli yatırım yapmanın koşulları yok ama ülkemiz bir faiz cenneti. Dolayısıyla sıcak parayı getirin, beş altı ay, bir yıl sonra yüzde 30-35-40 civarında döviz bazında bu ülkenin kanını emin gidin, yeter ki bu ülkeye sıcak para getirin." diyorsunuz ama topladığınız paralar...
BİROL AYDIN (İstanbul)Bülent Bey, şu arkadaşı ikaz et de çekilsin oradan; şu arkadaş, konuşuyor ya Bakan Bey'le.
BÜLENT KAYA (Devamla)Sayın Başkan, Bakanlarımıza pek hitap etme imkânı bulamıyoruz dertleşmek için. Sayın Bakan...
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
115 konuşma daha · 16 Aralık 2024